Evde uyuşturucu bulunması, özellikle konutta birden fazla kişinin bulunduğu durumlarda uyuşturucunun kime ait olduğu ve TCK 191 kapsamında kimin sorumlu tutulabileceği konusunda önemli hukuki sorunlar ortaya çıkarabilir.
Arkadaşınızın evinde uyuşturucu bulunması, evde bulunan herkesin otomatik olarak uyuşturucu kullanma veya kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan sorumlu olduğu anlamına gelmez. Özellikle polis tarafından bir evde yapılan aramada uyuşturucu ele geçirilmesi ve arama sırasında ev sahibinin yanında arkadaşlarının, misafirlerin veya ev arkadaşlarının da bulunması hâlinde uyuşturucunun kime ait olduğu önemli bir hukuki sorun hâline gelebilir.
“Arkadaşımın evinde uyuşturucu bulundu”, “uyuşturucu benim değil”, “uyuşturucu bulunan evde misafirdim” veya “ev arkadaşım uyuşturucu kullanıyor, ben de sorumlu olur muyum?” şeklindeki olaylarda TCK 191 kapsamında her kişi bakımından ayrı değerlendirme yapılması gerekir.
Bir kişinin yalnızca uyuşturucu bulunan evde bulunması ile uyuşturucuyu kullanmak amacıyla satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması aynı şey değildir.
Bu nedenle soruşturmanın temel sorusu yalnızca:
“Evde uyuşturucu bulundu mu?”
değildir.
Asıl araştırılması gereken:
“Bu uyuşturucunun şüpheliyle bağlantısı nedir?”
sorusudur.
Arkadaşın Evinde Uyuşturucu Bulunması ve TCK 191 Sorumluluğu
Arkadaşımın Evinde Uyuşturucu Bulundu, Bana da İşlem Yapılır mı?
Polis tarafından arkadaşınızın evinde yapılan arama sırasında uyuşturucu madde bulunması hâlinde olay yerinde bulunan kişiler hakkında araştırma yapılması mümkündür.
Ancak evde bulunan herkesin otomatik olarak TCK 191 kapsamında cezai sorumluluğu bulunduğu söylenemez.
Örneğin arkadaşınızı ziyaret etmek amacıyla eve gittiğinizi düşünelim.
Siz evdeyken polis geliyor ve yapılan aramada ev sahibinin yatak odasındaki çekmeceden uyuşturucu madde ele geçiriliyor.
Uyuşturucunun bulunduğu oda ev sahibine aittir.
Uyuşturucu sizin üzerinizden çıkmamıştır.
Evin başka bölümünde size ait herhangi bir uyuşturucu bulunmamıştır.
Telefonunuzda uyuşturucu satın aldığınızı gösteren herhangi bir mesaj bulunmamaktadır.
Bu durumda yalnızca arama sırasında evde bulunmanız ile uyuşturucuyu kullanmak amacıyla bulundurduğunuz sonucuna doğrudan ulaşılmaması gerekir.
Her kişi bakımından uyuşturucuyla bağlantı ayrıca araştırılmalıdır.
Uyuşturucu Bulunan Evde Misafir Olmak Suç mu?
Bir evde uyuşturucu bulunması ile o evde misafir olarak bulunmak birbirinden farklıdır.
Örneğin arkadaşınız sizi akşam yemeğine davet etmiş olabilir.
Eve saat 20.00’de gelmişsinizdir.
Saat 21.00’de polis arama gerçekleştirmiş ve arkadaşınızın odasındaki dolabın içerisinde uyuşturucu bulmuştur.
Bu durumda uyuşturucunun bulunduğu yer önemlidir.
Kişinin yalnızca bir saat önce eve geldiğinin kamera görüntüleri, mesajlaşmalar veya başka delillerle ortaya konulabilmesi de önem taşıyabilir.
Dolayısıyla:
“Uyuşturucu bulunan evdeydi.”
tespiti ile:
“Uyuşturucuyu kullanmak amacıyla bulunduruyordu.”
tespiti aynı değildir.
Arkadaşım Uyuşturucu Kullanıyorsa Ben de Sorumlu Olur muyum?
