Emanet çantadan uyuşturucu çıktı ve çantanın içerisinde uyuşturucu bulunduğunu bilmiyordum diyorsanız, yalnızca çantayı taşıyor olmanız nedeniyle otomatik olarak uyuşturucu ticareti suçunu işlediğiniz sonucuna varılması doğru değildir. Ancak uyuşturucu maddenin kişinin fiilî hâkimiyetindeki bir çantada ele geçirilmesi ciddi bir ceza soruşturmasına, gözaltına ve somut olayın şartlarına göre tutuklama talebine neden olabilir.
Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satmanın yanında sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek ve bulundurmak da uyuşturucu madde ticareti kapsamında düzenlenmiştir. TCK m.188/3 kapsamında öngörülen temel hapis cezası on yıldan az değildir.
Bu nedenle “Uyuşturucu benim değildi” şeklindeki savunma tek başına yeterli olmayabilir.
Asıl araştırılması gereken hususlardan biri şudur:
Çantayı taşıyan kişi, içerisinde uyuşturucu bulunduğunu biliyor muydu?
Bir arkadaşın “Bunu da götürür müsün?” diyerek verdiği kapalı bir çantayı içeriğini bilmeden taşımak ile uyuşturucu bulunduğunu bilerek bir şehirden başka bir şehre götürmek aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Nitekim Yargıtay’ın önüne gelen uyuşturucu dosyalarında da çantanın kim tarafından verildiği, taşıyan kişinin uyuşturucudan haberdar olup olmadığı, taraflar arasındaki önceki ilişki, telefon görüşmeleri, para hareketleri, paketler üzerindeki parmak izleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilmektedir. 2024 tarihli bir Yargıtay kararına konu olayda da şehirlerarası otobüste taşınan çantadan uyuşturucu çıkmış; “uyuşturucu olduğunu bilmiyordum” savunması diğer iletişim, beyan ve parmak izi delilleriyle birlikte tartışılmıştır.
Dolayısıyla emanet aldığınız çantadan uyuşturucu çıkması hâlinde soruşturmanın en kritik noktası, çantanın sizin elinizde bulunmasından çok daha geniştir.
Çantayı kim verdi?
Neden size verdi?
Nereye götürüyordunuz?
Kime teslim edecektiniz?
Bunun karşılığında para aldınız mı?
Çantayı açtınız mı?
Uyuşturucu paketlerine temas ettiniz mi?
Çantayı veren kişiyle aranızdaki WhatsApp konuşmalarında ne yazıyor?
Teslim edilecek kişiyle daha önce iletişim kurdunuz mu?
Banka hesabınıza para geldi mi?
Telefonunuzda uyuşturucu ticaretine işaret eden başka bir veri var mı?
Bu soruların cevapları, “emanet çanta” savunmasının dosyadaki diğer delillerle uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
EMANET ÇANTADAN UYUŞTURUCU ÇIKTI: SADECE ÇANTAYI TAŞIMAK SUÇ MU?
Arkadaşımın Verdiği Çantadan Uyuşturucu Çıktı, Ne Olur?
En sık karşılaşılan senaryolardan biri şudur:
Bir arkadaşınız veya tanıdığınız size bir çanta, valiz, paket ya da poşet verir.
“Bunu İstanbul’a götürür müsün?”
“Bunu kardeşime bırakır mısın?”
“Otogarda biri senden alacak.”
“Arabada dursun, sonra alacağım.”
gibi bir açıklama yapılır.
Siz de çantayı teslim alırsınız.
Otobüs, otomobil, havalimanı veya başka bir yerde gerçekleştirilen kontrol sırasında çanta açılır ve içerisinden uyuşturucu madde çıkar.
Bu durumda uyuşturucunun sizin fiilî hâkimiyetinizdeki çantada bulunması hakkınızda soruşturma başlatılmasına neden olabilir.
Ancak ceza sorumluluğu bakımından olay burada bitmez.
Çantanın içerisinde uyuşturucu olduğunu bilip bilmediğiniz ayrıca araştırılmalıdır.
Çantanın İçinde Uyuşturucu Olduğunu Bilmiyordum Savunması Önemli mi?
Evet.
Bu savunma dosyanın temel tartışma konusu olabilir.
Ancak yalnızca:
“Ben bilmiyordum.”
demek yeterli olmayabilir.
Savunmanın objektif delillerle uyumlu olup olmadığı incelenir.
Örneğin gerçekten arkadaşınız size bir çanta teslim etmişse bunu gösteren kamera görüntüsü bulunabilir.
WhatsApp’ta:
“Çantayı sende bırakıyorum.”
“Yarın Ahmet’e verirsin.”
“Ben gelemeyeceğim, sen götürür müsün?”
gibi mesajlar bulunabilir.
Çantayı teslim alacağınız yere neden gittiğinizi gösteren başka yazışmalar olabilir.
Bunların tamamı olayın gerçek oluş biçiminin belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Buna karşılık mesajlarda:
“Mal geldi mi?”
“Kaç tane var?”
“Parayı teslim edince ara.”
“Paketi kontrol et.”
gibi olayın uyuşturucu nakliyle bağlantılı olduğuna işaret eden konuşmalar varsa savunmanın değerlendirilmesi değişebilir.
