Uyuşturucu Soruşturmasında Başkasının İfadesinde Adınız Geçerse Gözaltına Alınır mısınız?

Uyuşturucu Soruşturmasında Başkasının İfadesinde Adınız Geçerse Gözaltına Alınır mısınız?

Uyuşturucu ifadesinde adım geçti” diyorsanız, başka bir kişinin sizi suçlamasının gözaltı veya tutuklama bakımından ne anlama geldiğinin dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda yalnızca üzerinde veya ikametinde uyuşturucu madde ele geçirilen kişiler hakkında işlem yapılmaz. Bir şüphelinin verdiği ifade, telefon incelemesi, banka hareketleri veya diğer deliller üzerinden soruşturmanın başka kişilere doğru genişlemesi mümkündür.

Özellikle uyuşturucu madde ticareti soruşturmalarında yakalanan kişinin “Uyuşturucuyu ondan aldım”, “Parayı onun hesabına gönderdim”, “Beni satıcıyla o tanıştırdı” şeklindeki ifadeleri üzerine üçüncü kişilerin isimleri dosyaya girebilmektedir.

Bu durumda adı geçen kişinin aklına doğal olarak şu sorular gelir:

“Uyuşturucu soruşturmasında başkasının ifadesinde adım geçti, gözaltına alınır mıyım?”

“Birisi uyuşturucuyu benden aldığını söylemiş, ne olur?”

“Uyuşturucudan ifadeye çağrıldım, tutuklanır mıyım?”

“Sadece bir kişinin ifadesiyle uyuşturucu ticaretinden hakkımda işlem yapılabilir mi?”

Bir kişinin başka bir şüphelinin ifadesinde adının geçmesi, o kişinin uyuşturucu madde ticareti yaptığının otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Bununla birlikte beyanın içeriğine ve beyanı destekleyen başka deliller bulunup bulunmadığına göre savcılık tarafından araştırma yapılması, kişinin ifadeye çağrılması veya somut olayın şartlarına göre farklı soruşturma işlemlerinin gündeme gelmesi mümkündür.

Bu nedenle uyuşturucu soruşturmasında adının geçtiğini öğrenen kişinin öncelikle neden suçlandığını ve bu suçlamanın hangi delillere dayandığını anlaması gerekir.


UYUŞTURUCU SORUŞTURMASINDA BAŞKASININ İFADESİNDE ADINIZIN GEÇMESİ NE ANLAMA GELİR?

Başkasının İfadesinde Adım Geçiyor, Hakkımda Soruşturma Başlar mı?

Uyuşturucu soruşturmalarının genişlemesinde şüpheli ifadeleri önemli bir rol oynayabilir.

Örneğin üzerinde uyuşturucu madde bulunan kişi;

“Uyuşturucuyu Ahmet’ten aldım.”

“Ahmet beni uyuşturucu satan kişiyle tanıştırdı.”

“Parayı Ahmet’in IBAN hesabına gönderdim.”

“Uyuşturucuyu almadan önce Ahmet’i aradım.”

“Maddeyi bana Ahmet getirdi.”

şeklinde beyanda bulunabilir.

Bu ifadelerin hukuki anlamları birbirinden farklıdır.

Bir kişinin yalnızca isminin konuşma içerisinde geçmesi ile doğrudan uyuşturucu satmakla suçlanması aynı şekilde değerlendirilemez.

Örneğin;

“Ahmet’i mahalleden tanıyorum.”

şeklindeki beyanla;

“Üzerimde bulunan uyuşturucu maddeyi dün akşam Ahmet’ten 15.000 TL karşılığında satın aldım.”

şeklindeki beyan arasında önemli bir fark bulunmaktadır.

İkinci durumda savcılığın adı verilen kişiyle ilgili araştırma yapması ihtimali daha yüksektir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken temel nokta şudur:

Bir kişinin sizi suçlaması, suçlamanın doğru olduğu veya uyuşturucu ticareti suçunun işlendiğinin ispatlandığı anlamına gelmez.