Hayır.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Bir kişinin arkadaşının uyuşturucu kullanması nedeniyle diğer kişinin otomatik olarak cezai sorumluluğu doğmaz.
Ancak somut olayda kişinin uyuşturucuyla bağlantısı bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
Örneğin iki arkadaş aynı evde uyuşturucu kullanırken yakalanmış ve her iki kişinin de uyuşturucuyu birlikte temin ettiği belirlenmiş olabilir.
Bu durum ile yalnızca uyuşturucu kullanan arkadaşını ziyaret eden kişinin durumu aynı değildir.
Uyuşturucu Arkadaşımın Odasından Çıkarsa Ne Olur?
Uyuşturucunun bulunduğu yer aidiyet bakımından önemli olabilir.
Üç kişinin yaşadığı bir ev düşünelim.
Her kişinin ayrı yatak odası bulunmaktadır.
Polis tarafından yapılan aramada uyuşturucu yalnızca A’nın yatak odasındaki kişisel çekmeceden çıkmıştır.
B ve C’nin odalarında herhangi bir uyuşturucu bulunmamıştır.
Bu durumda uyuşturucunun A’nın kişisel kullanım alanından çıkması önemli bir delildir.
Bunun yanında uyuşturucunun bulunduğu materyaller üzerindeki parmak izi, telefon mesajları ve kişilerin ifadeleri de değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu Ortak Salonda Bulunursa Ne Olur?
Uyuşturucunun ortak kullanım alanında bulunması aidiyet sorununu daha karmaşık hâle getirebilir.
Örneğin dört kişinin yaşadığı bir evin salonundaki sehpanın çekmecesinde uyuşturucu bulunmuş olabilir.
Dört kişi de bu alana erişebilmektedir.
Ancak herkesin uyuşturucuya erişebiliyor olması, herkesin uyuşturucunun varlığını bildiğini veya uyuşturucu üzerinde bilinçli hâkimiyet kurduğunu otomatik olarak göstermez.
Bu durumda uyuşturucunun kime ait olduğunu ortaya koyabilecek diğer deliller önem kazanır.
Mutfakta Uyuşturucu Bulunursa Evdeki Herkes Sorumlu Olur mu?
Mutfak gibi ortak kullanılan bir alanda uyuşturucu bulunması hâlinde de aynı değerlendirme yapılmalıdır.
Uyuşturucunun bulunduğu dolabı kimin kullandığı, uyuşturucunun nasıl paketlendiği, pakette kriminal bulgu bulunup bulunmadığı ve evde bulunan kişilerin uyuşturucudan haberdar olup olmadığı araştırılmalıdır.
Örneğin uyuşturucu mutfaktaki bir dolapta, sanıklardan birinin kişisel çantasının içerisinde bulunmuşsa bu durum uyuşturucunun doğrudan ortak alanda açık şekilde bulunmasından farklıdır.
Ev Benim Ama Uyuşturucu Misafirime Aitse Ne Olur?
Ters senaryo da mümkündür.
Ev size ait olabilir ancak uyuşturucu arkadaşınızın üzerinde veya arkadaşınızın çantasında bulunmuş olabilir.
Örneğin arkadaşınız sizi ziyaret etmektedir.
Polis eve gelir ve arkadaşınızın yanında getirdiği sırt çantasının içerisinden uyuşturucu çıkar.
Uyuşturucu sizin üzerinizden veya kişisel eşyalarınızdan çıkmamıştır.
Bu durumda yalnızca ev sahibi olmanız nedeniyle arkadaşınızın çantasındaki uyuşturucudan otomatik olarak sorumlu tutulmanız gerektiği söylenemez.
Ancak uyuşturucudan haberdar olup olmadığınız ve olayla başka bağlantınızın bulunup bulunmadığı yine araştırılabilir.
Ev Arkadaşımın Odasında Uyuşturucu Bulundu, Bana Dava Açılır mı?
Özellikle öğrenci evleri veya birden fazla kişinin birlikte yaşadığı konutlarda bu sorunla karşılaşılabilir.
Ev arkadaşlarının aynı konutta yaşaması, evde bulunan her eşyanın ortak olduğu anlamına gelmez.
Her kişinin ayrı odası, ayrı dolabı ve kişisel eşyaları bulunabilir.