Bu nedenle uyuşturucu soruşturmasında telefon incelemesi son derece önemlidir.
Uyuşturucu Benim Değilse Yine de Tutuklanabilir miyim?
Uyuşturucunun mülkiyeti ile ceza sorumluluğu aynı şey değildir.
TCK m.188/3 yalnızca uyuşturucuyu satan kişiyi cezalandırmamaktadır. Kanunda uyuşturucuyu sevk eden, nakleden, kabul eden ve bulunduran kişiler de düzenlenmiştir.
Dolayısıyla:
“Uyuşturucu benim değildi, arkadaşımındı.”
savunması tek başına uyuşturucu ticareti suçlamasını ortadan kaldırmaz.
Kişi uyuşturucunun başkasına ait olduğunu biliyor fakat bunu bilerek taşıyorsa yine uyuşturucu nakletme iddiasıyla karşılaşabilir.
Asıl mesele kişinin maddenin niteliğini bilip bilmediğidir.
Arkadaşım “Sadece Çanta” Dedi, Ben de Götürdüm
Bu durumda çantayı teslim aldığınız koşullar önemlidir.
Çanta açık mıydı?
Kilitli miydi?
İçerisinde başka eşyalar var mıydı?
Uyuşturucu açıkça görülebilecek bir yerde miydi?
Gizli bölmeye mi yerleştirilmişti?
Paketleme şekli nasıldı?
Çanta size ne kadar süre önce verildi?
Çantayı veren kişiyle ilişkiniz neydi?
Teslim için size para teklif edildi mi?
Bunlar önemlidir.
Örneğin uyuşturucunun çantanın astarının içerisine profesyonel biçimde gizlenmesi ile çantanın en üstünde açık şekilde bulunması, kişinin içerikten haberdar olup olmadığı değerlendirilirken farklı bir görünüm yaratabilir.
Kapalı Paketi Taşıdım, İçini Açmadım
Uyuşturucu bir çantanın içerisinde ayrıca bantlanmış veya kapalı paket hâlinde bulunabilir.
Burada da paketin dış görünüşü, teslim şekli ve olayın diğer koşulları araştırılmalıdır.
Kişinin kendisine verilen kapalı paketin içeriğini bilmeden taşıdığını ileri sürmesi mümkündür.
Ancak bu savunmanın dosyanın tamamıyla uyumlu olması gerekir.
Paketin teslimi karşılığında yüksek miktarda para alınmışsa, teslim edilecek kişiyle şifreli konuşmalar yapılmışsa veya kişinin daha önce benzer taşımalar yaptığına ilişkin deliller bulunuyorsa değerlendirme farklılaşabilir.
Taşıdığım Çantadan Uyuşturucu Çıkarsa TCK 188 mi Uygulanır?
Uyuşturucunun ticari amaçla nakledildiği sonucuna ulaşılırsa TCK m.188 gündeme gelebilir.
Kanunda “nakletmek” açıkça uyuşturucu madde ticareti kapsamında düzenlenmiştir.
Ancak her uyuşturucu taşıma olayı otomatik olarak aynı suç vasfını doğurmaz.
Maddenin miktarı, bulundurulma amacı, paketleme biçimi, olayın gerçekleşme şekli ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Örneğin kişinin kendi kullanımı için bulundurduğu uyuşturucuya ilişkin hukuki değerlendirme ile başkasına teslim edilmek üzere taşınan uyuşturucuya ilişkin değerlendirme farklıdır.
Uyuşturucu Kuryesi Olduğum İddia Ediliyor, Ne Demek?
Uyuşturucu soruşturmalarında “kurye” ifadesi uygulamada uyuşturucu maddenin bir yerden başka yere taşınmasını sağlayan kişi için kullanılabilmektedir.
Ancak kişinin gerçekten kurye olarak hareket ettiğinin kabul edilebilmesi için somut olayın delillerine bakılması gerekir.
Özellikle kişinin uyuşturucuyu taşıdığını bilmesi, isnat bakımından kritik önem taşır.
Kişiye normal bir eşya taşıdığı söylenmiş ve gerçek içerik gizlenmişse bu husus savunmanın merkezinde yer alabilir.
Para Almadan Taşıdım, Yine de Suç Olur mu?
Taşıma karşılığında ücret alınması önemli bir delil olabilir ancak uyuşturucu ticareti suçunun oluşması için her durumda para alınması şart değildir.
Dolayısıyla:
“Para almadım, o hâlde suç oluşmaz.”
şeklinde kesin bir sonuç çıkarılamaz.
Bununla birlikte hiçbir maddi menfaatin bulunmaması, çantayı veren kişiyle olağan arkadaşlık ilişkisi ve taşımanın günlük hayat içerisinde makul bir nedenle yapılması diğer delillerle birlikte savunma bakımından önem taşıyabilir.
Otobüste Emanet Çantadan Uyuşturucu Çıktıysa Ne Olur?
Bu senaryo özellikle önemlidir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024 tarihli bir kararına konu olayda şehirlerarası otobüste çalışan bir kişinin teslim ettiği çanta içerisinde uyuşturucu tespit edilmiş ve kişinin uyuşturucunun varlığını bilip bilmediği dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmiştir. Kararda yalnızca çantanın kişide bulunması değil; çantayı veren kişiyle ilişkiler, önceki olaylar, telefon görüşmeleri, para teslimi ve diğer deliller de tartışılmıştır.