Suçlayıcı beyanın içeriği ve bu beyanı destekleyen başka delillerin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

“Uyuşturucuyu Ondan Aldım” Denilmesi Tek Başına Yeterli midir?

Uyuşturucu kullanırken yakalanan kişilere maddenin kimden temin edildiğinin sorulması mümkündür.

Kişinin bir isim vermesi halinde soruşturma adı verilen kişi yönünden genişleyebilir.

Ancak burada şu sorular önem kazanır:

Uyuşturucuyu aldığını söyleyen kişi sizi gerçekten tanıyor mu?

Sizi ne zamandan beri tanıyor?

Uyuşturucuyu hangi tarihte aldığını söylüyor?

Buluşmanın nerede gerçekleştiğini açıklıyor mu?

Uyuşturucunun miktarını ve ücretini biliyor mu?

İddia edilen tarihte telefon görüşmesi bulunuyor mu?

Banka transferi var mı?

WhatsApp veya diğer mesajlaşma kayıtlarında iddiayı destekleyen içerik bulunuyor mu?

Kamera görüntüsü mevcut mu?

Adresinizde veya aracınızda uyuşturucu bulunmuş mu?

Başka kişiler de aynı yönde ifade vermiş mi?

Bu soruların cevapları suçlayıcı beyanın delil değerinin değerlendirilmesinde önemlidir.

Örneğin bir kişi;

“Yaklaşık bir yıldır her hafta kendisinden uyuşturucu alıyorum.”

diyorsa taraflar arasında bu anlatımla uyumlu iletişim veya başka bağlantıların bulunup bulunmadığı araştırılabilir.

Uzun süredir düzenli uyuşturucu satın aldığını iddia eden kişiyle suçladığı kişi arasında hiçbir iletişim veya başka bağlantı bulunmaması, somut olayın özelliklerine göre savunmada önem taşıyabilir.

Suçlayan Kişinin Beyanı Neden Ayrıntılı İncelenmelidir?

Uyuşturucu dosyalarında yalnızca kişinin ne söylediğine değil, bunu ne zaman, hangi koşullarda ve ne kadar ayrıntılı söylediğine de bakılmalıdır.

Örneğin kişinin ilk ifadesinde;

“Uyuşturucuyu tanımadığım birinden aldım.”

deyip daha sonraki ifadesinde belirli bir kişinin adını vermesi halinde bu değişikliğin nedeni araştırılmalıdır.

Benzer şekilde farklı tarihlerde;

uyuşturucunun miktarı,

satın alma yeri,

satın alma tarihi,

ödenen para,

iletişim şekli

hakkında birbirinden farklı bilgiler verilmiş olması da önemlidir.

Beyanlar arasındaki çelişkiler somut dosyada savunma bakımından değerlendirilebilir.

Husumet veya İftira İhtimali Varsa Ne Olur?

Beyanda bulunan kişi ile suçlanan kişi arasında daha önce yaşanan bir uyuşmazlık bulunabilir.

Örneğin;

alacak verecek ilişkisi,

ticari anlaşmazlık,

kişisel husumet,

eski arkadaşlık nedeniyle kavga,

ailevi problem,

başka bir ceza soruşturması

bulunması mümkündür.

Böyle bir ilişkinin varlığı, beyanın otomatik olarak yanlış olduğunu göstermez. Ancak suçlayıcı kişinin beyanının güvenilirliği değerlendirilirken taraflar arasındaki geçmiş ilişkinin de dikkate alınması gerekebilir.

Birden Fazla Kişi Aynı İsmi Verirse Ne Olur?

Uyuşturucu soruşturmalarında bazen farklı kişilerin aynı kişiyi uyuşturucu satıcısı olarak göstermesi mümkündür.

Bu durumda soruşturma makamları söz konusu beyanları birlikte değerlendirebilir.

Ancak savunma bakımından;

kişilerin birbirlerini tanıyıp tanımadığı,

aynı operasyon kapsamında yakalanıp yakalanmadıkları,

ifadelerin birbirinden bağımsız olup olmadığı,

anlatımların ayrıntılarının uyuşup uyuşmadığı,

telefon ve banka kayıtlarının anlatımları destekleyip desteklemediği

araştırılmalıdır.