Bu nedenle uyuşturucunun hangi kişinin kullanım alanında bulunduğu önemlidir.
Uyuşturucu yalnızca bir kişinin özel odasında bulunmuş ve diğer kişilerin uyuşturucudan haberdar olduğunu gösteren başka delil elde edilememişse her kişinin hukuki durumunun ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Uyuşturucunun Kime Ait Olduğu Nasıl Belirlenir?
Uyuşturucunun aidiyetinin belirlenmesinde tek bir delile bağlı kalınmamalıdır.
Uyuşturucunun bulunduğu yer, paket üzerindeki kriminal bulgular, şüphelilerin telefonları, uyuşturucunun satın alınmasına ilişkin mesajlar, para transferleri, kamera kayıtları ve kişilerin ifadeleri birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle ortak kullanılan evlerde kişiselleştirilmiş delil değerlendirmesi önemlidir.
Parmak İzi, Telefon, İdrar Testi, İkrar ve Uyuşturucu Benim Değil Savunması
Uyuşturucu Benim Değil Savunması Nasıl Değerlendirilir?
TCK 191 soruşturmalarında sık karşılaşılan savunmalardan biri:
“Uyuşturucu benim değil.”
şeklindedir.
Ancak yalnızca uyuşturucunun kendisine ait olmadığını söylemek her zaman yeterli olmayabilir.
Savunmanın dosyadaki objektif delillerle desteklenmesi önemlidir.
Örneğin kişi arkadaşının evine yarım saat önce geldiğini söylüyorsa bu durum kamera kayıtları, taksi kaydı, mesajlaşmalar veya konumla ilgili hukuka uygun diğer veriler üzerinden araştırılabilir.
Uyuşturucu arkadaşının kişisel odasında bulunmuşsa bu da savunmayı destekleyen bir olgu olabilir.
Uyuşturucu Paketindeki Parmak İzi Önemli midir?
Evet.
Uyuşturucunun bulunduğu poşet, kutu veya başka materyaller üzerinde kriminal inceleme yapılması aidiyet tartışmasında önemli olabilir.
Örneğin uyuşturucu paketinde yalnızca ev sahibinin parmak izi bulunmuş olabilir.
Misafir olarak bulunan kişinin herhangi bir kriminal bulgusuna rastlanmamış olabilir.
Bu husus dosyanın diğer delilleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak pakette parmak izi bulunmaması otomatik olarak beraat sonucunu doğurmaz.
Benzer şekilde parmak izi bulunması da tek başına her hukuki sorunu çözmez.
Parmak izinin hangi yüzeyde ve hangi materyalde bulunduğu da önemlidir.
Uyuşturucu Paketinde DNA Bulunursa Ne Olur?
Uyuşturucunun bulunduğu materyallerde biyolojik bulgular elde edilmesi mümkündür.
Bu bulguların şüphelilerle eşleşip eşleşmediği araştırılabilir.
Ancak bir kişinin bir pakete temas etmiş olması ile uyuşturucuyu kullanmak amacıyla bulundurması aynı hukuki tespit değildir.
Delilin anlamı somut olayın tamamı içerisinde değerlendirilmelidir.
Evdeki Herkesin İdrar Testi Pozitif Çıkarsa Ne Olur?
Evde bulunan kişilerin uyuşturucu kullandığından şüphelenilmesi hâlinde biyolojik örnekler üzerinden inceleme gündeme gelebilir.
Bir kişinin uyuşturucu kullandığının tespit edilmesi TCK 191 bakımından önemli olabilir.
Ancak test sonucu ile evde bulunan belirli uyuşturucunun aidiyeti yine aynı mesele değildir.
Örneğin kişinin geçmişte uyuşturucu kullanmış olması nedeniyle test sonucu pozitif olabilir.
Bu durum, evin başka odasında başka kişiye ait olduğu ileri sürülen belirli bir paketin otomatik olarak o kişiye ait olduğunu göstermez.
İdrar Testim Negatifse Uyuşturucu Benim Değil Demek midir?
Negatif test sonucu savunma bakımından değerlendirilebilir ancak tek başına uyuşturucunun aidiyetini kesin biçimde çözmeyebilir.
