P2P nedeniyle ifadeye çağrıldım diyorsanız; özellikle Binance, OKX, Bybit veya benzeri bir platform üzerinden USDT ya da başka bir kripto varlık sattıktan sonra banka hesabınıza gelen paranın bir dolandırıcılık dosyasıyla bağlantılı olduğunun ileri sürülmesi söz konusu olabilir. Kişi P2P üzerinden kripto sattığını düşünürken, haftalar veya aylar sonra polis merkezi ya da savcılık tarafından aranarak dolandırıcılık soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığını öğrenebilir.
Bu tür dosyalardaki temel sorun şudur: P2P satıcısı kripto varlığını teslim etmiş ve karşılığında banka hesabına Türk lirası almıştır. Ancak daha sonra parayı gönderen kişinin, P2P platformunda kriptoyu satın alan kişiyle aynı kişi olmadığı veya hesaba gelen paranın başka bir dolandırıcılık olayından kaynaklandığı iddia edilebilir. Böylece mağdurun banka hareketleri incelendiğinde paranın ulaştığı hesaplardan biri P2P satıcısına ait olduğu için satıcı da soruşturmanın içine girebilir.
Nitekim internetteki güncel kullanıcı şikâyetlerinde, P2P üzerinden USDT sattıktan aylar sonra hesaba gelen paranın hukuka aykırı yollardan elde edildiğinin ileri sürülmesi nedeniyle ifadeye çağrıldığını belirten kullanıcı örnekleri bulunmaktadır. Binance’ın kendi P2P güvenlik açıklamalarında da bazı P2P satıcılarının alıcılarla bağlantılı dolandırıcılık olayları sonrasında banka hesaplarının dondurulabildiğine dikkat çekilmektedir.
Ancak P2P işlemi yapmak veya banka hesabına bir P2P işlemi nedeniyle para gelmesi tek başına kişinin dolandırıcılık suçunu işlediğini göstermez. Ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde kişinin dolandırıcılık eylemiyle bağlantısı, kastı, paranın kaynağına ilişkin bilgisi, kripto varlığı gerçekten teslim edip etmediği, işlemin ticari geçmişi ve dosyadaki diğer deliller önemlidir.
Bu nedenle “Ben yalnızca USDT sattım.” şeklindeki tek cümlelik bir açıklama yerine, banka transferi ile P2P emri ve kripto teslimi arasındaki ilişkinin somut kayıtlarla ortaya konulması önem taşır. Güncel P2P hukuku değerlendirmelerinde de emir numarası, platform kayıtları, banka dekontu, işlem zamanı ve blokzincir kayıtlarının birlikte incelenmesinin önemine dikkat çekilmektedir.
Bu yazıda P2P nedeniyle ifadeye çağrılma, USDT satışı sonrasında hesaba dolandırıcılık parası gelmesi, üçüncü kişi ödemesi, P2P işlem kayıtları, banka hesabı incelemesi, dolandırıcılık soruşturması ve ifade süreci dört ana bölüm altında ele alınacaktır.
P2P işleminin arkasındaki para bir dolandırıcılık mağdurundan gelmişse, mağdur açısından banka bildirimi, para hareketlerinin takibi ve adli başvuru süreci ayrıca önem taşır. Bu konuda dolandırıcıya para gönderdim başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
P2P NEDENİYLE İFADEYE ÇAĞRILDIM: NEDEN DOLANDIRICILIK ŞÜPHELİSİ OLDUM?
P2P İşlemi Nedir ve Ceza Dosyasıyla Nasıl Bağlantılı Hâle Gelebilir?
P2P, “peer-to-peer” yani kişiden kişiye işlem modelini ifade eder. Kripto varlık platformlarında kullanılan P2P sisteminde alıcı ve satıcı belirli koşullar altında birbirleriyle işlem gerçekleştirebilir.
Basit bir örnek üzerinden anlatmak gerekirse:
Ali’nin elinde 5.000 USDT bulunmaktadır.
Ali P2P platformunda USDT satışı için işlem gerçekleştirir.
Mehmet 1.000 USDT satın almak ister.
Mehmet, işlem kapsamında belirtilen banka hesabına Türk lirası gönderir.
Ali ödemenin hesabına ulaştığını kontrol eder ve işlem şartlarına göre kripto varlığın serbest bırakılması süreci tamamlanır.
Normal bir P2P işleminde ekonomik mantık budur.
Ceza soruşturması riski ise banka hesabına gelen paranın başka bir suçla bağlantılı olduğunun ileri sürülmesi durumunda ortaya çıkabilir.
P2P ile USDT Sattım, Neden İfadeye Çağrıldım?
En sık karşılaşılan sorulardan biri budur:
“P2P ile USDT sattım, paramı aldım ve kriptoyu teslim ettim. Dolandırıcılık yapmadım. Neden beni ifadeye çağırıyorlar?”
Bunun nedeni çoğu zaman paranın izinin banka hesapları üzerinden takip edilmesidir.
Bir kişi internet üzerinden dolandırıldığını düşünerek savcılığa veya kolluğa başvurduğunda yaptığı para transferlerini gösterebilir.
Örneğin mağdur;
“150.000 TL gönderdim.”
diyebilir.
Banka kayıtları incelendiğinde bu 150.000 TL’nin doğrudan veya belirli transferler sonucunda sizin hesabınıza ulaştığı görülebilir.