Üç kişinin aynı ismi söylemesi ilk bakışta önemli görülebilir. Fakat üç kişinin birbirini tanıdığı ve ifadelerin aynı olay çevresinde ortaya çıktığı bir durum ile birbirinden bağımsız üç kişinin farklı tarihlerde benzer ayrıntılar vermesi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.


BAŞKASININ İFADESİNDE ADI GEÇEN KİŞİ GÖZALTINA ALINABİLİR Mİ?

Uyuşturucu İfadesinde Adım Geçti, Gözaltına Alınır mıyım?

Başkasının ifadesinde adınızın geçmesi otomatik olarak gözaltına alınacağınız anlamına gelmez.

Soruşturmanın niteliği, hakkınızdaki beyanın içeriği ve mevcut diğer deliller önemlidir.

Bazı durumlarda kişi yalnızca ifadeye çağrılabilirken bazı soruşturmalarda kanuni şartların bulunması halinde farklı koruma tedbirleri gündeme gelebilir.

Örneğin A isimli kişi uyuşturucu maddeyle yakalanıp;

“Bu uyuşturucuyu B’den satın aldım.”

derse soruşturma makamları B’nin durumunu araştırabilir.

A ile B arasında iletişim bulunuyor mu?

A’dan B’ye para transferi yapılmış mı?

B’nin adı başka kişilerin ifadelerinde geçiyor mu?

B hakkında daha önce elde edilmiş başka deliller var mı?

B’nin adresiyle ilgili başka bir bilgi bulunuyor mu?

Bütün bunlar soruşturmanın yönünü etkileyebilir.

Başkasının İfadesi Üzerine Ev Araması Yapılabilir mi?

Uyuşturucu soruşturmasında adı geçen kişilerin en fazla endişe ettiği konulardan biri ev aramasıdır.

Ancak bir kişinin başka bir ifadede adının geçmesi tek başına her durumda evinin aranacağı anlamına gelmez. Arama tedbirinin kanuni şartlarının somut olayda bulunması gerekir.

Arama gerçekleştirilmişse, aramanın sonucu da ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin uyuşturucu madde bulunmuşsa;

maddenin evin neresinde bulunduğu,

evde kaç kişinin yaşadığı,

bulunduğu alanı kimin kullandığı,

maddenin miktarı,

paketlenme biçimi,

yanında hassas terazi veya paketleme materyali bulunup bulunmadığı

gibi hususlar önemlidir.

Birden fazla kişinin yaşadığı evde ortak alanda uyuşturucu bulunması halinde maddenin aidiyeti ayrıca tartışma konusu olabilir.

Telefonuma El Konulabilir mi?

Uyuşturucu soruşturmalarında cep telefonları önemli dijital deliller arasında yer almaktadır.

Telefonlarda;

WhatsApp,

Telegram,

Signal,

SMS,

arama kayıtları,

fotoğraflar,

videolar,

notlar

ve başka veriler bulunabilir.

Telefonun ele geçirilmesi ile içeriğinin incelenmesi ise hukuken aynı mesele değildir. Dijital inceleme bakımından ceza muhakemesi mevzuatındaki şartların somut olay yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

WhatsApp Mesajları Uyuşturucu Ticareti Delili Olur mu?

Mesaj içerikleri soruşturmalarda önemli hale gelebilir.

Ancak mesajların bağlamından koparılmadan değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin;

“Var mı?”

“20 tane getir.”

“Akşam bırak.”

“Aynısından lazım.”

şeklindeki ifadeler tek başına farklı anlamlara gelebilir.

Taraflar arasında başka bir ticari ilişki varsa mesajların anlamı tamamen değişebilir.

Bu nedenle yalnızca kolluğun veya iddia makamının dikkat çektiği birkaç cümleye değil, konuşmanın öncesi ve sonrasına da bakılması önemlidir.

Banka Hesabı ve IBAN Hareketleri İncelenir mi?

Uyuşturucu ticareti soruşturmalarında banka hareketleri de araştırılabilir.