TCK 191 yalnızca uyuşturucu kullanma fiilini değil, kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme ve bulundurma fiillerini de kapsar.
Bu nedenle kişinin uyuşturucuyu henüz kullanmamış olması ihtimali ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla negatif test sonucu önemli olabilir fakat tek başına uyuşturucunun kime ait olduğunu kesin olarak göstermez.
Arkadaşım “Uyuşturucu Benim” Derse Ben Kurtulur muyum?
Bir kişinin:
“Uyuşturucu bana aittir, arkadaşımın hiçbir ilgisi yoktur.”
şeklindeki beyanı diğer şüpheli açısından önemli bir delil olabilir.
Ancak bu beyanın doğruluğu diğer delillerle karşılaştırılır.
Uyuşturucu gerçekten o kişinin odasından mı çıkmıştır?
Pakette o kişinin kriminal bulgusu var mı?
Uyuşturucuyu satın aldığına ilişkin telefon mesajı bulunuyor mu?
Diğer kişinin uyuşturucuyla bağlantısını gösteren herhangi bir delil var mı?
Beyan diğer maddi delillerle destekleniyorsa delil değeri artabilir.
“Birlikte Kullanacaktık” Demek Ne Anlama Gelir?
Bu ifade dikkatle değerlendirilmelidir.
Yargıtay kararlarına konu olmuş bir olayda uyuşturucu başka sanığın üzerinde bulunmasına rağmen kişinin, uyuşturucuyu arkadaşıyla birlikte kullanacaklarını söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına katkıda bulunması TCK 192/3 kapsamındaki etkin pişmanlık yönünden değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla kişinin soruşturma sırasında kullandığı ifadeler hukuki durumunu doğrudan etkileyebilir.
“Uyuşturucu benim değil ama birlikte kullanacaktık.”
şeklindeki bir ifade, uyuşturucuyla hiçbir bağlantısı bulunmadığını söylemekten farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Arkadaşım Bana Uyuşturucu İkram Ederse Ne Olur?
Burada TCK 191 ile TCK 188 arasındaki ayrım önem kazanabilir.
Uyuşturucunun kullanılması ile uyuşturucunun başka kişiye verilmesi aynı fiil değildir.
TCK 188 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin başkasına verilmesi de ayrıca düzenlenen seçimlik hareketler arasındadır.
Bu nedenle:
“Satış yoktu, arkadaşına verdi.”
şeklindeki düşünce her durumda eylemin TCK 191 kapsamında kalacağı anlamına gelmez.
Somut olayın hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Uyuşturucuyu Birlikte Satın Aldıysak Ne Olur?
İki kişinin birlikte para vererek kendi kullanımları için uyuşturucu temin ettikleri iddia edilebilir.
Bu durumda uyuşturucunun miktarı, temin şekli, kişiler arasındaki ilişki ve uyuşturucunun üçüncü kişilere verilmesi veya satılması yönünde delil bulunup bulunmadığı önemlidir.
Dosyanın doğrudan uyuşturucu ticareti olarak nitelendirilmesi veya TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi bakımından bütün delillerin birlikte incelenmesi gerekir.
Arkadaşımın Uyuşturucu Kullandığını Bilmem Suç mu?
Bir kişinin arkadaşının uyuşturucu kullandığını bilmesi ile uyuşturucuyu kendisinin kullanması veya kullanmak amacıyla bulundurması aynı şey değildir.
TCK 191 kapsamında kişinin kendi fiili önemlidir.
Bu nedenle:
“Arkadaşımın uyuşturucu kullandığını biliyordum.”
şeklindeki bir olgu tek başına kişinin TCK 191 kapsamında suç işlediğini göstermez.
Ancak kişinin uyuşturucunun teminine, muhafazasına veya başka kişilere verilmesine katıldığı iddia ediliyorsa farklı suç tipleri yönünden ayrıca değerlendirme yapılabilir.
Ev Araması, Hukuka Aykırı Delil, TCK 188–191 Ayrımı ve İlk Kez Yakalanma
Polis Arkadaşımın Evinde Arama Yapabilir mi?
Uyuşturucu bulunan dosyada yalnızca uyuşturucunun kime ait olduğu değil, uyuşturucunun nasıl ele geçirildiği de önemlidir.