Bu da uyuşturucu bulunan çanta dosyalarında olayın tek bir delille değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir.
“ÇANTANIN İÇİNDE UYUŞTURUCU OLDUĞUNU BİLMİYORDUM” SAVUNMASI NASIL ARAŞTIRILIR?
Uyuşturucudan Haberim Olmadığını Nasıl İspatlayabilirim?
Ceza yargılamasında şüphelinin suçsuzluğunu ispatlamakla yükümlü olduğu şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Bununla birlikte savunmayı destekleyen delillerin zamanında tespit edilmesi son derece önemlidir.
Özellikle kamera görüntüleri kısa süre içerisinde silinebilir.
Mesajlaşmalar kaybolabilir.
Telefon değiştirilebilir.
Tanıklara sonradan ulaşmak zorlaşabilir.
Bu nedenle “çanta bana emaneten verildi” savunması varsa, bunu doğrulayabilecek delillerin soruşturmanın erken aşamasında belirlenmesi önem taşır.
Çantayı Bana Veren Kişinin Kamera Görüntüsü Varsa Ne Olur?
Çantanın gerçekten başka bir kişi tarafından teslim edildiğini gösteren kamera kaydı önemli bir delil olabilir.
Örneğin çanta;
otogar,
kafe,
işyeri,
apartman girişi,
otopark,
akaryakıt istasyonu
veya sokakta teslim edilmiş olabilir.
Bu alanlarda kamera bulunması mümkündür.
Kamera kaydı çantayı kimin verdiğini ortaya koyabilir.
Ancak görüntü tek başına çantanın içeriğinden haberdar olunmadığını kanıtlamayabilir.
Bu nedenle diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
WhatsApp Mesajları Uyuşturucudan Haberim Olmadığını Gösterebilir mi?
Evet.
Özellikle çantanın teslim edilmesinden önceki ve sonraki mesajlaşmalar önemlidir.
Örneğin:
“Eşyalarımı İstanbul’a götürür müsün?”
“Çantayı kuzenim senden alacak.”
gibi olağan konuşmalar savunmayla uyumlu olabilir.
Bunun yanında çantanın teslim edileceği kişinin kim olduğu ve neden sizinle iletişim kurduğu da açıklığa kavuşturulmalıdır.
Telefon kayıtları yalnızca aleyhe değil, lehe de delil oluşturabilir.
Bu nedenle uyuşturucu soruşturması başladığında mesajları silmek ciddi bir hata olabilir.
Telefonda Uyuşturucuyla İlgili Mesaj Çıkarsa Ne Olur?
Burada mesajların bağlamı önemlidir.
Tek bir kelime veya cümlenin konuşmanın tamamından koparılarak değerlendirilmesi doğru olmayabilir.
Mesajların tarihleri, tarafları ve olayla bağlantısı araştırılmalıdır.
Özellikle çantanın teslimi öncesindeki konuşmalar soruşturmanın en kritik dijital delilleri arasında olabilir.
Çantayı Veren Kişi “Uyuşturucudan Haberi Vardı” Derse Ne Olur?
Diğer şüphelinin beyanı önemli bir delildir ancak tek başına ve otomatik olarak doğru kabul edilmemelidir.
Beyanın diğer delillerle uyumlu olup olmadığı araştırılmalıdır.
Kişi kendi ceza sorumluluğunu azaltmak amacıyla suçu başka kişiye yönlendirebilir.
Beyan zaman içerisinde değişmiş olabilir.
Kolluk, savcılık ve mahkeme beyanları arasında çelişki bulunabilir.
Bu nedenle:
“Çantayı ona verdim, içinde uyuşturucu olduğunu biliyordu.”
şeklindeki beyanın hangi somut delille doğrulandığı önemlidir.
Çantayı Veren Kişi Suçu Kabul Ederse Ben Kurtulur muyum?
Bu da otomatik değildir.
Çantayı veren kişinin:
“Uyuşturucu benimdi.”
demesi önemli olmakla birlikte, taşıyan kişinin uyuşturucudan haberdar olup olmadığı yine araştırılabilir.
Uyuşturucunun başkasına ait olması, kişinin bilerek nakletme eyleminde bulunmadığını tek başına göstermez.
Ancak diğer şüphelinin:
“Çantanın içerisinde ne olduğunu ona söylemedim.”
şeklindeki beyanı varsa bu savunma açısından son derece önemli hâle gelebilir.
Yine de tüm deliller birlikte değerlendirilir.
Uyuşturucu Paketinde Parmak İzim Çıkarsa Ne Olur?
Parmak izi önemli bir kriminal delildir.
Ancak parmak izinin bulunmasıyla hangi sonucun çıkarılabileceği somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın uyuşturucu dosyalarında parmak izi delilinin doğruluğunun ve diğer delillerle ilişkisinin ayrıntılı araştırılmasını istediği kararlar bulunmaktadır. Bir kararda uyuşturucu paketindeki parmak izinin sanığa ait olduğu iddiasına dayanılarak mahkûmiyet kurulmuş; Yargıtay karşılaştırmanın usulüne uygun biçimde yeniden yaptırılması ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek eksik araştırma nedeniyle hükmü bozmuştur.
