Uyuşturucu testi pozitif çıktı sonucuyla karşılaşan kişiler, özellikle savcılık veya kolluk tarafından ifadeye çağrıldıklarında bunun doğrudan ceza alacakları anlamına gelip gelmediğini merak etmektedir. Uyuşturucu soruşturmalarında kişinin üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde bulunmamasına rağmen kan, idrar veya saç örneğinde uyuşturucu madde tespit edilmesi mümkündür. Bu durumda kişilerin en çok merak ettiği soru şudur: “Uyuşturucu testim pozitif çıktı, ceza alır mıyım?”
Uyuşturucu testinin pozitif çıkması, özellikle TCK 191 kapsamında uyuşturucu kullanma soruşturması bakımından önemli bir delil olabilir. Ancak test sonucunun pozitif olması, kişinin otomatik olarak mahkûm edileceği veya hapis cezası alacağı anlamına gelmez.
Uyuşturucu madde kullanma ve kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme veya bulundurma fiilleri Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmektedir. Bununla birlikte soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı; olayın özelliklerine, elde edilen diğer delillere, kişinin daha önce TCK 191 kapsamında işlem görüp görmediğine ve soruşturmanın hangi aşamada olduğuna göre değişebilir.
Özellikle saç testinde uyuşturucu çıkması, kan testinde uyuşturucu çıkması, idrar testinin pozitif olması veya kişinin uyuşturucu kullandığı iddiasıyla savcılık tarafından ifadeye çağrılması, uygulamada birbirinden farklı hukuki sorunlar ortaya çıkarabilmektedir.
Bu nedenle yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak kişinin hukuki durumunun kesin biçimde belirlenmesi doğru değildir.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkarsa Ne Olur?
Uyuşturucu soruşturmalarında şüpheliden biyolojik örnek alınması sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin bulgular tespit edilebilir.
Uygulamada inceleme;
- kan,
- idrar,
- saç
gibi biyolojik örnekler üzerinden gerçekleştirilebilir.
Testin pozitif çıkması, genel olarak kişinin vücudunda uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin bir bulgu tespit edildiğini gösterir. Ancak ceza soruşturması bakımından asıl önemli olan, bu sonucun dosyadaki diğer delillerle birlikte ne ifade ettiğidir.
Örneğin kişinin üzerinde uyuşturucu bulunmamış olabilir. Evinde yapılan aramada herhangi bir madde ele geçirilmemiş olabilir. Telefonunda uyuşturucu satın aldığına ilişkin mesaj bulunmayabilir. Buna karşılık alınan biyolojik örneğin incelemesinde uyuşturucu kullanımına ilişkin bulgu ortaya çıkabilir.
Bu durumda soruşturmanın yalnızca “test pozitif” denilerek değerlendirilmesi yerine olayın tamamının incelenmesi gerekir.
Uyuşturucu Testim Pozitif Çıktı, Hapis Cezası Alır mıyım?
Bu noktada TCK 191’in sistematiğinin bilinmesi önemlidir.
TCK m.191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kanunda iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Ancak bu hüküm, uyuşturucu testinin ilk kez pozitif çıktığı her kişinin doğrudan iki ila beş yıl arasında hapse gireceği anlamına gelmez.
Çünkü TCK 191 kapsamında soruşturma aşamasında özel bir sistem bulunmaktadır.
Kanundaki şartların mevcut olması halinde Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresi içerisinde şüpheli hakkında en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Gerekli görülmesi halinde kişi tedaviye de tabi tutulabilir.
Dolayısıyla Google’da;
“Uyuşturucu testim pozitif çıktı hapse girer miyim?”
sorusunu araştıran bir kişinin dosyası bakımından yalnızca pozitif test sonucuna bakarak cevap vermek mümkün değildir.
Kişinin daha önce uyuşturucu kullanma nedeniyle soruşturma geçirip geçirmediği ve özellikle mevcut olayın daha önce verilmiş bir erteleme kararının ihlali niteliğinde olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
İlk Kez Uyuşturucu Testim Pozitif Çıktı, Ne Olur?
İlk defa uyuşturucu kullanma iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan kişiler bakımından en önemli konulardan biri budur.
Örneğin kişi arkadaşlarıyla bulunduğu bir ortam nedeniyle polis tarafından işlem yapılmasının ardından hastaneye götürülmüş ve kendisinden biyolojik örnek alınmış olabilir. Daha sonra yapılan incelemede uyuşturucu testinin pozitif çıktığı belirlenmiş olabilir.
Kişi bunun üzerine savcılık veya emniyet tarafından ifadeye çağrılabilir.
Böyle bir durumda;
“İlk defa uyuşturucu testim pozitif çıktı, sabıkama işler mi?”
“TCK 191’den ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım?”
“Uyuşturucu kullanmaktan ilk kez yakalandım, ceza alır mıyım?”
soruları gündeme gelmektedir.
TCK 191 bakımından ilk soruşturma ile daha önce erteleme ve denetimli serbestlik sürecine tabi tutulmuş kişinin yeniden uyuşturucu kullanması aynı hukuki sonuçları doğurmayabilir.
Bu nedenle kişinin UYAP ve soruşturma geçmişinin değerlendirilmesi önemlidir.
Üzerimde Uyuşturucu Bulunmadı Ama Testim Pozitif Çıktı
Uygulamada karşılaşılan önemli durumlardan biri de budur.
Kişinin;
üzerinde uyuşturucu bulunmaması,
aracında uyuşturucu bulunmaması,
evinde uyuşturucu ele geçirilmemesi,
ancak biyolojik örneğinin pozitif çıkması
mümkündür.
Burada uyuşturucu kullanma fiili ile kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma fiillerinin birbirinden ayrılması gerekir.
TCK 191 yalnızca kişinin üzerinde uyuşturucu bulunmasını cezalandıran bir hüküm değildir. Maddede uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak da ayrıca düzenlenmiştir.
Bu nedenle “Üzerimde uyuşturucu bulunmadığı için hakkımda hiçbir şekilde işlem yapılamaz.” şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.
Bununla birlikte test sonucunun elde edilme biçimi, incelemenin içeriği ve dosyadaki diğer deliller ayrıca değerlendirilmelidir.
Saç Testinde Uyuşturucu Pozitif Çıkması Ne Anlama Gelir?
Son dönemde uyuşturucu soruşturmalarıyla birlikte Google’da daha fazla araştırılan konulardan biri saç testinde uyuşturucu çıkmasıdır.
Saç örneklerinin incelenmesi, kan ve idrar incelemelerinden farklı bir değerlendirme alanı oluşturabilir. Bu nedenle saç analizindeki bir sonucun hukuki anlamı değerlendirilirken raporun tamamının incelenmesi gerekir.