Soruşturma makamı açısından ilk aşamada görünen objektif olgu şudur:
Şikâyetçinin para gönderdiği hesap sizin adınıza kayıtlıdır.
Bu nedenle hesap sahibinin ifadesine başvurulması gündeme gelebilir.
Ancak bu durum tek başına hesap sahibinin dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiğini kanıtlamaz.
Asıl araştırılması gereken, paranın neden bu hesaba geldiğidir.
P2P Hesabıma Dolandırıcılık Parası Geldi: Suçlu Olur muyum?
Hayır, yalnızca hesabınıza daha sonra bir dolandırıcılık olayıyla bağlantılı olduğu ileri sürülen para gelmiş olması üzerinden otomatik olarak suçluluk sonucuna varılamaz.
Ceza sorumluluğu kişiseldir.
Dolandırıcılık suçlamasında kişinin somut eyleminin ve gerekli manevi unsurun ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle şu iki senaryo aynı değildir:
Birinci senaryoda kişi dolandırıcılık organizasyonunun parçasıdır, mağdurdan gelecek parayı bilmektedir ve hesabını bu amaçla kullanmaktadır.
İkinci senaryoda ise kişi P2P platformunda gerçek bir USDT satışı yapmış, hesabına para geldikten sonra karşılığındaki kripto varlığı teslim etmiş ve paranın üçüncü bir kişiden suç yoluyla elde edildiğini bilmemektedir.
Her iki durumda da banka hesabında para hareketi bulunabilir.
Fakat ceza hukuku bakımından değerlendirme aynı olmak zorunda değildir.
P2P İşlemi Yapmak Tek Başına Dolandırıcılık Suçu mudur?
P2P işlemi gerçekleştirilmiş olması tek başına dolandırıcılık suçunun işlendiğini ortaya koymaz.
Önemli olan P2P işleminin arkasındaki gerçek olaydır.
Soruşturma makamlarının şu soruların cevabını araştırması gerekebilir:
Gerçek bir P2P emri var mı?
Gerçekten kripto varlık teslim edildi mi?
Para transferiyle kripto teslimi arasında zaman ve miktar bağlantısı var mı?
P2P alıcısı kim?
Bankadan parayı gönderen kişi kim?
Bu iki kişi aynı mı?
Şüpheli paranın suçtan elde edildiğini biliyor muydu?
Şüpheli ile asıl dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişiler arasında bağlantı var mı?
Bu soruların cevapları dosyanın hukuki değerlendirmesini değiştirebilir.
P2P Dolandırıcılık Soruşturması Nasıl Başlar?
Örnek bir olay düşünelim.
Ayşe, internette kendisini yatırım danışmanı olarak tanıtan bir kişi tarafından 200.000 TL göndermeye ikna edilmiş olsun.
Dolandırıcı, Ayşe’ye sizin banka hesabınızı vermiş olabilir.
Ayşe sizi tanımamaktadır.
Siz de Ayşe’yi tanımıyorsunuzdur.
Fakat aynı sırada P2P platformunda başka bir kullanıcı sizden USDT satın almaktadır.
Banka hesabınıza 200.000 TL gelir.
Siz ödemenin geldiğini görür ve P2P işlemi kapsamında kriptoyu serbest bırakırsınız.
Daha sonra Ayşe dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olur.
Savcılık banka hesabını incelediğinde:
Ayşe → sizin hesabınız → 200.000 TL
hareketini görür.
İşte P2P satıcısının ceza soruşturmasına dâhil olması bu noktada gerçekleşebilir.
Bu tip yapı uygulamada sıklıkla “üçgen dolandırıcılık” veya üçüncü kişi ödemesi senaryosu şeklinde tarif edilmektedir. Güncel P2P hukuk içeriklerinde de P2P siparişini veren kişi ile banka transferini yapan kişinin farklı olmasının soruşturma bakımından kritik olabileceği belirtilmektedir.
P2P’de Üçüncü Kişiden Para Geldi: Neden Önemli?
Bu, makalenin en kritik noktalarından biridir.
Normal işlemde P2P üzerinden kripto alan kişiyle banka transferini yapan kişinin aynı olması beklenebilir. Fakat somut olayda:
P2P alıcısı: A kişisi
Bankadan para gönderen: B kişisi
USDT satıcısı: Siz
olabilir.
Daha sonra B kişisinin dolandırıldığı ortaya çıkarsa soruşturmanın merkezinde şu soru bulunabilir:
A kişisi B kişisini dolandırarak B’nin parasını P2P satıcısına mı göndertti?
Bu durumda P2P satıcısının A ile birlikte hareket edip etmediği ayrıca araştırılmalıdır.
Sırf B’nin parasının satıcının hesabına gelmesi, satıcının A’nın gerçekleştirdiği iddia edilen dolandırıcılığı bildiğini kendiliğinden göstermez.
Fakat bu ödeme şekli soruşturma makamları açısından araştırılması gereken ciddi bir bağlantıdır.
P2P’de Parayı Gönderen Kişi ile Kriptoyu Alan Kişi Farklıysa Ne Olur?
Bu durumda savunma açısından banka kaydı ile P2P platform kaydının birlikte değerlendirilmesi özellikle önem kazanır.
Örneğin banka hesabınıza:
14.32’de 95.000 TL gelmiş,
P2P emri 14.25’te oluşturulmuş,
95.000 TL’ye karşılık gelen USDT 14.35’te serbest bırakılmış olabilir.
Bu zaman ilişkisi gerçek bir P2P satışının bulunduğu iddiasını destekleyebilecek verilerden biri olabilir.