Başka bir kararda da uyuşturucunun sarıldığı materyal üzerindeki parmak izi bakımından yeniden uzman raporu alınması ve diğer delillerin birlikte tartışılması gerektiği belirtilmiştir.
Dolayısıyla parmak izi önemli olsa da değerlendirme bununla sona ermez.
Uyuşturucu paketleri üzerinde parmak izi tespit edilmesinin tek başına ne anlama geldiği ve bu delilin nasıl değerlendirildiği hakkında ayrıntılı bilgi için uyuşturucu paketinde parmak izi çıkması başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Çantada Parmak İzim Çıkması Normal Değil mi?
Çantayı taşıyan kişinin çantanın dış yüzeyinde veya sapında parmak izinin bulunması hayatın olağan akışı içerisinde mümkündür.
Asıl önemli ayrıntı parmak izinin nerede bulunduğudur.
Çantanın sapında mı?
Fermuarında mı?
Uyuşturucunun bulunduğu iç pakette mi?
Paketin üzerindeki koli bandında mı?
Uyuşturucunun tek tek paketlendiği materyallerde mi?
Özellikle iç paketlerde parmak izi bulunması, kişinin pakete temas ettiği iddiasını güçlendirebilir.
Ancak temasın hangi koşullarda gerçekleştiği yine ayrıca değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu Paketinde DNA Çıkarsa Ne Olur?
DNA da temas veya biyolojik materyal aktarımı bakımından önemli bir delil olabilir.
Ancak DNA tespitiyle hangi sonucun çıkarılabileceği olayın koşullarına bağlıdır.
Paketin hazırlanmasına doğrudan temas, kişinin uyuşturucuyla ilişkisi bakımından önemli olabilir.
Buna karşılık ortak kullanılan bir eşya veya farklı temas ihtimalleri varsa bunlar da değerlendirilmelidir.
Ceza dosyasında hiçbir delil bağlamından koparılarak ele alınmamalıdır.
Çantayı Veren Kişiyle HTS Kaydım Varsa Aleyhime mi?
Hayır, tek başına iletişim kaydının bulunması suç delili değildir.
Arkadaşınızla zaten düzenli olarak görüşüyor olabilirsiniz.
Asıl önemli olan iletişimin olayla bağlantısıdır.
Örneğin yalnızca olay günü yoğun görüşme yapılmış olması ile yıllardır düzenli iletişim kurulması farklı şekilde değerlendirilebilir.
HTS kayıtları iletişimin varlığını ve teknik özelliklerini ortaya koyabilir; konuşmanın içeriğini ise kural olarak göstermez.
Banka Hesabıma Para Geldiyse Ne Olur?
Çantayı taşıdığınız tarihten hemen önce veya sonra çantayı veren kişiden hesabınıza para gönderilmişse bunun nedeni araştırılabilir.
Bu para uyuşturucu taşıma ücreti olarak yorumlanabilir.
Ancak kira borcu, eski borç, alışveriş veya başka meşru bir işlem nedeniyle de gönderilmiş olabilir.
Bu durumda transferin açıklaması ve taraflar arasındaki geçmiş işlemler önem kazanabilir.
Çantayı Teslim Edeceğim Kişiyi Tanımıyorsam Ne Olur?
Bu durum özellikle dikkatle incelenir.
Bir arkadaşınız:
“İstanbul’a gidince seni biri arayacak, çantayı ona ver.”
demiş olabilir.
Teslim alacak kişiyi hiç tanımıyor olmanız savunmanın bir parçası olabilir.
Ancak soruşturma makamı doğal olarak neden tanımadığınız bir kişiye kapalı bir çanta götürmeyi kabul ettiğinizi sorgulayabilir.
Bu nedenle olayın gerçek bağlamı önemlidir.
ARKADAŞIMIN VERDİĞİ ÇANTAYLA YAKALANDIM: UYUŞTURUCU TİCARETİ VE KURYELİK İDDİASI
Uyuşturucu Taşıdığımı Bilmiyordum Ama Çanta Bendeydi: TCK 188 Uygulanır mı?
TCK m.188/3 kapsamında uyuşturucuyu nakletmek açıkça suç olarak düzenlenmiştir ve temel ceza on yıldan az olmamak üzere hapistir.
Ancak ceza sorumluluğunun belirlenmesinde kişinin somut olay bakımından kastı da değerlendirilmelidir.
Bir kişinin içerisinde uyuşturucu bulunduğunu bilmediği sıradan bir çantayı taşıması ile uyuşturucuyu bilerek nakletmesi aynı değildir.
Bu nedenle dosyanın merkezindeki soru çoğu zaman:
“Çanta bendeydi mi?”
değil,
“Çantanın içindeki uyuşturucuyu biliyor muydum?”
sorusudur.
Habersiz Uyuşturucu Kuryesi Oldum, Ne Olur?
Dolandırıcılık veya manipülasyon yoluyla kişilerin taşıyıcı olarak kullanıldığı iddiaları ortaya çıkabilir.
Bir kişinin uyuşturucu taşıdığını bilmeden kullanılması teorik olarak mümkündür.
Ancak böyle bir savunmanın kabul edilip edilmeyeceği olayın objektif delilleriyle yakından bağlantılıdır.