Özellikle;
“Saç testinde uyuşturucu çıktı ceza alır mıyım?”
“Saç testinde uyuşturucu ne kadar süre çıkar?”
“Saç testine itiraz edilebilir mi?”
“Saç testi TCK 191 için delil midir?”
gibi sorularla sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Ceza soruşturması bakımından önemli olan yalnızca raporda “pozitif” ifadesinin bulunması değildir. Hangi maddenin veya metabolitin tespit edildiği, raporun içeriği, numunenin alınma ve inceleme süreci ile diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Kan Testinde Uyuşturucu Çıkarsa Ceza Alınır mı?
Kan örneğinde uyuşturucu veya uyuşturucu kullanımına ilişkin bulgu tespit edilmesi de TCK 191 soruşturmalarında gündeme gelebilir.
Ancak yine aynı temel kural geçerlidir:
Pozitif test sonucu ile mahkûmiyet kararı aynı şey değildir.
Ceza muhakemesinde deliller bir bütün halinde değerlendirilir. Kişinin hangi olay nedeniyle soruşturmaya dahil edildiği, uyuşturucuyu nereden temin ettiği iddiasının bulunup bulunmadığı, başka şüphelilerle bağlantısı, telefon incelemeleri, arama ve el koyma işlemleri ve şüphelinin beyanı önem taşıyabilir.
Dolayısıyla kan testinin pozitif çıkması halinde dosyanın tamamını görmeden kesin bir sonuç söylenmemelidir.
İdrar Testinde Uyuşturucu Pozitif Çıktı, Ne Yapmalıyım?
İdrar örneği üzerinden gerçekleştirilen uyuşturucu incelemeleri de uygulamada sık karşılaşılan yöntemlerdendir.
Kişinin idrar testinin pozitif çıkmasının ardından hakkında TCK 191 kapsamında işlem yapılması ihtimali bulunmaktadır.
Ancak burada özellikle kişinin daha önce TCK 191 kapsamında bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.
Çünkü yeni olayın hukuki niteliği, önceki dosyanın durumuna göre önemli ölçüde değişebilir.
Bu nedenle “idrar testim pozitif çıktı” şeklindeki tek bir bilgi üzerinden ceza miktarı veya soruşturmanın sonucu hakkında kesin değerlendirme yapmak sağlıklı değildir.
Uyuşturucu Kullanmaktan İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?
Uyuşturucu testinin pozitif çıkmasının ardından kişinin polis, jandarma veya Cumhuriyet savcılığı tarafından ifadeye çağrılması mümkündür.
İfade aşaması soruşturmanın önemli aşamalarından biridir.
Özellikle kişinin;
uyuşturucuyu kullanıp kullanmadığı,
maddeyi nereden temin ettiği,
herhangi bir kişiden satın alıp almadığı,
üzerinde veya evinde madde bulunup bulunmadığı,
telefonunda uyuşturucuyla ilgili görüşmeler bulunup bulunmadığı
gibi konular soruşturmanın kapsamına göre gündeme gelebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, şüphelinin susma hakkına ve müdafi yardımından yararlanma hakkına sahip olmasıdır.
Kişinin neyle suçlandığını ve dosyanın kapsamını bilmeden, yalnızca telefonla ifadeye çağrılmış olması nedeniyle aceleyle ayrıntılı açıklamalar yapması doğru bir savunma yöntemi olmayabilir.
Özellikle uyuşturucu kullanma dosyalarında verilen ifadelerin, dosyada başka şüpheliler veya uyuşturucu ticareti iddiası bulunması halinde daha geniş bir soruşturma kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.
Bu nedenle TCK 191 kapsamında ifadeye çağrılan kişinin hukuki durumunun somut soruşturma dosyasına göre değerlendirilmesi gerekir.
İstanbul’da Uyuşturucu Kullanma Soruşturması ve TCK 191
İstanbul’da uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçlarına ilişkin soruşturmalar, olayın gerçekleştiği yer ve yetki durumuna göre ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülebilir.
Özellikle İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan), Bakırköy Adliyesi, Anadolu Adliyesi (Kartal), Küçükçekmece Adliyesi, Büyükçekmece Adliyesi, Gaziosmanpaşa Adliyesi ve İstanbul’un diğer yargı çevrelerinde TCK 191 kapsamında soruşturmayla karşılaşılması mümkündür.
Bu nedenle İstanbul’da uyuşturucu kullanma nedeniyle ifadeye çağrılan bir kişinin, soruşturmanın hangi başsavcılık tarafından yürütüldüğünü ve isnadın yalnızca TCK 191 uyuşturucu kullanma suçu kapsamında mı kaldığını öncelikle öğrenmesi önem taşır.
Uyuşturucu testinin pozitif çıkması tek başına dosyanın bütününü göstermez.
Asıl değerlendirme; test sonucu, yakalama ve arama tutanakları, kriminal veya toksikoloji raporları, telefon incelemeleri, şüpheli ifadeleri ve varsa diğer deliller birlikte incelenerek yapılmalıdır.
Uyuşturucu Testi Tek Başına Delil Olur mu?
Uyuşturucu testi pozitif çıkan kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri, test sonucunun tek başına ceza verilmesi için yeterli olup olmadığıdır.
Ceza yargılamasında bir delilin hukuki değeri, somut olayın bütününden bağımsız değerlendirilmemelidir. Kan, idrar veya saç örneğinde uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanımına ilişkin bulgu tespit edilmesi önemli bir delil niteliğinde olabilir. Ancak bu sonuçtan hareketle kişinin hukuki durumu hakkında otomatik biçimde kesin bir sonuca ulaşılması doğru değildir.
Özellikle TCK 191 kapsamında uyuşturucu kullanma soruşturması yürütülürken;
- biyolojik örnek inceleme raporu,
- yakalama ve arama tutanakları,
- ele geçirilen maddeler,
- kriminal inceleme raporları,
- telefon ve dijital materyal incelemeleri,
- tanık veya diğer şüpheli beyanları,
- kişinin kendi savunması
dosyanın kapsamına göre birlikte değerlendirilebilir.
Dolayısıyla “Uyuşturucu testim pozitif çıktı, kesin ceza alır mıyım?” sorusunun cevabı yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak verilemez.
Uyuşturucu Testine İtiraz Edilebilir mi?
Uyuşturucu testinin pozitif çıkmasının ardından kişi, sonucu kabul etmiyor olabilir.
Örneğin kişi;
“Uyuşturucu kullanmadım ama testim pozitif çıktı.”
veya
“Test sonucunun yanlış olduğunu düşünüyorum.”
diyebilir.