Konut araması ceza muhakemesi bakımından belirli şartlara tabidir.
Bu nedenle dosyada;
arama kararı veya emri,
aramanın kapsamı,
aramanın gerçekleştirildiği tarih ve saat,
arama tutanağı,
uyuşturucunun tam olarak nerede bulunduğu,
hangi materyallere el konulduğu
incelenmelidir.
Bir İstanbul uyuşturucu avukatı açısından dosya değerlendirilirken yalnızca:
“Evde uyuşturucu bulundu.”
tespitiyle yetinilmemeli, uyuşturucunun hangi hukuki işlem sonucunda elde edildiği de araştırılmalıdır.
Arama Kararında Benim Adım Yoksa Bana İşlem Yapılabilir mi?
Arama kararının belirli bir konuta yönelik olması ile o sırada konutta bulunan kişinin cezai sorumluluğu farklı konulardır.
Arama sırasında misafirin üzerinde uyuşturucu bulunması veya kişinin uyuşturucuyla bağlantısını gösteren başka deliller ortaya çıkması hâlinde kişi hakkında işlem yapılması gündeme gelebilir.
Buna karşılık kişinin yalnızca arama yapılan evde bulunması, uyuşturucunun otomatik olarak ona ait olduğunu göstermez.
Hukuka Aykırı Aramada Bulunan Uyuşturucu Delil Olur mu?
Ceza muhakemesinde hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller bakımından delil yasakları gündeme gelebilir.
Ancak bir aramanın hukuka aykırı olup olmadığı yalnızca tek bir hususa bakılarak belirlenemez.
Arama kararının veya emrinin içeriği, işlemin gerçekleştirilme biçimi ve somut olayın özellikleri birlikte incelenmelidir.
Bu nedenle savunmada arama ve elkoyma işlemleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Arkadaşımın Evinde Az Miktarda Uyuşturucu Bulunursa TCK 191 mi Uygulanır?
Uyuşturucunun miktarı suç vasfının değerlendirilmesinde önemli olabilir ancak tek başına belirleyici değildir.
Az miktarda uyuşturucu bulunması kullanma amacı yönünde değerlendirilebilecek bir olgu olabilir.
Ancak uyuşturucu satışına ilişkin telefon mesajları, hassas terazi, çok sayıda satışa hazır paket veya başka ticaret delilleri bulunuyorsa olay farklı değerlendirilebilir.
Benzer şekilde miktarın yüksek olması da tek başına uyuşturucu ticareti suçunun kesin olarak oluştuğu anlamına gelmez.
Uyuşturucunun bulundurulma amacı belirlenmelidir.
TCK 191 ile TCK 188 Arasındaki Fark Nedir?
TCK 191 kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma fiillerini düzenlemektedir.
Uyuşturucu ticareti suçunda ise TCK 188 kapsamında daha farklı ve çok daha ağır yaptırıma bağlanan seçimlik hareketler söz konusudur.
Bu nedenle özellikle arkadaş ortamında uyuşturucu bulunan dosyalarda:
“Uyuşturucu yalnızca kişisel kullanım için mi bulunduruluyordu?”
ve
“Uyuşturucunun başkasına verilmesi, satılması veya ticaretine ilişkin delil var mı?”
soruları önemlidir.
İlk Defa Uyuşturucuyla Yakalanırsam Doğrudan Hapse Girer miyim?
TCK 191 kapsamında soruşturmanın işleyişi doğrudan klasik bir ceza davası mantığıyla değerlendirilmemelidir.
Kanunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin özel bir sistem bulunmaktadır.
Bu nedenle ilk kez TCK 191 kapsamında soruşturma geçiren kişi açısından soruşturmanın hangi aşamada olduğu ve daha önce TCK 191 kapsamında bir dosyasının bulunup bulunmadığı önemlidir.
TCK 191’de Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Nedir?
TCK 191 kapsamında kanundaki şartların gerçekleşmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi gündeme gelir.
Bu süreç içerisinde şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir.
Dolayısıyla TCK 191 soruşturmasında:
“Hakkımda soruşturma başladı, kesin ceza alacağım.”
şeklinde bir sonuç çıkarılması doğru değildir.