Çantanın teslim şekli olağan mı?
Taşıma karşılığında para alınmış mı?
Çantayı teslim edecek kişi tanınıyor mu?
Telefon konuşmaları ne gösteriyor?
Kişi daha önce aynı kişiler için taşıma yapmış mı?
Uyuşturucu nasıl gizlenmiş?
Kişinin uyuşturucu paketiyle doğrudan teması var mı?
Bu sorular önemlidir.
Daha Önce de Aynı Kişinin Çantasını Taşıdıysam Ne Olur?
Bu durum tek başına suç anlamına gelmez.
Arkadaşlar veya akrabalar arasında eşya götürülmesi olağandır.
Ancak soruşturma makamları önceki taşımaların niteliğini araştırabilir.
Özellikle daha önceki yolculukların da aynı teslim yöntemleriyle yapıldığına ilişkin deliller bulunması durumunda dosyanın kapsamı genişleyebilir.
Uyuşturucu Çok İyi Gizlenmişse Savunma Açısından Önemli mi?
Önemli olabilir.
Uyuşturucunun çantanın normal gözle görülmeyen gizli bölümüne, astarına veya başka bir eşyanın içine profesyonel şekilde yerleştirilmesi kişinin içeriği bilip bilmediği tartışmasında değerlendirilebilir.
Ancak tek başına uyuşturucunun gizlenmiş olması beraat sonucu doğurmaz.
Diğer deliller yine incelenir.
Çantayı Açmadığımı Nasıl Anlarlar?
Her durumda bunu kesin biçimde belirlemek mümkün olmayabilir.
Ancak paketleme şekli, mühür veya bant durumu, parmak izi, DNA ve diğer kriminal incelemeler fikir verebilir.
Telefon mesajlarında:
“Çantayı açma.”
gibi bir ifade bulunması da olayın değerlendirilmesinde iki yönlü önem taşıyabilir.
Bu nedenle her delilin bağlam içerisinde incelenmesi gerekir.
Uyuşturucu Paketlerinin Üzerinde Parmak İzimin Olmaması Önemli mi?
Savunma bakımından değerlendirilmesi gereken bir husus olabilir.
Ancak parmak izi bulunmaması tek başına kişinin uyuşturucudan haberdar olmadığını kesin biçimde kanıtlamaz.
Aynı şekilde parmak izinin bulunması da her durumda tek başına uyuşturucu ticareti suçunu ispatlamaz.
Yargıtay kararlarında parmak izi delilinin diğer delillerle birlikte ve gerektiğinde ek uzman incelemesi yapılarak değerlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığı görülmektedir.
Çantayı Polise Kendim Teslim Ettiysem Ne Olur?
Kişinin kolluk tarafından aranmadan önce çantayı kendiliğinden teslim etmesi olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Nitekim Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024 tarihli kararına konu olayda sanığın çantayı kendi rızasıyla kolluğa teslim ettiği hususu da olayın maddi vakıaları arasında yer almıştır. Bununla birlikte mahkûmiyet değerlendirmesinde diğer sanıklarla ilişkiler, önceki uyuşturucu temini, telefon görüşmeleri, para hareketleri ve başka deliller de birlikte ele alınmıştır.
Dolayısıyla tek bir davranıştan değil, olayın tamamından hareket edilmelidir.
Çantayı Teslim Eden Arkadaşım Kaçtıysa Ne Olur?
Bu durumda o kişinin bulunması ve ifadesinin alınması savunma açısından daha da önemli hâle gelebilir.
Kimlik bilgileri biliniyorsa soruşturma makamına bildirilmesi, telefon numarası ve iletişim kayıtlarının sunulması, varsa sosyal medya hesaplarının belirlenmesi ve çantanın teslim edildiği yere ilişkin kamera kayıtlarının araştırılması gündeme gelebilir.
Çünkü “Bana arkadaşım verdi” denilen kişinin gerçekte var olup olmadığının dahi doğrulanması gerekebilir.
Arkadaşımın Gerçek Adını Bilmiyorsam Ne Olur?
Özellikle kısa süre önce tanışılan kişiler bakımından böyle durumlarla karşılaşılabilir.
Telefon numarası, sosyal medya hesabı, fotoğraf, buluşma yeri, araç plakası veya ortak tanıdıklar kişinin tespitine yardımcı olabilir.
Savunmanın mümkün olduğunca somutlaştırılması önemlidir.
Uyuşturucu Kuryeliğinde Tutuklama Olur mu?
Uyuşturucu madde ticareti ağır yaptırım öngörülen bir suçtur.
Bu nedenle bilerek uyuşturucu nakletme iddiasının bulunduğu dosyalarda tutuklama tedbiri gündeme gelebilir.
Ancak tutuklama otomatik değildir.
Somut deliller, kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri ve ölçülülük değerlendirilmelidir.
Özellikle uyuşturucudan haberdar olunduğunu gösteren delillerin niteliği tutuklama değerlendirmesi bakımından önemlidir.
EMANET ÇANTADAN UYUŞTURUCU ÇIKTI: GÖZALTI, İFADE VE TUTUKLAMADA NE YAPILMALI?
Emanet Çantadan Uyuşturucu Çıktıysa İlk İfade Neden Önemlidir?