Böyle bir durumda test sonucunun hangi yöntemle elde edildiği ve raporun içeriği ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Özellikle;
- numunenin ne zaman alındığı,
- hangi biyolojik materyalin incelendiği,
- hangi maddelerin tespit edildiği,
- incelemenin hangi kurum tarafından gerçekleştirildiği,
- raporda hangi analiz yöntemlerinin kullanıldığı,
- doğrulama analizinin bulunup bulunmadığı
önem taşıyabilir.
Somut olayın şartlarına göre ek inceleme veya yeniden değerlendirme talep edilmesi gündeme gelebilir. Ancak yalnızca “Sonuca itiraz ediyorum.” şeklinde soyut bir beyan yerine, itirazın teknik ve hukuki gerekçelerinin somutlaştırılması önemlidir.
Uyuşturucu Testinin Yanlış Pozitif Çıkması Mümkün mü?
İnternette en fazla araştırılan konulardan biri de “uyuşturucu testi yanlış pozitif çıkar mı?” sorusudur.
Tarama testleri ile doğrulama yöntemlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Kullanılan analiz yöntemine göre testin niteliği ve güvenilirliği değişebileceğinden, ceza dosyasında yalnızca sonuç satırına değil raporun tamamına bakılması önemlidir.
Kişinin uyuşturucu kullanmadığını iddia etmesi halinde;
- kullanılan analiz yöntemi,
- tespit edilen madde veya metabolit,
- sonuçların doğrulanıp doğrulanmadığı,
- numune alma ve muhafaza süreci,
- varsa kullanılan ilaçlar ve diğer tıbbi verilerin rapor bakımından anlamı
uzmanlık gerektiren konular olabilir.
Bu nedenle “test pozitif çıktı ama uyuşturucu kullanmadım” şeklindeki bir dosyada savunmanın yalnızca kişinin beyanına dayandırılması yerine, laboratuvar raporunun teknik içeriğinin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Saç Testinde Uyuşturucu Çıkması Kesin Delil midir?
Saç testinde uyuşturucu pozitif çıkması, özellikle son dönemde kamuoyuna yansıyan soruşturmalar nedeniyle daha fazla merak edilmektedir.
Saç örneği, kan ve idrar örneklerinden farklı özelliklere sahiptir. Ancak ceza hukuku bakımından önemli olan yalnızca hangi örneğin kullanıldığı değil, elde edilen sonucun somut soruşturmadaki hukuki anlamıdır.
Örneğin raporda belirli bir uyuşturucu madde veya metabolit tespit edilmiş olabilir. Bu durumda;
- numunenin alınma tarihi,
- inceleme yöntemi,
- tespit edilen madde,
- rapordaki konsantrasyon ve teknik değerlendirmeler,
- dosyada bulunan diğer deliller
birlikte ele alınmalıdır.
Dolayısıyla saç testinin pozitif çıkması, üzerinde veya evinde uyuşturucu madde bulunmayan bir kişinin dosyasında önemli bir delil olabilir; fakat soruşturmanın bütününden bağımsız şekilde değerlendirilmemelidir.
Saç Testi Ne Kadar Geçmişi Gösterir?
Bu soruya herkes için geçerli kesin bir gün veya ay sayısıyla cevap vermek doğru değildir.
Saç analizlerinin yorumlanması;
- alınan saç örneğinin uzunluğu,
- örneğin alındığı bölge,
- incelenen segment,
- maddenin özellikleri,
- laboratuvar yöntemi
gibi teknik faktörlere bağlı olabilir.
Bu nedenle internette görülen “saç testi kesin 3 ayı gösterir” veya “6 ay önce kullanılan madde mutlaka çıkar” gibi genellemelerle ceza dosyası hakkında sonuca ulaşılmamalıdır.
Somut dosyada esas alınması gereken, kişinin kendi inceleme raporudur.
Kan Testi ile Saç Testi Arasında Fark Var mı?
Evet. Farklı biyolojik materyallerden yapılan analizler aynı şeyi ve aynı zaman aralığını ölçmek zorunda değildir.
Bu nedenle kan testinde uyuşturucu çıkması ile saç testinde uyuşturucu tespit edilmesi teknik açıdan aynı şekilde yorumlanmamalıdır.
Ceza soruşturması bakımından ise asıl mesele, raporun isnat edilen fiille nasıl ilişkilendirildiğidir.
Örneğin kişinin belirli bir tarihte uyuşturucu kullandığı iddia ediliyorsa, analiz sonucunun bu iddiayı ne ölçüde desteklediği dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu ayrım özellikle savunma hazırlanırken önemlidir.
İdrar Testinin Pozitif Çıkması Tek Başına Yeterli midir?
İdrar testinde uyuşturucu pozitif çıkması da TCK 191 dosyalarında karşılaşılan durumlardan biridir.
Ancak burada da yalnızca “pozitif” kelimesine odaklanmak doğru değildir.
Raporun;
- hangi maddeyi gösterdiği,
- testin ne zaman yapıldığı,
- hangi yöntemle gerçekleştirildiği,
- doğrulama incelemesi bulunup bulunmadığı
değerlendirilmelidir.
Bunun yanında kişinin daha önce TCK 191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik sürecinde olup olmadığı da ayrıca önem taşımaktadır.
Çünkü kişinin ilk kez uyuşturucu kullanma iddiasıyla soruşturulması ile devam eden bir erteleme/denetimli serbestlik sürecinde yeniden uyuşturucu kullanıldığı iddiası hukuken aynı şekilde değerlendirilmez.
TCK 191 Denetimli Serbestlik Sürecinde Test Pozitif Çıkarsa Ne Olur?
Bu, uyuşturucu kullanma dosyalarının en kritik konularından biridir.
TCK 191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişi hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir ve gerekli görülmesi halinde tedavi yükümlülüğü gündeme gelebilir.
Bu süreçte kişinin yükümlülüklere uygun hareket etmesi gerekir.
Ancak denetimli serbestlik döneminde gerçekleşen her olayın hukuki sonucu aynı değildir. Özellikle yeni bir uyuşturucu kullanma veya bulundurma iddiasının önceki erteleme dosyası üzerindeki etkisi TCK 191’in özel hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Google’da;
“Denetimli serbestlikte uyuşturucu testim pozitif çıktı”
veya
“TCK 191 denetimde test pozitif çıktı ne olur?”
şeklinde arama yapan kişinin öncelikle önceki kararını ve yeni olayın tarihini kontrol etmesi gerekir.
Dosyaların tarihleri burada özellikle önemlidir.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıktıktan Sonra Savcılık İfadeye Çağırır mı?
Mümkündür.
Test sonucu soruşturma dosyasına girdikten sonra Cumhuriyet savcısı, olayın aydınlatılması amacıyla şüphelinin ifadesinin alınmasını isteyebilir.