Ancak tek başına yeterli olmayabilir.
P2P kullanıcısının kimliği, platform yazışmaları ve diğer bağlantılar da değerlendirilmelidir.
Aylar Sonra İfadeye Çağrılmam Normal mi?
Bir P2P işlemi gerçekleştikten hemen sonra ifadeye çağrılmak zorunda değilsiniz.
Mağdurun olayı daha sonra fark etmesi, suç duyurusunda bulunması, banka kayıtlarının toplanması ve para hareketlerinin araştırılması zaman alabilir.
Bu nedenle kişi aylar önce yaptığı bir P2P işlemi nedeniyle daha sonra ifadeye çağrılabilir.
Nitekim güncel kullanıcı şikâyetlerinde P2P USDT satışından aylar sonra ifadeye çağrıldığını belirten örnekler bulunmaktadır.
Bu nedenle eski P2P işlemlerine ilişkin kayıtların korunması önemlidir.
P2P İLE USDT SATTIM, DOLANDIRILAN KİŞİNİN PARASI HESABIMA GELDİ: SORUMLU OLUR MUYUM?
P2P Nedeniyle İfadeye Çağrıldım: En Önemli Konu Kast mı?
Ceza soruşturmasında yalnızca paranın sizin hesabınıza gelmiş olması değil, bu para transferiyle ve iddia edilen dolandırıcılık eylemiyle ilişkinizin ne olduğu araştırılmalıdır.
Örneğin;
dolandırılan kişiyi tanıyor musunuz,
P2P alıcısını önceden tanıyor musunuz,
aralarında nasıl bir bağlantı olduğunu biliyor muydunuz,
P2P işlemi gerçekten gerçekleştirildi mi,
kripto teslim edildi mi,
işlem piyasa koşullarıyla açıklanabilir mi,
benzer işlemleri daha önce de yapıyor muydunuz,
asıl şüphelilerle iletişiminiz var mı
gibi hususlar önem kazanabilir.
Dolandırıcılık suçunda ceza sorumluluğu değerlendirilirken failin bilerek ve isteyerek hareket edip etmediği önemlidir. Bu nedenle kişinin suçtan haberdar olmadan gerçek bir P2P işlemi gerçekleştirdiği iddiasıyla, dolandırıcılık düzeninin parçası olarak hesabını kullandığı iddiası birbirinden ayrılmalıdır.
“Ben Sadece USDT Sattım” Demek Yeterli mi?
Tek başına bu cümle çoğu zaman yeterli bir açıklama değildir.
Çünkü soruşturma makamının önünde bir banka transferi bulunmaktadır.
Bu nedenle “USDT sattım.” açıklamasının mümkünse işlem kayıtlarıyla desteklenmesi önemlidir.
Örneğin;
P2P order ID,
işlem tarihi,
işlem saati,
satılan USDT miktarı,
uygulanan kur,
karşı tarafın platform kullanıcı bilgileri,
platform içi yazışmalar,
bankaya gelen tutar,
kripto varlığın serbest bırakıldığı zaman
birbiriyle karşılaştırılabilir.
Güncel hukuki değerlendirmelerde de banka transferi ile kripto teslimi arasındaki ilişkinin emir numarası, platform kayıtları, dekont ve blokzincir kayıtlarıyla açıklanmasının önemine dikkat çekilmektedir.
P2P Order ID Neden Önemlidir?
Order ID, P2P işleminin platform üzerindeki belirli bir emirle ilişkilendirilmesini sağlayabilir.
Örneğin banka hesabınıza 75.000 TL gelmiştir.
Soruşturma dosyasında yalnızca banka kaydı varsa savcılık;
“Bu para neden geldi?”
diye soracaktır.
P2P geçmişinde aynı tarihte ve yakın saatte 75.000 TL karşılığı bir USDT satış emri bulunması ise paranın hangi ekonomik işlem nedeniyle alındığına ilişkin somut bir açıklama sağlayabilir.
Dolayısıyla P2P işlem geçmişinin kaybolmaması önemlidir.
USDT’yi Teslim Ettiğimi Nasıl Açıklayabilirim?
Bu noktada kullanılan platformun işlem kayıtları önem kazanabilir.
P2P işleminin tamamlandığını gösteren kayıtlar, emir bilgileri ve gerektiğinde kripto varlığın hareketine ilişkin teknik veriler incelenebilir.
Buradaki temel soru şudur:
Banka hesabınıza gelen para karşılıksız mı kaldı, yoksa karşılığında gerçekten kripto varlık teslim edildi mi?
Gerçek bir kripto satışı yapıldığı iddiasında bu bağlantının açıklanması önemlidir.
Ancak kripto teslim edilmiş olması da her durumda tek başına suçsuzluk sonucunu garanti etmez. Eğer kişinin baştan itibaren suç organizasyonunu bildiğini gösteren başka deliller varsa dosya farklı değerlendirilebilir.
P2P Alıcısını Hiç Tanımıyorum: Bu Önemli mi?
Önemli olabilir ancak tek başına belirleyici değildir.
P2P sisteminin niteliği gereği kişiler daha önce tanımadıkları kullanıcılarla işlem yapabilir.
Bu nedenle;
“Karşı tarafı tanımıyorum.”
ifadesi hayatın olağan akışına uygun olabilir.
Fakat soruşturma makamı bunun doğruluğunu diğer verilerle kontrol edebilir.