Bu tür dosyalarda ilk ifade son derece önemlidir.
Çünkü savunmanın merkezinde genellikle uyuşturucunun varlığının bilinmediği iddiası bulunmaktadır.
Bu durumda çantanın nasıl alındığının ayrıntıları ilk andan itibaren önem taşır.
Kim verdi?
Nerede verdi?
Saat kaçta verdi?
Ne söyledi?
Çantayı nereye götürmeniz istendi?
Kime teslim edecektiniz?
Para aldınız mı?
Telefonla kimle görüştünüz?
Çantayı açtınız mı?
Bu ayrıntıların sonradan değiştirilmesi veya birbirinden farklı anlatılması savunmanın güvenilirliğinin tartışılmasına neden olabilir.
“Arkadaşım Verdi” Demek Yeterli mi?
Hayır.
Mümkün olduğunca somut bilgi verilmelidir.
Kişinin adı, telefon numarası, sosyal medya hesabı, adresi, çalıştığı yer, kullandığı araç veya onu tanıyan kişiler biliniyorsa bunların belirlenmesi önemlidir.
Savunmanın doğrulanabilir olması gerekir.
Çantayı Veren Kişinin Dinlenmesini İsteyebilir miyim?
Savunma açısından olayın doğrudan tarafı olan kişinin ifadesinin alınması önem taşıyabilir.
Özellikle uyuşturucuyu çantaya koyan kişinin kim olduğu tartışılıyorsa bu kişinin tespit edilerek beyanına başvurulması ve diğer delillerle beyanının karşılaştırılması gerekebilir.
Yargıtay’ın uyuşturucu dosyalarında da ilgili kişilerin dinlenmesi, yüzleştirme veya teşhis işlemleri yapılması ve diğer deliller tamamlandıktan sonra hukuki durumun belirlenmesi gerektiği yönünde kararları bulunmaktadır.
Kamera Kayıtları Hemen İstenmeli mi?
Evet, olayın özelliğine göre son derece önemli olabilir.
Çünkü birçok işyeri ve özel kamera sistemi görüntüleri sınırlı süre saklamaktadır.
Çantanın teslim edildiği yer belliyse kamera kayıtlarının korunması ve soruşturma makamlarınca temin edilmesi talep edilebilir.
Özellikle çantayı başka bir kişinin getirdiğini gösteren görüntü, savunmanın önemli bir bölümünü doğrulayabilir.
Telefonumdaki Mesajları Silmeli miyim?
Hayır.
Mesajların silinmesi savunma açısından lehe delillerin de kaybolmasına yol açabilir.
Örneğin:
“Çantayı otogarda sana bırakacağım.”
şeklindeki bir mesaj çantanın kimden geldiğini doğrulayabilir.
Aynı şekilde teslim edilecek kişinin mesajları da olayın kronolojisini ortaya koyabilir.
Telefonun sıfırlanması veya konuşmaların silinmesi yerine mevcut verilerin korunması önemlidir.
Telefon İncelemesinde Nelere Bakılabilir?
Somut soruşturmaya göre telefon içerisinde;
WhatsApp ve Telegram konuşmaları,
SMS’ler,
arama kayıtları,
fotoğraflar,
konum verileri,
rehber kayıtları,
sosyal medya konuşmaları
ve olayla bağlantılı diğer dijital veriler incelenebilir.
Uyuşturucu dosyasında telefon yalnızca aleyhe delil kaynağı değildir.
Lehe deliller de telefonda bulunabilir.
Örneğin çantanın size başka bir kişi tarafından verildiğini gösteren mesajlaşmalar savunmayı destekleyebilir.
Çantayı veren kişiyle yapılan WhatsApp veya Telegram yazışmalarının soruşturmadaki etkisi hakkında ayrıntılı bilgi için telefonda uyuşturucu mesajı çıktı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Çantadaki Parmak İzi ve DNA İncelemesi İstenmeli mi?
Somut olayın özelliklerine göre çanta ve uyuşturucu paketleri üzerinde kriminal inceleme yapılması önem taşıyabilir.
Özellikle savunma:
“Çantayı taşıdım ancak içerisindeki paketlere hiç dokunmadım.”
şeklindeyse iç paketler üzerindeki izler önem kazanabilir.
Çantayı veren kişinin parmak izinin uyuşturucu paketlerinde bulunması da olayın aydınlatılmasına katkı sağlayabilir.
Ancak kriminal deliller yine tek başına değil, diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Uyuşturucunun Paketlenme Şekli İncelenir mi?
Evet.
Maddenin tek paket veya çok sayıda paket hâlinde olması, hassas terazi bulunması, paketleme malzemeleri ve diğer unsurlar suçun niteliğinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak bu eşyaların kime ait olduğu da ayrıca araştırılmalıdır.
Emanet çantanın içerisindeki her eşyanın otomatik olarak çantayı taşıyan kişiye ait kabul edilmesi doğru olmayabilir.
Savcılıkta Yeniden İfade Verilebilir mi?
Soruşturmanın durumuna göre şüphelinin yeniden beyanının alınması veya savunma kapsamında dilekçe sunulması mümkündür.
Özellikle ilk ifadeden sonra yeni bir delil ortaya çıkmışsa bunun soruşturma makamına sunulması önem taşıyabilir.