İfade kollukta veya Cumhuriyet savcılığında alınabilir.
Bu aşamada kişiye;
- uyuşturucu kullanıp kullanmadığı,
- maddeyi nasıl temin ettiği,
- kimden aldığı,
- hangi tarihte kullandığı,
- başka kişilerle bağlantısının bulunup bulunmadığı
gibi sorular yöneltilebilir.
Burada önemli bir ayrıntı bulunmaktadır.
Kişinin vereceği cevaplar yalnızca kendi TCK 191 dosyasını değil, uyuşturucuyu temin ettiği iddia edilen kişiler hakkında yürütülebilecek TCK 188 uyuşturucu ticareti soruşturmasını da ilgilendirebilir.
Bu nedenle ifade işlemi basit bir formalite olarak görülmemelidir.
Uyuşturucuyu Kimden Aldığımı Söylemek Zorunda mıyım?
Şüpheli sıfatıyla ifade veren kişinin susma hakkı bulunmaktadır. Kişi kendisine yöneltilen suçlamaya ilişkin açıklama yapmaya zorlanamaz ve müdafi yardımından yararlanabilir.
Bununla birlikte TCK 191 kapsamında etkin pişmanlığa ilişkin özel hükümler de bulunduğundan, “kimden aldığımı söylersem dosya kapanır” veya tam tersine “hiçbir durumda söylememeliyim” şeklinde genel tavsiyeler doğru değildir.
Etkin pişmanlığın uygulanıp uygulanamayacağı, verilen bilginin niteliği, zamanlaması ve kanuni koşullar somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kişinin internetten gördüğü standart bir savunmayı kendi dosyasına uygulaması riskli olabilir.
Telefon Mesajları Uyuşturucu Kullanma Suçunda Delil Olabilir mi?
Evet, dosyanın özelliklerine göre dijital yazışmalar değerlendirmeye alınabilir.
Örneğin telefonda;
“Var mı?”
“Bir tane getir.”
“Dünkü şeyden lazım.”
gibi tek başına anlamı belirsiz mesajlar bulunabilir.
Bu mesajların uyuşturucuya ilişkin olup olmadığı, konuşmanın bütünü ve diğer deliller değerlendirilmeden kesin olarak söylenemez.
Buna karşılık açık biçimde belirli bir uyuşturucu maddeden söz edilen, miktar ve ödeme konusunda görüşmeler içeren yazışmaların delil değeri farklı olabilir.
Dolayısıyla WhatsApp mesajları nedeniyle uyuşturucu kullanmaktan ifadeye çağrılan kişinin mesajların yalnızca belirli cümlelerini değil, konuşmanın tamamını ve dosyadaki diğer delilleri değerlendirmesi gerekir.
Uyuşturucu Testim Pozitif Ama Üzerimde Madde Yok: Savunma Nasıl Kurulur?
Bu tür bir dosyada savunmanın tek cümle üzerine kurulması doğru değildir.
Öncelikle şu soruların cevaplandırılması gerekir:
- Kişi neden soruşturmaya dahil edildi?
- Biyolojik örnek hangi tarihte alındı?
- Hangi madde tespit edildi?
- Hangi analiz yöntemi kullanıldı?
- Uyuşturucu madde fiziken ele geçirildi mi?
- Telefon incelemesinde uyuşturucuya ilişkin yazışma var mı?
- Başka bir şüphelinin beyanı mevcut mu?
- Kişinin daha önce TCK 191 dosyası var mı?
- Devam eden bir erteleme veya denetimli serbestlik kararı bulunuyor mu?
- Test sonucu ile isnat edilen olay arasında nasıl bir bağlantı kuruluyor?
Bu sorular cevaplandıktan sonra dosyanın hukuki çerçevesi çok daha sağlıklı biçimde ortaya çıkacaktır.
Dolayısıyla uyuşturucu testi pozitif çıkan kişinin savunması, yalnızca “kullanmadım” veya “bir kere kullandım” şeklindeki standart açıklamalara dayandırılmamalıdır.
Somut dosyadaki delillere göre savunma stratejisi belirlenmelidir.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkan Kişi İçin En Önemli Belgeler
Savunma hazırlanırken özellikle;
- toksikoloji raporu,
- hastane veya Adli Tıp raporu,
- yakalama tutanağı,
- arama tutanağı,
- el koyma tutanağı,
- kriminal rapor,
- önceki TCK 191 kararları,
- denetimli serbestlik evrakları,
- ifade tutanakları,
- telefon inceleme raporları
önem taşıyabilir.
Bu belgeler görülmeden yalnızca “test pozitif” bilgisinden hareketle dosyanın sonucu hakkında kesin bir değerlendirme yapılması doğru değildir.
İlk Kez TCK 191’den İşlem Yapıldı, Ne Olur?
Uyuşturucu testinin pozitif çıkmasının ardından hakkında TCK 191 kapsamında uyuşturucu kullanma soruşturması başlatılan kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri, ilk kez işlem yapılması hâlinde ne olacağıdır.
Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma fiillerini düzenlemektedir.
Ancak TCK 191’in sistemi, diğer birçok suçtan farklıdır.
Kişinin ilk kez TCK 191 kapsamında soruşturulması hâlinde, kanundaki şartların bulunması durumunda doğrudan kamu davası açılması yerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi mekanizması uygulanmaktadır.
Bu nedenle;
“İlk kez uyuşturucu kullanmaktan yakalandım, hapse girer miyim?”
“Uyuşturucu testim pozitif çıktı, hakkımda dava açılır mı?”
“TCK 191 ilk suçta ceza nedir?”
gibi soruların cevaplandırılmasında bu özel sistemin bilinmesi gerekir.
TCK 191 Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Nedir?
TCK 191 kapsamında yürütülen soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kanundaki koşulların bulunması hâlinde şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir.
Bu karar, kişinin beraat ettiği anlamına gelmediği gibi hakkında doğrudan mahkûmiyet kararı verildiği anlamına da gelmez.
Soruşturma belirli koşullarla ertelenmektedir.
Bu süreçte kişi hakkında en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararıyla belirli sınırlar içinde uzatılabilir.
Kişinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığının takibi, tedavi ihtiyacının değerlendirilmesi ve yükümlülüklere uygun hareket edip etmediğinin kontrol edilmesi bu süreçte gündeme gelebilir.
Dolayısıyla uyuşturucu testinin pozitif çıkması, ilk defa TCK 191 kapsamında soruşturulan bir kişinin otomatik olarak cezaevine gireceği anlamına gelmez.
TCK 191’de 5 Yıllık Erteleme Süresi Nasıl İşler?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra önemli bir dönem başlamaktadır.
TCK 191’de öngörülen erteleme süresi beş yıldır.