Örneğin şüpheliyle P2P alıcısı arasında P2P işlemi dışında telefon görüşmeleri, WhatsApp yazışmaları veya başka para transferleri bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
P2P Alıcısıyla WhatsApp’tan Konuştuysam Suç Olur mu?
Hayır, sırf iletişim kurulmuş olması suç anlamına gelmez.
Ancak konuşmanın içeriği önemlidir.
Platform dışı iletişimde;
başkasından para göndertme,
farklı IBAN kullanma,
paranın kaynağını gizleme,
hesap kullandırma
gibi konuların konuşulduğu ileri sürülüyorsa bunların dosya bakımından önemi farklı olabilir.
Buna karşılık yalnızca işlemin gerçekleştirilmesine ilişkin olağan iletişim başka şekilde değerlendirilebilir.
Bu nedenle telefon mesajlarının silinmemesi önemlidir.
Aynı Gün Çok Sayıda P2P İşlemi Yaptıysam Ne Olur?
Sık işlem yapılması tek başına dolandırıcılık suçunu göstermez.
Ancak soruşturma makamları hesabın genel hareketlerini inceleyebilir.
Örneğin aynı banka hesabına farklı kişilerden çok sayıda yüksek tutarlı ödeme gelmişse bunların nedenleri araştırılabilir.
Bu noktada kişinin düzenli P2P faaliyeti bulunduğunu söylemesi hâlinde geçmiş işlem kayıtları önem kazanabilir.
Sadece şikâyete konu işlem değil, önceki meşru P2P işlemleri de faaliyetin niteliğini anlamaya yardımcı olabilir.
P2P İşleminden Komisyon veya Kur Farkı Kazanmam Suç mu?
Bir işlemden ekonomik kazanç elde edilmiş olması tek başına dolandırıcılık kastını göstermez.
P2P satıcısının alım-satım farkından kazanç elde etmesi ekonomik faaliyetin bir parçası olabilir.
Ancak olağan dışı komisyon oranları veya suçla bağlantılı kişilere verilen özel hizmetler gibi olgular varsa bunların ayrıca açıklanması gerekebilir.
Bu nedenle kazancın varlığından çok, kazancın hangi işlem karşılığında ve hangi koşullarda elde edildiği önemlidir.
Hesabıma Para Geldi, Hemen Başka Hesaba Gönderdim: Risk Oluşturur mu?
Bu durum soruşturma makamları tarafından ayrıca incelenebilir.
Paranın hesaba girdikten sonra nasıl hareket ettiği, diğer hesaplarla bağlantılar ve para transferlerinin amacı araştırılabilir.
Ancak tek başına hızlı para transferi üzerinden suçluluk sonucu çıkarılması doğru değildir.
Örneğin kişinin kendi banka hesapları arasında rutin transferleri bulunabilir.
Önemli olan işlemin gerçek ekonomik sebebidir.
P2P İşlemi Nedeniyle TCK 158 Kapsamında Soruşturma Açılabilir mi?
Somut olayın niteliğine göre nitelikli dolandırıcılık iddiası gündeme gelebilir. Kripto varlık dolandırıcılığının TCK m.158 kapsamındaki nitelikli hâllerle ilişkisi akademik çalışmalarda da incelenmektedir.
Ancak P2P satıcısının banka hesabına paranın gelmiş olmasıyla TCK 158 kapsamında sorumluluğun oluştuğu otomatik olarak söylenemez.
Failin somut dolandırıcılık eylemine iştirak edip etmediği ve gerekli manevi unsur ayrıca ortaya konulmalıdır.
Ayrıca 2026 yılında TCK m.158’e eklenen yeni dördüncü fıkra, dolandırıcılığa iştirakin belirli hesap veya ödeme aracı bilgilerinin kullandırılmasıyla sınırlı olduğu bazı durumlara ilişkin özel bir indirim düzenlemesi getirmiştir. Bu yeni düzenleme de gösteriyor ki hesap/ödeme altyapısının kullanılması ile asıl dolandırıcılık eyleminin gerçekleştirilmesi hukuken her durumda aynı biçimde ele alınmamalıdır.
P2P Yaptığım İçin Hakkımda Dava Açılması Kesin mi?
Hayır.
İfadeye çağrılmak, soruşturmanın mutlaka iddianameyle sonuçlanacağı anlamına gelmez.
Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda toplanan delilleri değerlendirir.
P2P işleminin gerçek olduğu, banka transferinin ekonomik sebebinin açıklanabildiği ve şüphelinin dolandırıcılık eylemine bilerek katıldığına ilişkin yeterli şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşılırsa soruşturmanın sonucu buna göre şekillenebilir.
Buna karşılık dosyada farklı bağlantılar ve deliller bulunması hâlinde iddianame düzenlenmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle sonuç hakkında dosya görülmeden kesin ifadeler kullanılması doğru değildir.
P2P DOLANDIRICILIK SORUŞTURMASINDA HANGİ KAYITLAR İNCELENİR?
P2P İşlem Geçmişi Neden En Önemli Kayıtlardan Biridir?
P2P nedeniyle ifadeye çağrıldım diyen kişinin ilk incelemesi gereken konulardan biri şikâyete konu banka transferinin hangi P2P işlemiyle bağlantılı olduğudur.
Örneğin polis size;
“12 Mart 2026 tarihinde hesabınıza 120.000 TL gönderen kişiyi tanıyor musunuz?”
diye sorabilir.
