Uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin soruşturmalarda kolluk kuvvetlerinin en sık dayandığı delillerden biri hassas terazidir. Evde, araçta veya iş yerinde hassas terazi bulunması hâlinde birçok kişi hakkında doğrudan Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi kapsamında “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma” suçundan işlem başlatılmaktadır.
Peki gerçekten bir hassas terazi bulunması tek başına uyuşturucu ticareti suçunun işlendiğini gösterir mi?
Bu sorunun cevabı hem Türk Ceza Kanunu, hem Ceza Muhakemesi Kanunu, hem de Yargıtay’ın yerleşik içtihatları dikkate alındığında açık şekilde hayırdır. Hassas terazi önemli bir emare olabilir; ancak tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Mahkemenin tüm delilleri birlikte değerlendirmesi gerekir.
Hassas Terazi Neden Delil Olarak Değerlendirilmektedir?
Uyuşturucu madde ticareti yapan kişilerin satış öncesinde uyuşturucu maddeyi gramajlara ayırarak paketledikleri bilinmektedir. Bu nedenle hassas teraziler, soruşturmalarda ticaret şüphesini güçlendiren unsurlardan biri olarak kabul edilir.
Özellikle;
- Terazi üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı bulunması,
- Yanında kilitli poşetler veya paketleme malzemeleri ele geçirilmesi,
- Çok sayıda satışa hazır paket bulunması,
- Dijital hassas terazinin aktif şekilde kullanıldığını gösteren izler bulunması,
gibi durumlar savcılık tarafından ticaret suçunun delili olarak ileri sürülebilmektedir.
Ancak bu durum, hassas terazinin tek başına suçun işlendiğini ispat ettiği anlamına gelmez.
Hassas Terazi Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
Hayır.
Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri, mahkûmiyet kararının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanmasıdır.
Bir evde veya araçta hassas terazi bulunması;
- kişinin uyuşturucu ticareti yaptığı,
- uyuşturucu sattığı,
- satış amacıyla uyuşturucu bulundurduğu
sonucunu kendiliğinden doğurmaz.
Hassas terazinin;
- hangi amaçla kullanıldığı,
- üzerinde uyuşturucu kalıntısı bulunup bulunmadığı,
- başka hangi delillerle desteklendiği,
- ele geçirilen uyuşturucu miktarı,
- olayın tüm koşulları
birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay Hangi Kriterlere Bakmaktadır?
Uyuşturucu ticareti suçunun oluşup oluşmadığını değerlendirirken Yargıtay ve ilk derece mahkemeleri genellikle aşağıdaki kriterleri birlikte inceler:
- Ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı,
- Maddenin tek parça mı yoksa satışa hazır paketler hâlinde mi bulunduğu,
- Hassas terazinin varlığı,
- Terazide uyuşturucu kalıntısı olup olmadığı,
- Kilitli poşet, streç film, alüminyum folyo gibi paketleme malzemeleri,
- Çok sayıda boş kilitli poşet,
- Telefon görüşmeleri,
- WhatsApp ve diğer mesajlaşmalar,
- Banka hesap hareketleri,
- HTS kayıtları,
- Fiziki takip tutanakları,
- Gizli soruşturmacı raporları,
- Tanık anlatımları,
- Sanığın savunması.
Görüldüğü üzere hassas terazi bu delillerden yalnızca biridir.
Hassas Terazi Kullanıcıda da Bulunabilir mi?
Evet.
Uygulamada bazı uyuşturucu kullanıcıları satın aldıkları uyuşturucu maddeyi tüketmeden önce gramajını kontrol etmek amacıyla hassas terazi bulundurabilmektedir.
Ayrıca hassas teraziler;
- kuyumculuk,
- hobi amaçlı koleksiyonculuk,
- laboratuvar çalışmaları,
- kahve demleme,
- mutfak kullanımı,
- elektronik tamiri
gibi tamamen hukuka uygun amaçlarla da kullanılabilmektedir.
Bu nedenle yalnızca hassas terazi bulunması, otomatik olarak uyuşturucu ticareti yapıldığı sonucuna götürmez.
Savunmada Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uyuşturucu ticareti suçlamasıyla karşı karşıya kalan kişiler bakımından hassas terazinin hangi koşullarda ele geçirildiği büyük önem taşır.
Özellikle şu hususlar ayrıntılı şekilde incelenmelidir:
- Arama kararı hukuka uygun mudur?
- Terazi gerçekten şüpheliye mi aittir?
- Terazi üzerinde kriminal inceleme yapılmış mıdır?
- Uyuşturucu madde kalıntısı tespit edilmiş midir?
- Başka kimlerin erişimi vardır?
- Ele geçirilen uyuşturucu miktarı kişisel kullanım sınırında mıdır?
- Satışa ilişkin mesaj, para transferi veya müşteri bağlantısı var mıdır?
Bu soruların cevapları, dosyanın hukuki niteliğini doğrudan etkileyebilir.
Örnek Olay
Bir soruşturmada sanığın evinde:
- 12 gram metamfetamin,
- bir hassas terazi,
- birkaç kilitli poşet
ele geçirilmiştir.
Buna karşılık dosyada;
- satış yaptığına ilişkin mesaj bulunmamaktadır,
- para transferi tespit edilmemiştir,
- HTS kayıtları satış faaliyetini desteklememektedir,
- gizli soruşturmacı raporu yoktur,
- tanık beyanı bulunmamaktadır.
Bu durumda yalnızca hassas terazi bulunması nedeniyle uyuşturucu ticareti suçunun oluştuğunu söylemek mümkün değildir. Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri birlikte değerlendirmesi gerekir.
Sonuç
Hassas terazi, uyuşturucu ticareti suçlarında önemli bir emare olabilir; ancak tek başına mahkûmiyet için yeterli bir delil değildir. Ceza yargılamasında her olay kendi somut özellikleri çerçevesinde değerlendirilmeli; hassas terazi, ele geçirilen uyuşturucu miktarı, dijital deliller, banka hareketleri, iletişim kayıtları ve diğer tüm deliller birlikte incelenmelidir.
Uyuşturucu ticareti suçlamasıyla yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarda, yalnızca hassas terazi bulunmasına dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi hukuken yeterli değildir. Delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği ve suçun tüm unsurlarının oluşup oluşmadığı dikkatle değerlendirilmelidir.