Bu dönemde kişinin kanunda belirtilen yükümlülüklere uygun hareket etmesi gerekir.
Özellikle kişinin;
- kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranması,
- yeniden kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almaması,
- uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmemesi veya bulundurmaması,
- uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması
önem taşımaktadır.
Erteleme süresi sorunsuz tamamlanırsa kanundaki koşullara göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gündeme gelir.
Bu nedenle TCK 191 dosyalarında yalnızca ilk soruşturma değil, sonraki beş yıllık sürecin de dikkatle takip edilmesi gerekir.
Denetimli Serbestlikte Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkarsa Ne Olur?
Bu konu uygulamada en çok karıştırılan alanlardan biridir.
Kişi hakkında TCK 191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş ve kişi denetimli serbestlik sürecindeyken yeniden uyuşturucu kullandığı iddiasıyla karşılaşmış olabilir.
Örneğin denetimli serbestlik kapsamında yapılan uyuşturucu testi pozitif çıkabilir.
Böyle bir durumda;
“Denetimli serbestlikte uyuşturucu testim pozitif çıktı, ceza alır mıyım?”
sorusu gündeme gelir.
Burada önceki dosyanın durumu, yeni olayın tarihi, ihlal iddiasının niteliği ve mevcut deliller birlikte değerlendirilmelidir.
TCK 191’de erteleme süresi içerisinde kişinin yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar uyuşturucu kullanması, satın alması, kabul etmesi veya bulundurması bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Bu nedenle yeni bir pozitif test sonucu, devam eden TCK 191 dosyası açısından önem taşıyabilir.
Ancak her pozitif test sonucunun hukuki etkisi dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Denetimli Serbestliği Bir Kez İhlal Edersem Dava Açılır mı?
Bu noktada “ısrar” kavramı önem taşımaktadır.
Denetimli serbestlik yükümlülüğüne ilişkin her tekil aksaklığın otomatik olarak kamu davası açılması sonucunu doğuracağı şeklinde bir genelleme yapmak doğru değildir.
Özellikle yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uymamak bakımından TCK 191’de aranan koşulların somut dosyada gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir.
Bu nedenle;
- çağrı kâğıtlarının tebliğ edilip edilmediği,
- kişinin hangi yükümlülüğü ihlal ettiği,
- mazeretinin bulunup bulunmadığı,
- kaç kez ihlal gerçekleştiği,
- denetimli serbestlik dosyasındaki kayıtlar
ayrıntılı şekilde kontrol edilmelidir.
Uygulamada yalnızca sonuç evrakına bakılması yerine denetimli serbestlik dosyasının tamamının incelenmesi gerekebilir.
İkinci Kez Uyuşturucu Kullanırken Yakalanırsam Yeni Bir Dava mı Açılır?
Bu soru TCK 191 bakımından son derece önemlidir.
Kişi hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmişken, beş yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma iddiası ortaya çıkabilir.
TCK 191’in özel düzenlemesi nedeniyle, erteleme süresi içerisinde gerçekleşen bu tür bir fiilin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Kanunda, erteleme süresi içerisinde kişinin tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanmasının ihlâl nedeni sayılacağı ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Bu ayrım oldukça önemlidir.
Dolayısıyla “İkinci kez yakalandım, mutlaka ikinci bir TCK 191 davası açılır.” şeklinde genel bir değerlendirme doğru değildir.
Olay tarihlerinin ve önceki erteleme kararının başlangıç-bitiş tarihlerinin incelenmesi gerekir.
5 Yıllık Süre Bittikten Sonra Tekrar Uyuşturucu Kullanılırsa Ne Olur?
Burada da tarihler belirleyicidir.
Önceki TCK 191 dosyasındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi sürecinin sona erip ermediği ve yeni fiilin hangi tarihte gerçekleştiği incelenmelidir.
Bu nedenle daha önce TCK 191 dosyası bulunan kişinin yeni bir uyuşturucu soruşturmasıyla karşılaşması hâlinde yalnızca;
“Ben daha önce denetimli serbestlik gördüm.”
demesi yeterli değildir.
Eski dosyadaki;
- suç tarihi,
- erteleme kararının tarihi,
- tebligat durumu,
- denetimli serbestlik süreci,
- varsa ihlaller,
- KYOK kararı,
- yeni olay tarihi
birlikte incelenmelidir.
TCK 191 dosyalarında bazen birkaç günlük veya birkaç aylık tarih farkı dahi hukuki değerlendirme açısından önem taşıyabilir.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıktı Diye TCK 188’den Yargılanır mıyım?
Hayır, uyuşturucu testinin pozitif çıkması tek başına kişinin uyuşturucu madde ticareti suçu işlediğini göstermez.
TCK 188 kapsamındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçu ile TCK 191 kapsamındaki kullanma amacı birbirinden ayrılmalıdır.
Uyuşturucu ticareti iddiası bakımından somut dosyada;
- ele geçirilen maddenin miktarı ve niteliği,
- paketlenme biçimi,
- hassas terazi bulunup bulunmadığı,
- para hareketleri,
- telefon yazışmaları,
- satışa ilişkin görüşmeler,
- alıcı olduğu iddia edilen kişilerin beyanları,
- fiziki takip veya teknik deliller
gibi birçok unsur gündeme gelebilir.
Kişinin biyolojik örneğinde uyuşturucu tespit edilmesi ise uyuşturucu kullandığı iddiası bakımından değerlendirilebilecek bir husustur.
Bu nedenle “testim pozitif çıktı, uyuşturucu ticaretinden ceza alır mıyım?” şeklindeki endişe tek başına pozitif test sonucundan hareketle haklı değildir.
Bununla birlikte dosyada ticarete ilişkin başka deliller bulunuyorsa hukuki değerlendirme değişebilir.
Uyuşturucu Kullanıcısı ile Satıcı Nasıl Ayırt Edilir?
Uyuşturucu dosyalarının en kritik konularından biri budur.
Kişinin üzerinde veya evinde uyuşturucu bulunması halinde savcılık tarafından maddenin kullanmak amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğu araştırılabilir.
Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü TCK 191 ile TCK 188’in yaptırımları birbirinden ciddi şekilde farklıdır.
Değerlendirmede yalnızca uyuşturucunun miktarına bakılmaz.
Somut olayın özelliklerine göre;
- uyuşturucunun bulunduğu yer,
- muhafaza biçimi,
- paket sayısı,
- hassas terazi,
- paketleme malzemeleri,
- nakit para,
- telefon mesajları,
- banka hareketleri,
- diğer kişilerin beyanları,
- kişinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığına ilişkin bulgular
birlikte değerlendirilebilir.