Özellikle suçlayan kişi;

“Uyuşturucu parasını onun hesabına gönderdim.”

şeklinde beyanda bulunuyorsa iddia edilen transfer önemli hale gelecektir.

Ancak bir hesaba para gönderilmiş olması tek başına uyuşturucu ticaretini kanıtlamaz.

Transfer;

borç,

araç alışverişi,

ticari mal,

kira,

ortak gider,

emanet,

önceden mevcut başka bir alacak

nedeniyle yapılmış olabilir.

Bu durumda transferin tarihi, miktarı, açıklaması ve taraflar arasındaki ilişkinin gerçek niteliği değerlendirilmelidir.

Örneğin uyuşturucu parası olduğu iddia edilen 30.000 TL gerçekte araç tamirinden kaynaklanıyorsa buna ilişkin mesajlar, faturalar veya başka kayıtlar savunma açısından önem taşıyabilir.

HTS Kaydı Tek Başına Uyuşturucu Ticareti Delili midir?

İki kişinin birbirini araması, tek başına uyuşturucu ticareti yaptıklarını göstermez.

Özellikle arkadaşlık, akrabalık veya ticari ilişki bulunan kişiler arasında yoğun telefon görüşmesi yapılması olağandır.

Bu nedenle;

görüşmelerin tarihleri,

sıklığı,

iddia edilen uyuşturucu alışverişleriyle zaman bakımından bağlantısı,

tarafların birbirini tanıma nedeni

birlikte değerlendirilmelidir.


UYUŞTURUCU İFADESİNDE ADI GEÇEN KİŞİ TUTUKLANIR MI?

Uyuşturucudan İfadeye Çağrıldım, Tutuklanır mıyım?

İfadeye çağrılmak ile tutuklanmak aynı şey değildir.

Kişinin ifadesinin alınmasının ardından soruşturma makamları mevcut delillere göre değerlendirme yapar.

Tutuklama söz konusu olduğunda kanunun aradığı şartların somut olayda bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Dolayısıyla;

“Bir kişi benim uyuşturucu sattığımı söylemiş, kesin tutuklanırım.”

şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Bununla birlikte uyuşturucu madde ticareti iddiasının ciddi sonuçları bulunduğundan, özellikle ilk ifade aşamasında dosyanın delil yapısının dikkate alınması önemlidir.

Tek Bir Kişinin “Bana Uyuşturucu Sattı” Demesi Yeterli midir?

Burada soruşturma işlemleri, tutuklama değerlendirmesi ve mahkûmiyet için gereken ispat düzeyinin birbirinden ayrılması gerekir.

Savunma açısından temel soru şudur:

Suçlayıcı beyanı destekleyen başka somut deliller bulunuyor mu?

Örneğin;

evde uyuşturucu bulunmamış,

araçta uyuşturucu bulunmamış,

telefon incelemesinde satışa ilişkin mesaj bulunmamış,

iddia edilen banka transferi mevcut değil,

fiziki takipte satış görülmemiş,

başka bağımsız bir delil elde edilmemiş

olabilir.

Bunların tamamı somut dosyada ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Buna karşılık suçlayıcı beyanın yanında telefon mesajları, para transferleri, arama sonucu elde edilen maddeler veya başka deliller bulunması halinde dosyanın değerlendirilmesi değişebilir.

Uyuşturucu Kullanıcısının Satıcıyı Teşhis Etmesi

Uyuşturucu kullanan kişinin maddeyi satın aldığı kişiyi teşhis etmesi de soruşturmalarda karşılaşılan durumlardandır.

Bu durumda;

kişiyi daha önceden tanıyıp tanımadığı,

ismini nasıl bildiği,

telefon numarasını nereden aldığı,

kaç defa alışveriş yaptığını söylediği,

alışverişlerin nerede gerçekleştiği,

teşhisin hangi koşullarda yapıldığı

önemlidir.

Örneğin kullanıcı;

“Yaklaşık sekiz aydır bu kişiden haftada iki defa uyuşturucu alıyorum.”

diyorsa sekiz aylık süreç içerisindeki iletişim ve diğer kayıtların bu anlatımla uyumlu olup olmadığı araştırılabilir.