Örneğin sonradan çantanın teslim edildiği ana ilişkin kamera görüntüsüne ulaşılmış olabilir.
Bu delilin dosyaya kazandırılması talep edilebilir.
Arkadaşım Sonradan “Çantanın İçeriğini Ona Söylemedim” Derse Ne Olur?
Bu beyan savunma açısından önemli olabilir.
Ancak soruşturma makamı bu beyanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını diğer delillerle karşılaştıracaktır.
Tarafların yakın arkadaş veya akraba olması hâlinde birbirlerini kurtarmaya yönelik beyan ihtimali de değerlendirilebilir.
Bu nedenle mesajlar, kameralar, para hareketleri ve iletişim kayıtları yine önemini korur.
Emanet Çantadan Uyuşturucu Çıktıysa Tahliye Talebinde Neler Önemlidir?
Kişi tutuklanmışsa tahliye değerlendirmesinde yalnızca:
“Uyuşturucu benim değildi.”
demek yerine savunmayı destekleyen somut deliller ortaya konulmalıdır.
Örneğin çantayı teslim eden kişinin tespit edilmiş olması, bu kişinin çantayı kendisinin hazırladığını kabul etmesi, kamera görüntülerinin teslimi doğrulaması, telefon konuşmalarında uyuşturucuya ilişkin bir veri bulunmaması, para transferinin olmaması veya kriminal incelemelerin savunmayla uyumlu olması birlikte değerlendirilebilir.
Tutuklama bir ceza değildir.
Bu nedenle soruşturma ilerledikçe delillerin toplanmış olması ve tutuklama tedbirinin devamının gerekli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Emanet Çantadan Uyuşturucu Çıktı: Hangi Deliller Özellikle Önemlidir?
Bu tür bir soruşturmada tek bir “sihirli delil” bulunmaz.
Dosyanın bütününe bakılır.
Özellikle çantanın teslim edildiği yere ilişkin kamera görüntüleri, çantayı veren kişinin beyanı, WhatsApp ve Telegram konuşmaları, telefon görüşmeleri, banka hareketleri, çanta ve iç paketler üzerindeki parmak izi veya DNA incelemeleri, teslim edilecek kişiyle iletişim, yolculuk kayıtları ve uyuşturucunun çanta içerisinde saklanma şekli önem taşıyabilir.
Yargıtay kararlarında da parmak izi gibi önemli bir kriminal delilin dahi gerektiğinde yeniden doğrulanması ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.
Dolayısıyla savunmanın tek bir delile değil, olayın bütününe dayanması gerekir.
Çantanın İçinde Uyuşturucu Olduğunu Bilmiyordum: Hangi Durumlar Savunmayı Destekleyebilir?
Her dosya kendi özelliklerine göre değerlendirilmekle birlikte, savunmayla uyumlu olabilecek bazı olgular bulunabilir.
Örneğin çantanın gerçekten başka kişi tarafından teslim edildiğinin kamera ile doğrulanması, çantanın içeriğinin gizlenmiş olması, uyuşturucu paketleri üzerinde kişinin izine rastlanmaması, çantayı veren kişinin uyuşturucuyu kendisinin koyduğunu söylemesi, mesajlaşmalarda sıradan bir eşya taşındığının konuşulması ve kişinin uyuşturucu nakli karşılığında herhangi bir menfaat elde ettiğini gösteren delil bulunmaması savunmayla birlikte değerlendirilebilir.
Ancak bunların hiçbiri tek başına kesin beraat sonucu doğurmaz.
Aynı şekilde yalnızca uyuşturucunun çantada bulunması da tek başına bütün tartışmayı sona erdirmez.
Çantanın İçinde Uyuşturucu Olduğunu Bildiğimi Gösteren Deliller Neler Olabilir?
Bunun tersine bazı deliller iddia makamı tarafından kişinin uyuşturucudan haberdar olduğunun göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Örneğin uyuşturucu paketlerinin üzerinde parmak izinin bulunması, taşıma karşılığında olağan dışı bir ödeme yapılması, teslim edilecek kişiyle uyuşturucuya ilişkin konuşmalar, şifreli mesajlar, aynı kişilerle önceki benzer taşıma faaliyetleri veya kişinin çantanın içerisindeki paketleri hazırladığına ilişkin deliller önem taşıyabilir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2024 tarihli kararında da “uyuşturucu olduğunu bilmiyordum” savunması; diğer şüphelilerle ilişkiler, para teslimleri, parmak izleri, önceki olaylar ve telefon görüşmeleriyle birlikte değerlendirilmiştir.
Bu nedenle savunmanın dosyadaki bütün delillerle birlikte ele alınması gerekir.
İstanbul’da Emanet Çantadan Uyuşturucu Çıkması ve Soruşturma Süreci
İstanbul’da uyuşturucu maddenin çanta, valiz veya paket içerisinde ele geçirildiği soruşturmalarda olayın gerçekleştiği yer ve yetki durumuna göre farklı Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde işlemler yürütülebilir.
Bu dosyalarda özellikle ilk ifade, telefon incelemesi, kamera kayıtlarının zamanında temin edilmesi ve çantayı teslim eden kişinin tespit edilmesi önem taşır.