Bu noktada pozitif uyuşturucu testi, kişinin kullanıcı olduğuna ilişkin savunma bakımından dosyadaki diğer delillerle beraber değerlendirilebilecek bir unsur olabilir. Ancak tek başına ticaret kastını ortadan kaldırdığı şeklinde de kesin bir sonuç çıkarılamaz.
TCK 191 Dosyası Adli Sicile İşler mi?
Bu konuda “sabıka kaydına işler mi?” ile soruşturmanın adli sistemlerde kayıtlı olması birbirine karıştırılmaktadır.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü değildir. Dolayısıyla kişinin hakkında TCK 191 soruşturması bulunması ile mahkeme tarafından verilmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Bununla birlikte TCK 191 kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarına ilişkin kanunda özel kayıt sistemi öngörülmüştür ve bu kayıtlar kanunda belirtilen amaçlarla kullanılabilir.
Bu nedenle;
“TCK 191 sicile işler mi?”
sorusuna yalnızca “evet” veya “hayır” şeklinde cevap vermek yerine, kişinin hangi kaydı kastettiğini ayırmak gerekir.
TCK 191’den Takipsizlik Alınabilir mi?
Evet, soruşturmanın sonucuna ve delil durumuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilmesi mümkün olabilir.
Örneğin isnadı destekleyecek yeterli delil bulunmaması veya soruşturmanın hukuki değerlendirmesi sonucunda kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphenin oluşmaması halinde genel ceza muhakemesi kuralları çerçevesinde KYOK gündeme gelebilir.
Ayrıca TCK 191’in özel sistemi kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin kanuna uygun şekilde tamamlanması halinde de kanunda öngörülen sonuç doğrultusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi söz konusu olabilir.
Dolayısıyla “uyuşturucu testim pozitif çıktı, takipsizlik alamam” şeklinde kesin bir yaklaşım doğru değildir.
Somut dosyanın tamamının değerlendirilmesi gerekir.
TCK 191 Dosyasında Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?
Uyuşturucu kullanma soruşturmalarında standart bir savunma metninin her dosyaya uygulanması doğru değildir.
Öncelikle;
- test raporunun içeriği,
- uyuşturucu ele geçirilip geçirilmediği,
- arama ve el koyma işlemleri,
- kişinin ifadesi,
- telefon incelemeleri,
- önceki TCK 191 dosyaları,
- kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları,
- denetimli serbestlik kayıtları,
- yeni olayın tarihi
incelenmelidir.
Özellikle kişinin daha önce TCK 191 dosyası bulunuyorsa eski ve yeni dosyanın tarihleri yan yana konularak değerlendirme yapılması önemlidir.
Çünkü yeni olayın bağımsız bir soruşturma mı, önceki erteleme kararının ihlali mi olduğu gibi meseleler bu tarihlere göre değişebilir.
İstanbul’da TCK 191 Soruşturması Nedeniyle İfadeye Çağrıldım
İstanbul’da uyuşturucu kullanma suçundan ifadeye çağrılan kişiler bakımından soruşturma, yetki kurallarına göre ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmektedir.
Dosya; olayın gerçekleştiği yere göre İstanbul Adliyesi (Çağlayan), İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal), Bakırköy Adliyesi, Küçükçekmece Adliyesi, Büyükçekmece Adliyesi, Gaziosmanpaşa Adliyesi, Silivri Adliyesi veya diğer yetkili adli mercilerde yürütülebilir.
İstanbul’da TCK 191 kapsamında ifadeye çağrılan kişinin özellikle uyuşturucu testi, önceki TCK 191 kayıtları, denetimli serbestlik süreci ve soruşturmadaki diğer delillerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Sadece testin pozitif çıkmış olması üzerinden savunma oluşturulması yerine, dosyanın tamamı incelenerek hareket edilmelidir.
Uyuşturucu Testim Pozitif Çıktı: İfade Verirken Nelere Dikkat Etmeliyim?
Uyuşturucu testi pozitif çıkan bir kişinin kolluk veya Cumhuriyet savcılığı tarafından ifadeye çağrılması mümkündür. Bu aşamada yapılan en önemli hatalardan biri, ifadenin yalnızca rutin bir işlem olduğunun düşünülmesidir.
Oysa uyuşturucu kullanma soruşturmalarında verilen ifade, soruşturmanın sonraki aşamalarını doğrudan etkileyebilir.
Özellikle kişinin;
- uyuşturucu kullanıp kullanmadığı,
- uyuşturucuyu nereden temin ettiği,
- kimden satın aldığı,
- ne kadar ödeme yaptığı,
- başka kişilerle birlikte kullanıp kullanmadığı,
- telefonundaki yazışmaların ne anlama geldiği,
- banka hesabından yapılan para transferlerinin sebebi
gibi konularda sorularla karşılaşması mümkündür.
Şüpheli, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına ve müdafi yardımından yararlanma hakkına sahiptir.
Bu nedenle “TCK 191’den ifadeye çağrıldım, ne söylemeliyim?” sorusunun herkese uygulanabilecek tek bir cevabı bulunmamaktadır. İfade stratejisinin dosyadaki somut delillere göre belirlenmesi gerekir.
İfade Vermeden Önce Dosyanın İçeriği Neden Önemlidir?
Uyuşturucu kullanma soruşturmasında kişinin yalnızca kendisine söylenen bilgiye dayanarak savunma hazırlaması yeterli olmayabilir.
Örneğin kişiye telefonda yalnızca;
“Uyuşturucu dosyası nedeniyle ifadeniz alınacak.”
denilmiş olabilir.
Ancak soruşturma dosyasında kişinin bilmediği;
- başka şüphelilerin ifadeleri,
- uyuşturucu test sonuçları,
- telefon incelemeleri,
- WhatsApp veya Telegram yazışmaları,
- banka transferleri,
- HTS kayıtları,
- arama ve el koyma tutanakları,
- fiziki takip kayıtları
bulunabilir.
Bu nedenle mümkün olan ölçüde soruşturmanın kapsamının ve isnadın öğrenilmesi, savunmanın buna göre hazırlanması önem taşımaktadır.
Özellikle dosyanın yalnızca TCK 191 uyuşturucu kullanma suçu kapsamında mı olduğu yoksa TCK 188 kapsamında uyuşturucu ticaretine ilişkin daha geniş bir soruşturmanın parçası mı olduğu önemlidir.
Uyuşturucu Kullandığımı Kabul Edersem Ne Olur?
Bu sorunun cevabı somut dosyaya göre değişmektedir.
Kişinin uyuşturucu kullandığını kabul etmesi, uyuşturucu kullanma iddiası bakımından değerlendirmeye alınabilecek bir beyandır. Ancak kişinin dosyasındaki test sonuçları, ele geçirilen maddeler ve diğer deliller de ayrıca değerlendirilir.