Aylar önce gerçekleştirilmiş yüzlerce işlem arasında bunu hatırlamayabilirsiniz.
Bu nedenle öncelikle tarih ve tutar üzerinden P2P geçmişinin incelenmesi önemlidir.
Aynı tarihte yaklaşık aynı tutara karşılık gelen bir USDT satışı bulunuyorsa ilgili emir tespit edilebilir.
Hangi P2P Kayıtları Korunmalı?
Somut olay bakımından mevcutsa özellikle;
işlem/emir numarası,
işlem tarihi ve saati,
kripto miktarı,
Türk lirası karşılığı,
P2P alıcısının platformdaki bilgileri,
ödeme yöntemi,
işlemin tamamlanma durumu,
platform içi konuşmalar
önem taşıyabilir.
Binance’ın kendi güvenlik rehberinde de P2P kullanıcılarına işlemlerin tamamlandığını göstermek amacıyla işlem kayıtlarının ve ekran görüntülerinin korunması tavsiye edilmektedir.
Banka Dekontu Neden Önemlidir?
Banka dekontu P2P platform kaydıyla karşılaştırılabilir.
Örneğin:
P2P emri: 14.20
Banka transferi: 14.28
USDT serbest bırakılması: 14.31
şeklinde bir kronoloji bulunabilir.
Bu zaman yakınlığı, paranın belirli P2P işlemi kapsamında geldiği iddiasını destekleyebilir.
Ayrıca dekont üzerinde gönderen kişinin adı bulunabilir.
Bu isim P2P platformundaki kullanıcı/KYC bilgileriyle karşılaştırıldığında üçüncü kişi ödeme iddiası ortaya çıkabilir.
Parayı Gönderen ile P2P Alıcısı Farklıysa Bu Nasıl Açıklanır?
Bu, soruşturmanın en kritik noktalarından biri olabilir.
Örneğin platformdaki alıcının adı A iken banka transferi B’den gelmiş olabilir.
B kişisi daha sonra;
“Ben A tarafından dolandırıldım.”
diyebilir.
Bu durumda soruşturmanın yalnızca banka hesabınıza bakarak sonlandırılması yerine A ile sizin aranızdaki gerçek ilişkinin de araştırılması gerekir.
A’yı tanıyor musunuz?
Daha önce işlem yaptınız mı?
Telefon görüşmeniz var mı?
WhatsApp’ta konuşmuş musunuz?
Başka para transferleri olmuş mu?
P2P platformunda aynı kullanıcıyla kaç işlem yapılmış?
Bu soruların cevapları bağlantının niteliğini anlamaya yardımcı olabilir.
Platform İçi Yazışmalar Delil Olabilir mi?
Evet.
P2P işlemi sırasında taraflar platformun mesajlaşma alanını kullanmış olabilir.
Bu konuşmalar işlemin nasıl gerçekleştiğini gösterebilir.
Örneğin alıcının;
“Ödemeyi yaptım.”
şeklindeki mesajı ile bankaya gelen para arasında zaman ilişkisi bulunabilir.
Aynı şekilde üçüncü kişiden ödeme yapılacağına ilişkin bir mesaj varsa bunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle platform mesajları silinmemeli veya değiştirilmemelidir.
Blockchain Kaydı Ne İşe Yarar?
Kripto varlıkların transferlerine ilişkin teknik kayıtlar, somut olayın niteliğine göre kriptonun hangi işlem kapsamında hareket ettiğinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Ancak “Blockchain kaydı var, kesin beraat ederim.” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Teknik kayıt yalnızca belirli bir işlemi gösterebilir.
Ceza hukuku bakımından asıl mesele kişinin dolandırıcılık eylemine bilerek katılıp katılmadığıdır.
Dolayısıyla teknik veriler banka kayıtları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Telefon İncelemesi Yapılabilir mi?
Somut soruşturmanın kapsamına ve alınan adli kararlara göre telefon veya diğer dijital materyaller gündeme gelebilir.
Özellikle asıl dolandırıcılık şüphelileriyle P2P satıcısı arasında bağlantı bulunup bulunmadığının araştırıldığı dosyalarda iletişim kayıtları önem kazanabilir.
WhatsApp, Telegram veya diğer mesajlaşma uygulamalarındaki mevcut konuşmalar soruşturmanın niteliğine göre değerlendirilebilir.
Bu nedenle ifadeye çağrıldığını öğrenen kişinin telefonundaki kayıtları silmeye veya değiştirmeye çalışması doğru değildir.
HTS Kayıtları Neden İncelenebilir?
Soruşturma makamları şüpheliler arasındaki bağlantıları araştırabilir.
Örneğin P2P satıcısı;
“Bu kişiyi hayatımda hiç tanımadım.”
diyorsa bu anlatım mevcut objektif kayıtlarla karşılaştırılabilir.
Ancak kişiler arasında telefon görüşmesi bulunması da tek başına dolandırıcılık iştirakini kanıtlamaz.
Görüşmenin nedeni, zamanı, sıklığı ve diğer delillerle ilişkisi önemlidir.
Banka Hesabına Bloke Konulabilir mi?
P2P işlemleri sonrasında banka hesabının çeşitli sebeplerle kısıtlanması veya adli tedbir uygulanması gündeme gelebilir.
Burada her “bloke”nin aynı hukuki niteliğe sahip olmadığı özellikle belirtilmelidir.