Kullanıcı Olmak ile Uyuşturucu Ticareti Yapmak Aynı Şey midir?

Hayır.

Uyuşturucu soruşturmalarının önemli meselelerinden biri uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurma ile uyuşturucu ticareti arasındaki ayrımdır.

Bir kişinin uyuşturucu kullanması, uyuşturucu kullanan kişilerle arkadaş olması veya daha önce uyuşturucu satın almış olması tek başına uyuşturucu sattığını göstermez.

Uyuşturucu ticareti iddiasında;

maddenin miktarı,

bulundurulma biçimi,

paketleme,

hassas terazi,

iletişim içerikleri,

para hareketleri,

şüpheli veya tanık anlatımları,

yakalamanın koşulları

gibi unsurlar somut olayın bütününde değerlendirilebilir.

Bu nedenle başka bir kişinin ifadesinde adınız geçiyorsa ilk belirlenmesi gereken konulardan biri size tam olarak hangi fiilin isnat edildiğidir.

Uyuşturucu sattığınız mı söyleniyor?

Maddeyi temin ettiğiniz mi?

Satıcıyla alıcı arasında aracılık yaptığınız mı?

Uyuşturucuyu taşıdığınız mı?

Yoksa yalnızca soruşturmadaki kişilerle iletişim kurduğunuz mu tespit edilmiş?

Savunmanın yönü bu sorunun cevabına göre değişecektir.

İfade Verirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uyuşturucu soruşturmalarında herkes için kullanılabilecek hazır bir savunma metni bulunmamaktadır.

Savunmanın gerçek olayla uyumlu olması gerekir.

Örneğin suçlayan kişiyi gerçekten tanıyorsanız;

“Bu kişiyi hiç tanımıyorum.”

şeklindeki gerçeğe aykırı bir savunma, daha sonra yüzlerce telefon görüşmesi veya mesajlaşma ortaya çıktığında savunmanın güvenilirliğine zarar verebilir.

Bunun yerine gerçek ilişkinin açıklanması gerekir.

Taraflar;

arkadaş,

akraba,

eski iş arkadaşı,

müşteri,

ticari ortak,

aynı mahallede yaşayan kişiler

olabilir.

Benzer şekilde para transferi bulunuyorsa transferi tamamen inkâr etmek yerine gerçek sebebinin açıklanması ve mümkünse bunu destekleyen belgelerin ortaya konulması önemlidir.


UYUŞTURUCU SORUŞTURMASINDA NE YAPILMALI? – ADLİYE SÜRECİ

Uyuşturucudan İfadeye Çağrılan Kişi Ne Yapmalı?

Polis tarafından aranarak;

“Uyuşturucu soruşturması kapsamında ifadenizin alınması gerekiyor.”

denilmesi doğal olarak ciddi endişeye neden olabilir.

Bu aşamada dosyadaki diğer kişilerle irtibata geçerek ne söylediklerini öğrenmeye çalışmak veya telefon içerisindeki veriler üzerinde işlem yapmak doğru değildir.

Öncelikle mümkün olduğu ölçüde;

hangi soruşturma kapsamında çağrıldığı,

hangi suçun isnat edildiği,

şüpheli sıfatının bulunup bulunmadığı,

soruşturmayı hangi makamın yürüttüğü

tespit edilmelidir.

Şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır.

Özellikle uyuşturucu ticareti gibi ağır sonuçları olabilecek bir suçlamada ilk ifadenin dosyadaki objektif verilerle uyumlu şekilde değerlendirilmesi önemlidir.

İstanbul’da Uyuşturucu Soruşturması ve Adliye Süreci

İstanbul’da uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalar olayın gerçekleştiği yer ve yetki kurallarına göre farklı Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülebilir.

Bu nedenle İstanbul uyuşturucu avukatı arayan kişinin öncelikle dosyanın hangi adli çevrede bulunduğunu belirlemesi önemlidir.