Öte yandan kişinin uyuşturucu kullandığını kabul etmesi, otomatik olarak uyuşturucu ticareti suçunu kabul ettiği anlamına gelmez.
Uyuşturucu kullanma ile uyuşturucu ticareti birbirinden farklı suç tipleridir.
Bununla birlikte ifade sırasında uyuşturucunun kimden, nasıl ve hangi bedelle temin edildiğine ilişkin verilen bilgiler başka kişiler hakkında yürütülen soruşturmalar bakımından da önem taşıyabilir.
Bu nedenle gerçeğe aykırı beyanda bulunulmaması gerektiği gibi, dosyanın kapsamı bilinmeden gelişigüzel açıklamalar yapılması da uygun değildir.
Uyuşturucu Kullanmadığımı Söylersem Pozitif Test Nedeniyle Sorun Olur mu?
Kişi uyuşturucu kullanmadığını belirtiyor ancak biyolojik örneğinde uyuşturucu veya uyuşturucu kullanımına ilişkin bir bulgu tespit edilmiş olabilir.
Böyle bir durumda test sonucunun neden pozitif çıktığının teknik olarak değerlendirilmesi gerekebilir.
Savunma açısından;
- testin türü,
- alınan numune,
- analiz yöntemi,
- tespit edilen madde veya metabolit,
- raporun kesinlik düzeyi,
- varsa doğrulama analizi,
- numune alma ve muhafaza süreci
önem taşıyabilir.
Dolayısıyla dosyada bilimsel bir rapor bulunurken yalnızca “kullanmadım” şeklinde savunma yapılması her dosyada yeterli olmayabilir.
Öncelikle raporun ne söylediğinin anlaşılması gerekir.
Uyuşturucu Testine Yeniden İtiraz veya İnceleme Talep Edilebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre mevcut toksikoloji veya laboratuvar raporuna yönelik itirazların ileri sürülmesi, raporun açıklığa kavuşturulmasının veya ek inceleme yapılmasının talep edilmesi gündeme gelebilir.
Ancak böyle bir talebin yalnızca;
“Testin yanlış olduğunu düşünüyorum.”
şeklinde ileri sürülmesi yerine somut gerekçelere dayandırılması daha sağlıklı olacaktır.
Özellikle testin yöntemi, rapordaki teknik veriler veya numune sürecine ilişkin bir itiraz varsa bunların açık biçimde ortaya konulması önemlidir.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkan Kişinin Telefonu İncelenir mi?
Uyuşturucu soruşturmalarında telefon ve diğer dijital materyallerin incelenmesi gündeme gelebilmektedir. Ancak telefon incelemesi yapılabilmesi için Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki ilgili usul ve koşulların bulunması gerekir.
Telefon incelemesinde;
- WhatsApp konuşmaları,
- Telegram mesajları,
- SMS kayıtları,
- fotoğraf ve videolar,
- rehber kayıtları,
- diğer dijital veriler
dosyanın kapsamına göre değerlendirmeye alınabilir.
Burada özellikle mesajların bağlamı önemlidir.
Tek bir kelime veya cümlenin konuşmanın bütününden koparılarak değerlendirilmesi ile mesajlaşmanın tamamının incelenmesi aynı sonucu vermeyebilir.
Bu nedenle uyuşturucu kullanma dosyasında telefon incelemesi varsa dijital delillerin tamamının dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Uyuşturucu Kullanma Suçunda Avukat Gerekli mi?
Ceza soruşturmasında müdafi yardımından yararlanmak şüphelinin temel haklarından biridir.
Özellikle uyuşturucu dosyalarında TCK 191 ile TCK 188 arasındaki ayrımın sonuçları son derece önemlidir.
Bir dosyada yalnızca uyuşturucu kullanma iddiası bulunurken başka bir dosyada;
- uyuşturucu miktarı,
- paketleme biçimi,
- hassas terazi,
- telefon yazışmaları,
- banka transferleri,
- diğer şüphelilerin beyanları
nedeniyle uyuşturucu ticareti iddiası da gündeme gelebilir.
Bu nedenle müdafi tarafından öncelikle dosyanın kapsamının ve kişinin hangi fiille ilişkilendirildiğinin değerlendirilmesi önemlidir.
Ayrıca daha önce TCK 191 kapsamında işlem gören kişiler bakımından eski soruşturma dosyalarının tarihleri ve sonuçları da yeni dosyayı doğrudan etkileyebilir.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıktı, Gözaltına Alınır mıyım?
Pozitif uyuşturucu testi tek başına her olayda gözaltı uygulanacağı anlamına gelmez.
Gözaltı tedbiri, ceza muhakemesi mevzuatındaki şartlara göre somut soruşturma kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle;
“Uyuşturucu testim pozitif çıktı, polis beni gözaltına alır mı?”
sorusuna yalnızca test sonucuna bakılarak kesin cevap verilemez.
Dosyanın yalnızca uyuşturucu kullanma iddiasından mı ibaret olduğu, başka suçlamaların bulunup bulunmadığı ve soruşturmanın mevcut durumu önemlidir.
Uyuşturucu Kullanma Suçundan Tutuklama Olur mu?
Tutuklama ile TCK 191 kapsamında uygulanan denetimli serbestlik birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Tutuklama bir koruma tedbiridir ve uygulanabilmesi için CMK’daki şartların gerçekleşmesi gerekir.
Dolayısıyla kişinin uyuşturucu testinin pozitif çıkması, tek başına otomatik olarak tutuklanacağı anlamına gelmez.
Bununla birlikte kişinin aynı soruşturma kapsamında uyuşturucu ticareti gibi başka bir suçtan şüpheli olması halinde değerlendirme farklılaşabilir.
Bu nedenle soruşturmanın hangi suçtan yürütüldüğünün öğrenilmesi önemlidir.
Uyuşturucu Testim Pozitif Çıktı, Ehliyetime El Konulur mu?
Bu noktada uyuşturucu kullanma suçuna ilişkin ceza soruşturması ile uyuşturucu etkisinde araç kullanmaya ilişkin trafik mevzuatının birbirinden ayrılması gerekir.
Kişinin yalnızca TCK 191 kapsamında soruşturulması ile araç kullanırken uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının tespit edilmesi aynı hukuki durum değildir.
Dolayısıyla “uyuşturucu testi pozitif çıktı, ehliyet gider mi?” sorusunun cevabı testin hangi olay kapsamında ve hangi amaçla yapıldığına göre değişebilir.
TCK 191 Dosyası Ne Zaman Kapanır?
Dosyanın kapanma şekli, soruşturmanın seyrine göre değişebilir.
İlk kez TCK 191 kapsamında işlem gören bir kişi hakkında kanundaki şartların bulunması halinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ve denetimli serbestlik sürecinin uygulanması gündeme gelebilir.