Sürecin özel hükümleri bulunmaktadır.
Denetimli Serbestlikte Ne Olur?
Denetimli serbestlik sürecinde kişiye belirli yükümlülükler uygulanabilir ve gerektiğinde tedavi süreci gündeme gelebilir.
Uyuşturucu kullanıp kullanmadığının belirlenmesi amacıyla kişinin ilgili kuruma sevk edilmesi de mümkündür.
Bu nedenle TCK 191 dosyalarında savcılık aşamasında verilen kararların ve denetimli serbestlik bildirimlerinin dikkatle takip edilmesi önemlidir.
Denetimli Serbestlikte Tekrar Uyuşturucu Kullanırsam Yeni Dava mı Açılır?
TCK 191’in özel düzenlemesi nedeniyle erteleme süresi içerisinde kişinin tekrar kullanmak için uyuşturucu satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması ayrıca önem taşır.
Kanunda bu durum belirli şartlarda ihlal nedeni olarak düzenlenmiştir ve ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmamasına ilişkin özel hüküm bulunmaktadır.
Yargıtay kararlarında da kişinin ikinci eyleminin önceki denetimli serbestlik sürecinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.
Bu nedenle kişinin daha önce TCK 191 dosyasının bulunup bulunmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Beraat, Etkin Pişmanlık, Denetimli Serbestlik ve İstanbul’da TCK 191 Savunması
Arkadaşımın Evinde Uyuşturucu Bulunduğu İçin Beraat Edebilir miyim?
Somut olayda kişi hakkında dava açılmışsa ve uyuşturucuyla bağlantısı yeterli delillerle ortaya konulamıyorsa beraat gündeme gelebilir.
Örneğin uyuşturucu arkadaşının yatak odasında bulunmuştur.
Kişi yalnızca misafirdir.
Uyuşturucunun bulunduğu paketlerde kişinin kriminal bulgusu yoktur.
Telefonunda uyuşturucu satın almaya ilişkin mesaj bulunmamaktadır.
Uyuşturucuyu kullandığını gösteren başka bir delil bulunmamaktadır.
Ev sahibi de uyuşturucunun kendisine ait olduğunu söylemektedir.
Böyle bir durumda kişinin yalnızca evde bulunmasının suçun ispatı için yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.
“Uyuşturucu Benim Değil” Savunmasında Hangi Deliller İstenebilir?
Somut olayın özelliklerine göre;
uyuşturucu paketlerinde parmak izi incelemesi,
biyolojik inceleme,
telefon kayıtlarının değerlendirilmesi,
evin kamera kayıtları varsa bunların temini,
apartman veya site kamera görüntüleri,
şüphelinin eve geliş saatini gösteren kayıtlar,
uyuşturucunun bulunduğu oda ve eşyanın kime ait olduğunun belirlenmesi,
diğer şüphelilerin ifadeleri
önem taşıyabilir.
Savunmanın yalnızca sözlü inkâr üzerine değil, objektif deliller üzerine kurulması daha sağlıklı olacaktır.
TCK 191’de Etkin Pişmanlık Var mı?
Uyuşturucu suçlarında TCK 192 kapsamında etkin pişmanlık hükümleri bulunmaktadır.
Somut olayda bu hükümlerin uygulanıp uygulanamayacağı kişinin hangi bilgileri verdiğine ve kanundaki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine göre belirlenir.
Örneğin Yargıtay kararına konu bir olayda uyuşturucu diğer sanığın üzerinde bulunmasına rağmen kişinin uyuşturucuyu arkadaşıyla birlikte kullanacaklarını söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına katkıda bulunması etkin pişmanlık bakımından değerlendirilmiştir.
Bu nedenle kişinin ifadesinin hukuki sonuçları önemlidir.
Uyuşturucu Bulunan Evde Herkes “Benim Değil” Derse Ne Olur?
Bu durumda uyuşturucunun aidiyeti objektif deliller üzerinden belirlenmeye çalışılır.
Uyuşturucu nerede bulundu?
Ev kime ait?
O oda kimin kullanımında?
Pakette parmak izi var mı?
Telefonlarda uyuşturucu teminine ilişkin görüşmeler var mı?