Bankanın kendi risk/uyum işlemi, şüpheli işlem bildirimiyle bağlantılı süreçler ve adli makamlar tarafından uygulanan tedbirler birbirinden farklı olabilir. Güncel hukuki kaynaklarda da P2P bağlantılı hesap kısıtlamalarının hukuki dayanağının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Dolayısıyla “Hesabım bloke oldu, MASAK koymuş.” şeklinde varsayım yapmak yerine blokenin hangi makam veya işlem nedeniyle uygulandığı öğrenilmelidir.
P2P Hesabıma da Kısıtlama Gelirse Ne Olur?
Ceza soruşturmasının niteliğine göre kripto varlık hesabıyla ilgili çeşitli tedbir veya platform içi kısıtlamalar gündeme gelebilir.
Böyle bir durumda banka hesabı ve P2P platformundaki işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle şikâyete konu belirli transferin hangi P2P emrine karşılık geldiğinin ortaya konulması önemlidir.
MASAK Raporunda P2P İşlemleri Görünür mü?
Mali incelemelerde kişinin banka hareketleri ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleriyle bağlantılı finansal veriler dosyanın niteliğine göre araştırılabilir.
Ancak kişinin P2P işlemlerinin veya adının bir mali analizde yer alması tek başına suçluluk anlamına gelmez.
Önemli olan finansal hareketlerin hangi ekonomik veya hukuki ilişkiye dayandığıdır.
P2P işlemi iddia ediliyorsa bunun gerçek olup olmadığı teknik ve finansal kayıtlarla karşılaştırılmalıdır.
P2P Geçmişimi Silmeli miyim?
Hayır.
Özellikle soruşturmaya konu işlemi açıklayabilecek kayıtların ortadan kaldırılması savunmayı ciddi biçimde zorlaştırabilir.
P2P emirleri, platform yazışmaları, banka dekontları ve mevcut diğer gerçek kayıtlar korunmalıdır.
Aynı şekilde sahte belge oluşturmak, gerçeğe aykırı yazışma üretmek veya işlem geçmişini değiştirmeye çalışmak kesinlikle doğru değildir.
Savunma gerçek ve doğrulanabilir kayıtlar üzerine kurulmalıdır.
P2P NEDENİYLE İFADEYE ÇAĞRILAN KİŞİ NE YAPMALI?
Polis “P2P İşlemi Nedeniyle İfadeye Gelin” Dediğinde İlk Ne Yapılmalı?
Öncelikle hangi dosya ve hangi işlem nedeniyle ifadeye çağrıldığınızın anlaşılması önemlidir.
Aylar veya yıllar içerisinde çok sayıda P2P işlemi yapmış olabilirsiniz.
Bu nedenle yalnızca;
“Ben P2P yapıyorum.”
şeklinde genel bir açıklamayla ifadeye gitmek yerine mümkünse şikâyete konu transferin belirlenmesi gerekir.
Tarih, tutar ve gönderen kişi biliniyorsa ilgili P2P emri araştırılabilir.
İfadeden Önce P2P Kayıtlarını Çıkarmalı mıyım?
Somut olay açısından mevcut ve hukuka uygun şekilde erişilebilen gerçek işlem kayıtlarının korunması yararlı olabilir.
Özellikle:
P2P emir bilgisi,
işlem tarihi ve saati,
satılan USDT miktarı,
banka transferi,
işlem karşı tarafına ilişkin platform bilgileri,
işlemin tamamlandığını gösteren kayıtlar
önem taşıyabilir.
Amaç soruşturma makamına yüzlerce sayfa ilgisiz belge sunmak değil, şikâyete konu banka transferinin neden hesabınıza geldiğini anlaşılır biçimde ortaya koyabilmektir.
İfadede “Parayı Göndereni Tanımıyorum” Demek Yeterli mi?
Bu açıklama gerçekse elbette söylenebilir ancak savunmanın bundan ibaret bırakılması yeterli olmayabilir.
Çünkü savcılık veya kolluk doğal olarak;
“Tanımıyorsanız neden size para gönderdi?”
sorusunu soracaktır.
Bu sorunun cevabı P2P işlemidir.
Dolayısıyla olay kronolojik biçimde açıklanmalıdır:
“Platformda şu tarihte USDT satış emrim vardı. Şu kullanıcı bu emir üzerinden işlem yaptı. Banka hesabıma şu tutar geldi. Ödemenin hesabıma geçtiğini gördükten sonra platformdaki işlem tamamlandı. Parayı gönderen kişinin başka bir olayın mağduru olduğunu bilmiyordum.”
Bu anlatım ancak gerçeğe uygunsa ve mümkünse mevcut kayıtlarla desteklenebiliyorsa anlamlıdır.
P2P Alıcısıyla Para Gönderen Farklıysa Bunu Saklamalı mıyım?
Hayır.
Gerçek işlem kayıtlarında böyle bir farklılık bulunuyorsa savunmanın bunun nedenini ve kişinin bu farklılığı bilip bilmediğini dürüst biçimde ele alması gerekir.
Çünkü banka kayıtları ve platform kayıtları karşılaştırıldığında bu durum zaten ortaya çıkabilir.
Önemli olan şüphelinin üçüncü kişi ödemesinden haberdar olup olmadığı ve bu ödemenin suçtan geldiğini bilip bilmediğinin somut deliller üzerinden değerlendirilmesidir.
Birden Fazla P2P Dosyam Varsa Ne Olur?