Erteleme süresinin kanunda öngörülen şekilde tamamlanması ve ihlal koşullarının gerçekleşmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir.
Buna karşılık kanunda belirtilen ihlal nedenlerinin ortaya çıkması halinde kamu davasının açılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle TCK 191 dosyasının sonucu yalnızca ilk test sonucuna göre değil, sonraki süreçle birlikte değerlendirilmelidir.
TCK 191 Davası Açılırsa Ne Olur?
Kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının açılması halinde artık yargılama mahkeme önünde devam eder.
Bu aşamada mahkeme;
- uyuşturucu testlerini,
- ele geçirilen maddeleri,
- kriminal raporları,
- şüpheli ve tanık ifadelerini,
- dijital delilleri,
- önceki soruşturma sürecini,
- erteleme ve ihlal kayıtlarını
dosyanın kapsamına göre değerlendirebilir.
Sanığın savunması ve lehine olan deliller de yargılama kapsamında ileri sürülebilir.
Bu nedenle soruşturma aşamasında oluşturulan dosyanın, sonraki kovuşturma süreci bakımından da önemli olduğu unutulmamalıdır.
İstanbul’da Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkan Kişiler Hangi Adliyede İşlem Görür?
İstanbul’da TCK 191 uyuşturucu kullanma soruşturmaları, olayın gerçekleştiği yer ve ceza muhakemesindeki yetki kurallarına göre ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülebilir.
İstanbul’daki soruşturmalarda dosyanın durumuna göre;
İstanbul Adliyesi (Çağlayan), İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal), Bakırköy Adliyesi, Küçükçekmece Adliyesi, Büyükçekmece Adliyesi, Gaziosmanpaşa Adliyesi, Silivri Adliyesi ve Çatalca Adliyesi bünyesindeki Cumhuriyet Başsavcılıkları gündeme gelebilir.
Örneğin Çağlayan ve çevresindeki bir soruşturma ile İstanbul Anadolu Yakası’ndaki bir soruşturma aynı başsavcılık tarafından yürütülmeyebilir.
Bu nedenle İstanbul’da uyuşturucu kullanmaktan ifadeye çağrılan kişinin öncelikle soruşturma numarasını, hangi Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı yürüttüğünü ve hangi suçtan şüpheli olduğunu öğrenmesi önemlidir.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkanların Sık Sorduğu Sorular
Uyuşturucu testim pozitif çıktı, kesin ceza alır mıyım?
Hayır. Test sonucunun pozitif olması ile kesinleşmiş ceza aynı şey değildir. Test sonucu ve soruşturmadaki diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıca TCK 191’in kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestliğe ilişkin özel hükümleri bulunmaktadır.
İlk defa uyuşturucu kullanmaktan yakalandım, hapse girer miyim?
İlk defa TCK 191 kapsamında soruşturulan kişi bakımından kanunda özel bir soruşturma sistemi öngörülmüştür. Somut dosya ve kişinin geçmişi incelenmeden doğrudan hapis cezası sonucu çıkarılmamalıdır.
Üzerimde uyuşturucu bulunmadı ama testim pozitif çıktı. Dosya açılır mı?
Uyuşturucu kullanmak da TCK 191 kapsamında düzenlendiğinden, üzerinde fiziksel olarak uyuşturucu bulunmaması tek başına soruşturmayı engellemez.
Saç testinde uyuşturucu çıkması delil olur mu?
Saç analizi soruşturma kapsamında değerlendirilebilecek bir delil olabilir. Ancak raporun içeriği, analiz yöntemi ve diğer delillerle ilişkisi birlikte incelenmelidir.
Uyuşturucu testine itiraz edebilir miyim?
Somut olayın özelliklerine göre rapora ilişkin teknik ve hukuki itirazların ileri sürülmesi veya ek inceleme talep edilmesi mümkün olabilir.
Denetimli serbestlikte test pozitif çıkarsa ne olur?
Önceki TCK 191 dosyası, erteleme kararı, olay tarihleri ve ihlalin niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Yeni kullanım iddiası önceki erteleme süreci bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Uyuşturucu testim pozitif çıktı ama telefonumda mesaj yok. Bu önemli mi?
Dosyadaki bütün deliller önemlidir. Telefonda uyuşturucuya ilişkin mesaj bulunmaması, test sonucunu ortadan kaldırmaz; ancak soruşturmanın bütünü değerlendirilirken dikkate alınabilecek hususlardan biri olabilir.
Uyuşturucu testi pozitif çıkınca sabıkaya işler mi?
Pozitif test sonucu tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet değildir. Soruşturma kaydı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve kesinleşmiş mahkûmiyet birbirinden farklı hukuki kavramlardır.
Sonuç: Uyuşturucu Testinin Pozitif Çıkması Otomatik Olarak Ceza Anlamına Gelmez
Uyuşturucu testim pozitif çıktı, ceza alır mıyım? sorusunun cevabı kişinin yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak verilemez.
Kan, idrar veya saç testinde uyuşturucu pozitif çıkması, TCK 191 kapsamında önemli bir delil olabilir. Ancak ceza soruşturmasında test sonucunun yanında kişinin ifadesi, ele geçirilen maddeler, arama ve el koyma tutanakları, telefon incelemeleri, önceki TCK 191 dosyaları ve diğer deliller de önem taşımaktadır.
Özellikle kişinin daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya denetimli serbestlik sürecine tabi tutulmuş olması halinde önceki ve yeni olayların tarihleri dikkatle incelenmelidir.
Aynı şekilde uyuşturucu testinin pozitif çıkması ile uyuşturucu ticareti suçunun işlendiği sonucuna otomatik olarak ulaşılamaz. TCK 188 ile TCK 191 arasındaki ayrım somut olayın bütününe göre yapılmalıdır.
İstanbul’da uyuşturucu kullanma nedeniyle ifadeye çağrılan veya uyuşturucu testi pozitif çıkan kişilerin hukuki durumu da her soruşturmanın kendi delillerine göre değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu kullanma şüphesi nedeniyle savcılık veya emniyet tarafından ifadeye çağrılan kişilerin ise ifade vermeden önce dosyadaki suçlamanın ve mevcut delillerin niteliğini değerlendirmesi önemlidir. İfade süreci hakkında ayrıntılı bilgi için “Uyuşturucu Suçunda Telefon İncelemesi (CMK 134): WhatsApp, Telegram, HTS ve Dijital Deliller Nasıl Değerlendirilir?“, ve “Savcılık İfadeye Çağırdı Ama Hangi Suçtan Çağırdığını Söylemiyor. Ne Yapmalıyım?“ makalelerimize göz atabilirsiniz.