Kişilerin uyuşturucu kullandığını gösteren delil bulunuyor mu?
Uyuşturucunun satın alınmasına ilişkin para transferi var mı?
Bu sorular önem kazanır.
Ceza sorumluluğunun yalnızca varsayıma dayandırılmaması gerekir.
Ev Arkadaşlarından Sadece Birinin Testi Pozitifse Ne Olur?
Test sonucu uyuşturucu kullanımı bakımından değerlendirmeye alınabilir.
Ancak diğer kişilerin testlerinin negatif olması ve uyuşturucuyla bağlantılarının bulunmaması da dosyanın bütününde önem taşıyabilir.
Bununla birlikte yalnızca pozitif veya negatif test üzerinden evdeki belirli uyuşturucunun aidiyeti kesin biçimde belirlenmemelidir.
Diğer deliller de değerlendirilmelidir.
Arkadaşımın Evinde Uyuşturucu Kullanırken Yakalanırsam Ne Olur?
Kişinin uyuşturucu kullandığının somut olarak tespit edilmesi hâlinde TCK 191 gündeme gelebilir.
Burada evin kime ait olduğundan çok kişinin kendi fiili önemlidir.
Dolayısıyla:
“Ev benim değildi.”
savunması, kişinin bizzat uyuşturucu kullandığı tespit edilmişse tek başına TCK 191 bakımından sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Bu durum, uyuşturucudan haberi olmaksızın evde misafir olarak bulunan kişinin durumundan ayrılmalıdır.
İstanbul’da TCK 191 Soruşturmaları
İstanbul’da kullanmak için uyuşturucu bulundurma veya uyuşturucu kullanma nedeniyle başlatılan soruşturmalar olayın gerçekleştiği yer ve yetki kuralları çerçevesinde farklı Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülebilir.
Şişli, Kağıthane, Beşiktaş, Sarıyer ve çevresindeki olaylarda yetki durumuna göre İstanbul Adliyesi (Çağlayan) nezdindeki süreçler gündeme gelebilir.
Bakırköy ve çevresindeki olaylarda Bakırköy Adliyesi, Anadolu Yakası’ndaki olaylarda ise yetki durumuna göre İstanbul Anadolu Adliyesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle İstanbul uyuşturucu avukatı araştırması yapan kişiler bakımından dosyanın hangi suç vasfıyla yürütüldüğünün belirlenmesi önemlidir.
TCK 188 kapsamında uyuşturucu ticareti soruşturması ile TCK 191 kapsamında uyuşturucu kullanma veya kullanmak için bulundurma soruşturmasının hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
Çağlayan TCK 191 Avukatı ve Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma
İstanbul Adliyesi’nin yetki alanındaki TCK 191 dosyalarında özellikle uyuşturucunun kime ait olduğu tartışmalıysa kişinin uyuşturucuyla bağlantısını gösteren deliller incelenmelidir.
Bir Çağlayan uyuşturucu avukatı açısından:
uyuşturucunun bulunduğu yer,
kişinin evde hangi sıfatla bulunduğu,
uyuşturucunun bulunduğu eşyanın sahibi,
kriminal bulgular,
telefon incelemeleri,
kişinin önceki TCK 191 süreci
birlikte değerlendirilebilir.
Bakırköy’de Uyuşturucu Kullanma Suçu
Bakırköy ve çevresinde TCK 191 kapsamında yürütülen soruşturmalarda da aynı temel ayrım geçerlidir.
Bir Bakırköy uyuşturucu avukatı bakımından yalnızca uyuşturucunun bir konutta bulunmuş olması yeterli değerlendirme değildir.
Uyuşturucunun kimin kullanım alanında bulunduğu ve şüphelinin uyuşturucuyu kullanmak amacıyla satın aldığına, kabul ettiğine, bulundurduğuna veya kullandığına ilişkin deliller araştırılmalıdır.
İstanbul Anadolu Adliyesi TCK 191 Dosyaları
Kadıköy, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik ve Anadolu Yakası’ndaki diğer bölgelerde meydana gelen olaylarda yetki durumuna göre İstanbul Anadolu Adliyesi nezdinde süreç yürütülebilir.