Düzenli P2P işlemi yapan kişiler birden fazla farklı soruşturmada hesap hareketleri nedeniyle şüpheli konumuna gelebilir. İnternette birden çok savcılık/mahkeme dosyası bulunduğunu belirten P2P kullanıcı örnekleri de mevcuttur.
Birden fazla dosyanın bulunması tek başına bütün dosyalarda suç işlendiğini göstermez.
Ancak bu durumda işlemlerin sistematik şekilde incelenmesi daha önemli hâle gelir.
Her dosyada;
şikâyetçi,
gelen tutar,
işlem tarihi,
P2P emir numarası,
kripto miktarı,
P2P alıcısı
ayrı ayrı eşleştirilebilir.
P2P Nedeniyle Gözaltına Alınabilir miyim?
İfadeye çağrılmak ile gözaltına alınmak aynı şey değildir.
Soruşturmanın niteliğine göre şüphelinin davet edilerek ifadesinin alınması mümkün olabileceği gibi kanuni şartların bulunduğu durumlarda koruma tedbirleri de gündeme gelebilir.
Bu nedenle polis tarafından ifadeye çağrılan kişinin dosyanın kapsamını öğrenmeden “sadece ifade verip çıkacağım” veya tam tersine “kesin tutuklanacağım” şeklinde sonuç çıkarması doğru değildir.
P2P Dolandırıcılık Dosyasında Tutuklama Olur mu?
Tutuklama otomatik bir sonuç değildir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki şartların somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir.
Şüphelinin banka hesabına para gelmiş olması, ifadeye çağrılması veya hakkında dolandırıcılık iddiası bulunması tek başına mahkûmiyet anlamına gelmediği gibi tutuklamayı da kendiliğinden zorunlu hâle getirmez.
Dosyadaki somut deliller ve koruma tedbirinin kanuni koşulları ayrıca değerlendirilir.
P2P Nedeniyle Banka Hesabım Bloke Olduysa Ne Yapmalıyım?
Öncelikle kısıtlamanın kaynağı belirlenmelidir.
Bankadan bilgi alınması, ilgili soruşturma dosyasının tespit edilmesi ve tedbirin hukuki dayanağının anlaşılması gerekebilir.
Şikâyete konu paranın belirli bir P2P işleminden geldiği iddia ediliyorsa banka transferi ile kripto satışı arasındaki bağlantının ortaya konulması önemlidir.
Ancak hesap blokesi ile ceza soruşturmasındaki savunma birbirine bağlı olsa da her zaman aynı hukuki işlem değildir.
Savcılığa Hangi Deliller Sunulabilir?
Somut dosyaya göre mevcut gerçek kayıtlar arasından;
P2P işlem geçmişi,
emir numarası,
banka dekontu,
platform yazışmaları,
kripto transfer kayıtları,
hesap geçmişi
gibi belgelerin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Buradaki amaç mümkün olduğunca çok belge vermek değil, soruşturmadaki temel soruyu cevaplamaktır:
“Şikâyetçinin parası neden bu kişinin banka hesabına geldi?”
Cevap gerçekten P2P satışıysa bunun belgeler üzerinden gösterilmesi önemlidir.
P2P Nedeniyle İfadeye Çağrıldım: Telefonumdaki Mesajları Silmeli miyim?
Hayır.
Soruşturmayı öğrendikten sonra telefon kayıtlarının veya platform geçmişinin silinmesi savunmayı zorlaştırabilir.
Özellikle asıl şüpheliyle hiçbir bağlantınız olmadığını düşünüyorsanız mevcut dijital kayıtlar bunun araştırılmasına yardımcı olabilir.
Delilleri değiştirmeye, sahte kayıt oluşturmaya veya sonradan kurgu yazışmalar üretmeye çalışılmamalıdır.
İstanbul’da P2P Nedeniyle İfadeye Çağrılma ve Dolandırıcılık Soruşturmaları
İstanbul’da P2P nedeniyle ifadeye çağrıldım, Binance P2P dolandırıcılık soruşturması, USDT sattım ifadeye çağrıldım veya P2P hesabıma dolandırıcılık parası geldi şeklinde araştırma yapan kişilerin dosyaları olayın özelliklerine ve yetki kurallarına göre İstanbul’daki farklı Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülebilir.
Bu dosyalarda özellikle banka transferi ile P2P işleminin teknik olarak eşleştirilmesi önemlidir.
Çağlayan P2P Dolandırıcılık Soruşturmaları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetki alanındaki dosyalarda işlemler İstanbul Adalet Sarayı’nda yürütülebilir.
Bu nedenle İstanbul P2P dolandırıcılık avukatı, Çağlayan P2P avukatı veya P2P nedeniyle ifadeye çağrıldım İstanbul şeklinde arama yapan kişinin öncelikle hangi soruşturma numarası ve hangi para transferi nedeniyle şüpheli olduğunun belirlenmesi önemlidir.
Bakırköy P2P Soruşturmaları
Somut olayın yetki durumuna göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir dosyada da P2P işlemi nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmak mümkündür.
Bakırköy P2P avukatı veya Bakırköy kripto dolandırıcılık avukatı şeklinde araştırma yapan kişiler açısından banka hareketi, P2P emir kaydı ve kripto tesliminin birbiriyle ilişkilendirilmesi önem taşıyabilir.
Anadolu Yakası P2P Dolandırıcılık Dosyaları
Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe ve Kartal çevresindeki olaylarda somut yetki durumuna göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı gündeme gelebilir.