İstanbul’un merkezi bölgelerinde meydana gelen bazı olaylarda Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı, Avrupa Yakası’nın farklı bölgelerinde Bakırköy, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece veya Büyükçekmece adliyeleri, Anadolu Yakası’ndaki birçok olayda ise Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi gündeme gelebilir.

Yetkili adli merci her somut olayın özelliklerine göre ayrıca belirlenir.

Çağlayan ve İstanbul Adalet Sarayı Uyuşturucu Soruşturmaları

Şişli, Kağıthane, Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer ve çevresindeki uyuşturucu soruşturmalarında dosyanın niteliğine göre Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı ile bağlantılı bir süreç söz konusu olabilir.

Bu nedenle Çağlayan uyuşturucu avukatı, Şişli uyuşturucu avukatı veya Kağıthane uyuşturucu avukatı şeklinde arama yapan kişiler çoğunlukla gözaltı, ifade veya tutuklama sürecinin henüz başlangıcında bulunmaktadır.

Başkasının ifadesinde adı geçen kişinin savunmasında ise adliyenin bulunduğu yerden çok, suçlayıcı beyanın hangi delillerle desteklendiği önemlidir.

Bakırköy ve Çevresinde Uyuşturucu Soruşturması

Bakırköy ve çevresinde gerçekleşen olaylarda Bakırköy uyuşturucu avukatı, Bahçelievler uyuşturucu avukatı ve Bağcılar uyuşturucu avukatı gibi yerel aramalar yapılabilmektedir.

Özellikle bir kişinin uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınması halinde yakınları çoğu zaman ilk olarak kişinin hangi dosyadan gözaltına alındığını ve hangi adliyeye götürüleceğini öğrenmeye çalışmaktadır.

Dosyanın hangi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü tespit edildikten sonra soruşturmanın hukuki durumu değerlendirilebilir.

İstanbul Anadolu Yakası Uyuşturucu Soruşturmaları

Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Sancaktepe, Çekmeköy ve Tuzla gibi ilçelerde meydana gelen olaylarda İstanbul Anadolu Adliyesi ile bağlantılı süreçler gündeme gelebilir.

Bu nedenle Anadolu Yakası uyuşturucu avukatı, Kartal uyuşturucu avukatı, Kadıköy uyuşturucu avukatı, Ataşehir uyuşturucu avukatı ve Pendik uyuşturucu avukatı gibi aramalar da yapılmaktadır.

Özellikle başkasının ifadesinde adı geçen kişinin soruşturmaya dahil edilmesi halinde telefon, banka, HTS ve diğer delillerin suçlayıcı beyanla uyumlu olup olmadığı önem taşır.

Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Büyükçekmece Uyuşturucu Dosyaları

İstanbul’un diğer bölgelerinde gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonlarında Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Büyükçekmece adli çevreleri de gündeme gelebilir.

Gaziosmanpaşa, Esenyurt, Avcılar, Beylikdüzü, Başakşehir ve çevresinde yaşayan kişilerin özellikle operasyon sonrasında “uyuşturucudan gözaltına alınan yakınım için avukat”, “uyuşturucu operasyonu avukatı İstanbul” veya ilgili ilçe adıyla birlikte uyuşturucu avukatı şeklinde arama yapması mümkündür.

Bu noktada dosyanın bulunduğu adliyenin tespit edilmesi kadar, soruşturmanın hangi deliller üzerinden yürüdüğünün anlaşılması da önemlidir.

İstanbul’da Yakınım Uyuşturucu Operasyonunda Gözaltına Alındı, Ne Yapmalıyım?

Özellikle sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda aileler ilk aşamada kişinin nerede bulunduğunu ve neden gözaltına alındığını tam olarak bilemeyebilir.

Bu durumda öncelikle;

kişinin hangi kolluk biriminde bulunduğu,

hangi soruşturma kapsamında işlem gördüğü,

dosyayı hangi Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü,

isnat edilen suç,

arama ve el koyma işlemleri,

kişinin hukuki statüsü

belirlenmelidir.