Çağlayan’da Uyuşturucu Soruşturması
Şişli, Kağıthane, Beşiktaş, Beyoğlu, Sarıyer ve çevresinde gerçekleşen olaylarda yetki durumuna göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma yürütülebilir.
Çantanın başka bir kişi tarafından verildiği ileri sürülüyorsa teslim anındaki kamera kayıtlarının araştırılması, iletişim kayıtlarının incelenmesi ve ilgili kişinin beyanının alınması önem taşıyabilir.
Bakırköy’de Emanet Çantadan Uyuşturucu Çıkması
Bakırköy, Bahçelievler, Güngören ve çevresindeki olaylarda yetki durumuna göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma yürütülebilir.
Özellikle otogar, havalimanı veya araç içerisinde yapılan yakalamalarda çantanın kime ait olduğu kadar taşıyan kişinin içerisindeki uyuşturucudan haberdar olup olmadığı da dosyanın temel tartışmalarından biri olabilir.
Anadolu Yakası’nda Uyuşturucu Soruşturması
Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik ve çevresinde gerçekleşen olaylarda yetki durumuna göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma yürütülmesi mümkündür.
Telefon incelemeleri, banka hareketleri, kamera kayıtları ve kriminal incelemeler uyuşturucunun bilinerek taşınıp taşınmadığının araştırılmasında önem taşıyabilir.
İstanbul’da Uyuşturucu Suçu Avukat Desteği
Uyuşturucu madde ticareti suçlamasında TCK m.188 kapsamında ağır yaptırımlar öngörüldüğünden, özellikle “çanta benimdi ancak uyuşturucudan haberim yoktu” veya “arkadaşım bana emanet verdi” savunmasının bulunduğu dosyalarda soruşturmanın ilk aşaması önemlidir.
Bu tür dosyalarda savunmanın yalnızca sözlü açıklamaya bırakılmaması; çantanın kaynağı, teslim anı, telefon görüşmeleri, kamera kayıtları, para hareketleri ve kriminal deliller üzerinden olayın bütününün değerlendirilmesi gerekir.
Emanet Çantadan Uyuşturucu Çıktığında Yapılmaması Gereken Hatalar
Özellikle ilk saatlerde paniğe kapılarak mesajların silinmesi, telefonun sıfırlanması, gerçekte tanınan kişinin “tanımıyorum” şeklinde anlatılması, çantanın nereden alındığı konusunda gerçeğe aykırı bir hikâye kurulması veya diğer şüphelilerle ifadeleri uyumlu hâle getirmek amacıyla iletişime geçilmesi savunmaya ciddi zarar verebilir.
Gerçek olayın kronolojik biçimde ortaya konulması ve mevcut delillerin korunması daha önemlidir.
Örneğin çantayı veren kişiyle yapılan WhatsApp konuşmaları ilk bakışta şüpheli görünse dahi konuşmaların silinmesi, kişinin lehine olabilecek bağlamın da kaybolmasına neden olabilir.
Sonuç: Arkadaşımın Emanet Ettiği Çantadan Uyuşturucu Çıktı, Tutuklanır mıyım?
Emanet çantadan uyuşturucu çıktı diyorsanız, uyuşturucu maddenin sizin taşıdığınız çantada bulunması ciddi bir uyuşturucu soruşturmasına neden olabilir.
Ancak ceza sorumluluğunun değerlendirilmesi yalnızca:
“Çanta kimin elindeydi?”
sorusuyla sınırlı değildir.
Özellikle:
“Çantanın içerisinde uyuşturucu bulunduğunu biliyor muydu?”
sorusu önemlidir.
TCK m.188/3 uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satmanın yanında sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme ve bulundurma fiillerini de yaptırıma bağlamaktadır. Bu nedenle uyuşturucuyu bilerek başka bir kişi adına taşımak, maddenin mülkiyetinin taşıyana ait olmaması nedeniyle kendiliğinden suç kapsamı dışında kalmaz.
Buna karşılık kişinin uyuşturucunun varlığından gerçekten haberdar olmadığı bir olayda, uyuşturucunun yalnızca fiziksel olarak çantada bulunması üzerinden değerlendirme yapılması yeterli olmayabilir.
Çantayı kimin verdiği, teslim anının kamera kayıtları, tarafların mesajlaşmaları, telefon görüşmeleri, banka hareketleri, teslim edilecek kişiyle ilişki, uyuşturucunun gizlenme biçimi, paketler üzerindeki parmak izi ve diğer kriminal bulgular birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay kararları da uyuşturucu dosyalarında parmak izi, sanık beyanları, diğer şüphelilerin anlatımları ve iletişim gibi delillerin gerektiğinde ek araştırmalar yapılarak birlikte değerlendirilmesinin önemini göstermektedir.
Bu nedenle;
“Uyuşturucu benim değildi, kesin bir şey olmaz.”
demek de,
“Çanta benim elimdeydi, kesin uyuşturucu ticaretinden ceza alırım.”
demek de doğru değildir.
Özellikle çanta veya paketin başka bir kişi tarafından emaneten verildiği ve içerisindeki uyuşturucunun bilinmediği savunmasının bulunduğu dosyalarda, soruşturmanın ilk aşamasından itibaren olayın gerçek oluş biçimini destekleyen dijital, fiziki ve kriminal delillerin tespit edilmesi önem taşır.