Anadolu Yakası P2P avukatı, Kartal P2P dolandırıcılık avukatı veya İstanbul kripto dolandırıcılık avukatı şeklinde araştırma yapan kişinin soruşturmanın hangi aşamada olduğunu öğrenmesi önemlidir.
Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Büyükçekmece
İstanbul’un diğer bölgelerindeki olaylarda Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece veya Büyükçekmece adli çevreleri de somut olaya göre gündeme gelebilir.
Hangi adliyede olursa olsun P2P soruşturmasında temel savunma sorusu aynıdır:
Hesaba gelen para ile teslim edilen kripto varlık arasında gerçek ve doğrulanabilir bir P2P işlemi bulunuyor mu ve şüphelinin asıl dolandırıcılık eylemiyle bağlantısı nedir?
P2P Nedeniyle İfadeye Çağrılan Kişinin Cevaplaması Gereken 12 Kritik Soru
- İfadeye çağrılmanıza neden olan banka transferinin tarihi nedir?
- Hesabınıza ne kadar para gelmiştir?
- Parayı gönderen kişiyi tanıyor musunuz?
- Aynı tarih ve tutara karşılık gelen bir P2P emri var mı?
- P2P emir numarası mevcut mu?
- P2P alıcısı ile bankadan para gönderen kişi aynı mı?
- Satılan USDT veya diğer kripto varlık gerçekten teslim edildi mi?
- İşlemin tamamlandığını gösteren platform kaydı mevcut mu?
- P2P alıcısıyla platform dışında iletişim kuruldu mu?
- Şikâyetçi veya asıl dolandırıcılık şüphelileriyle başka bir bağlantı var mı?
- Banka hesabında benzer nitelikte önceki P2P işlemleri bulunuyor mu?
- Şikâyete konu işlemin bütün kronolojisi belgeyle açıklanabiliyor mu?
Bu soruların cevapları tek başına dosyanın sonucunu belirlemez. Ancak P2P nedeniyle ifadeye çağrıldım diyen kişinin dosyasının sağlıklı şekilde değerlendirilmesi açısından önemli bir başlangıç oluşturur.
“Hesabıma Dolandırıcılık Parası Geldi, Kesin Ceza Alır mıyım?”
Hayır.
Bu şekilde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Ceza hukukunda kişinin yalnızca banka hesabının kullanılmış olmasına değil, somut olaydaki eylemine ve manevi unsuruna bakılması gerekir.
Buna karşılık;
“Ben P2P yaptım, hiçbir şekilde sorumlu olamam.”
şeklinde otomatik bir sonuç da doğru değildir.
P2P işlemi gerçek bir ticari işlem görünümünde kullanılabileceği gibi somut olayda suçun parçası olarak da kullanılabilir.
Bu nedenle dosyada şu ayrım yapılmalıdır:
Gerçek bir P2P satıcısı mı söz konusu, yoksa dolandırıcılık eylemine bilerek katkı sağlayan bir kişi mi?
Bu ayrım banka hareketlerinin tek başına okunmasıyla değil; platform kayıtları, dijital deliller, taraflar arasındaki bağlantılar ve dosyanın bütünüyle yapılmalıdır.
Sonuç: P2P Nedeniyle İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?
P2P nedeniyle ifadeye çağrıldım şeklinde araştırma yapan kişinin öncelikle ifadeye neden olan para transferini belirlemesi önemlidir. Binance, OKX, Bybit veya benzeri bir platform üzerinden USDT satılmış ve banka hesabına gelen paranın daha sonra bir dolandırıcılık mağduruna ait olduğu ileri sürülmüş olabilir.
Bu durum tek başına P2P satıcısının dolandırıcılık suçunu işlediğini göstermez.
Özellikle P2P alıcısı ile banka transferini yapan kişinin farklı olduğu üçüncü kişi ödeme senaryolarında, P2P satıcısının asıl dolandırıcılık eylemiyle bağlantısının ayrıca araştırılması gerekir.
Bu noktada yalnızca;
“Kripto sattım.”
demek yerine, şikâyete konu banka transferinin gerçek bir P2P işlemi karşılığında alındığını gösteren mevcut kayıtların değerlendirilmesi önemlidir.
P2P emir numarası, işlem tarihi ve saati, satılan USDT miktarı, banka dekontu, platformdaki kullanıcı bilgileri, platform içi yazışmalar ve kripto varlığın teslim edildiğini gösteren mevcut teknik kayıtlar birlikte incelenebilir. Binance da P2P dolandırıcılık risklerine karşı işlem kayıtlarının ve ekran görüntülerinin korunmasını tavsiye etmektedir.
Özellikle “P2P ile USDT sattım ifadeye çağrıldım”, “P2P hesabıma dolandırıcılık parası geldi”, “P2P üçüncü kişiden para geldi”, “Binance P2P dolandırıcılık soruşturması” veya “P2P nedeniyle banka hesabım bloke oldu” şeklindeki durumlarda soruşturmanın hangi işlemden kaynaklandığı tespit edilmeden genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.
İfadeye çağrılmış olmak suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmez. Aynı şekilde P2P işleminin gerçekten yapılmış olması da dosyadaki diğer deliller görülmeden sonucun garanti edilebileceği anlamına gelmez.
Temel mesele; hesaba gelen paranın neden geldiğini, karşılığında kripto varlık teslim edilip edilmediğini ve P2P satıcısının iddia edilen dolandırıcılık eylemiyle bilerek bağlantı kurup kurmadığını somut deliller üzerinden ortaya koymaktır.