Kişinin başka bir şüphelinin ifadesi nedeniyle gözaltına alındığı öğrenilmişse, söz konusu kişinin tam olarak ne söylediği ve bu anlatımın başka delillerle desteklenip desteklenmediği dosyanın temel meselelerinden biri olacaktır.

İstanbul Uyuşturucu Avukatı Açısından Soruşturmanın İlk Aşaması Neden Önemlidir?

Uyuşturucu soruşturmalarında hukuki yardım yalnızca dava açıldıktan sonra önem kazanmaz.

Soruşturma aşamasında;

ilk ifade,

arama,

el koyma,

telefon incelemesi,

banka hesaplarının araştırılması,

HTS kayıtları,

diğer şüphelilerin ifadeleri,

tutuklama değerlendirmesi

gibi dosyanın ilerleyen aşamalarını etkileyebilecek işlemler gerçekleştirilebilir.

Bu nedenle İstanbul’da uyuşturucu soruşturmasında başkasının ifadesinde adı geçen, uyuşturucudan ifadeye çağrılan veya uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan kişinin hukuki durumunun mümkün olduğunca erken değerlendirilmesi önemlidir.

Sonuç: Başkasının İfadesinde Adınızın Geçmesi Tek Başına Uyuşturucu Ticareti Yaptığınız Anlamına Gelmez

Uyuşturucu soruşturmasında başka bir kişinin;

“Uyuşturucuyu ondan aldım.”

demesi ciddi bir iddiadır.

Ancak bu beyan, tek başına kişinin uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin otomatik olarak kabul edilmesi anlamına gelmez.

Dosyada;

suçlayıcı beyan,

telefon kayıtları,

WhatsApp veya diğer mesajlaşmalar,

banka transferleri,

HTS kayıtları,

arama sonuçları,

ele geçirilen maddeler,

kamera görüntüleri,

kriminal incelemeler

ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle suçlayan kişinin anlatımlarında çelişkiler bulunması, iddia edilen para transferinin mevcut olmaması, telefon kayıtlarının anlatımla uyuşmaması veya taraflar arasındaki ilişkinin başka hukuka uygun bir açıklamasının bulunması somut dosyada önem taşıyabilir.

Bu nedenle uyuşturucu soruşturmasında başkasının ifadesinde adı geçen kişinin savunması yalnızca suçlamayı inkâr etmek üzerine değil, suçlayıcı beyanın dosyadaki objektif delillerle karşılaştırılması üzerine kurulmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Uyuşturucu soruşturmasında başkasının ifadesinde adım geçti, gözaltına alınır mıyım?

Bir ifadede adınızın geçmesi otomatik olarak gözaltına alınacağınız anlamına gelmez. Beyanın niteliği ve dosyadaki diğer deliller değerlendirilmelidir.

Birisi “uyuşturucuyu ondan aldım” derse tutuklanır mıyım?

Bu beyan tek başına otomatik tutuklama anlamına gelmez. Tutuklama şartları somut dosya kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Uyuşturucudan ifadeye çağrıldım, avukatla gidebilir miyim?

Şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır.

WhatsApp mesajları uyuşturucu ticareti delili olabilir mi?

Mesajlar soruşturma kapsamında değerlendirilebilir. Ancak mesajların bağlamı ve diğer delillerle ilişkisi önemlidir.

IBAN hesabıma para gelmiş olması uyuşturucu ticaretini kanıtlar mı?

Tek başına para transferi uyuşturucu ticaretini kanıtlamaz. Transferin nedeni ve suçlamayla bağlantısı araştırılmalıdır.

HTS kaydı uyuşturucu ticaretini gösterir mi?

İki kişinin telefonla görüşmesi tek başına uyuşturucu ticareti yaptıklarını göstermez. İletişimin niteliği diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

İstanbul’da uyuşturucu soruşturması hangi adliyede yürütülür?

Olayın gerçekleştiği yer ve yetki kurallarına göre değişebilir. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı, Bakırköy, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi somut olayın yerine göre gündeme gelebilir.


Bilgilendirme: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her uyuşturucu soruşturmasının delil yapısı ve hukuki koşulları farklı olduğundan somut olay özelinde ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.