İstanbul uyuşturucu avukatı açısından TCK 191 dosyasında özellikle kişinin daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya denetimli serbestlik kararı bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi önemlidir.
Çünkü önceki TCK 191 dosyasının varlığı, sonraki olayın hukuki değerlendirmesini etkileyebilir.
Arkadaşın Evinde Uyuşturucu Bulunması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Arkadaşımın evinde uyuşturucu bulundu, ben de ceza alır mıyım?
Yalnızca uyuşturucu bulunan evde bulunmanız otomatik olarak ceza alacağınız anlamına gelmez. Uyuşturucuyla bağlantınızın bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu arkadaşımın odasından çıktıysa bana işlem yapılır mı?
Olay yerinde bulunmanız nedeniyle hakkınızda araştırma yapılabilir. Ancak uyuşturucunun başka kişinin özel kullanım alanından çıkması ve sizin uyuşturucuyla bağlantınızı gösteren başka delil bulunmaması önemli olabilir.
Ev arkadaşım uyuşturucu kullanıyorsa ben de sorumlu olur muyum?
Hayır. Ceza sorumluluğu şahsidir. Ev arkadaşınızın uyuşturucu kullanması tek başına sizin TCK 191 kapsamında sorumlu olduğunuz anlamına gelmez.
Ev benim ama uyuşturucu arkadaşımın çantasından çıktı. Sorumlu olur muyum?
Evin size ait olması, misafirinizin kişisel çantasındaki her eşyanın size ait olduğu anlamına gelmez. Uyuşturucudan haberdar olup olmadığınız ve olayla bağlantınız ayrıca araştırılır.
Uyuşturucu salondan çıkarsa evdeki herkesin mi sayılır?
Hayır. Ortak alanda bulunması aidiyet değerlendirmesini zorlaştırabilir ancak herkesin otomatik olarak uyuşturucudan sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Uyuşturucu paketinde parmak izim yoksa dosya kapanır mı?
Hayır. Parmak izi bulunmaması önemli olabilir ancak dosyadaki diğer deliller de değerlendirilir.
İdrar testim negatifse hakkımda TCK 191 uygulanmaz mı?
Negatif test kişinin uyuşturucu kullanmadığı yönünde önemli olabilir ancak TCK 191 yalnızca kullanmayı değil, kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme veya bulundurmayı da düzenlediğinden dosyanın tamamı değerlendirilmelidir.
Arkadaşım uyuşturucunun kendisine ait olduğunu söylerse ne olur?
Bu beyan lehinize önemli olabilir. Ancak beyanın diğer delillerle uyumlu olup olmadığı araştırılır.
İlk kez uyuşturucu kullanma suçundan yakalanırsam ne olur?
TCK 191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik sistemine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır. Somut dosyada daha önce TCK 191 kapsamında işlem bulunup bulunmadığı da önemlidir.
Denetimli serbestlikte tekrar uyuşturucu kullanırsam ne olur?
Erteleme süresi içerisinde yeniden uyuşturucu kullanılması veya kullanmak amacıyla satın alınması, kabul edilmesi ya da bulundurulması TCK 191’de özel olarak düzenlenmiştir. Bunun yeni ve bağımsız bir dosya olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği önceki dosyanın aşamasına göre belirlenmelidir.
Arkadaşım bana uyuşturucu verirse sadece TCK 191 mi olur?
Uyuşturucuyu kullanan kişi bakımından TCK 191 gündeme gelebilir. Ancak uyuşturucuyu başka kişiye veren kişinin eylemi TCK 188 kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir. Satış bedeli alınmaması tek başına uyuşturucuyu verme fiilini TCK 188 kapsamı dışında bırakmaz.
Uyuşturucu bulunan evde sadece misafirdim. Ne yapmalıyım?
Kişinin evde ne kadar süredir bulunduğu, uyuşturucunun nerede bulunduğu, eve yanında ne getirdiği ve uyuşturucuyla bağlantısını gösteren başka delil bulunup bulunmadığı önemlidir. Zamanla kaybolabilecek kamera görüntüleri gibi delillerin belirlenmesi de somut dosyada önem taşıyabilir.
Sonuç: Arkadaşınızın Evinde Uyuşturucu Bulunması Tek Başına TCK 191 Sorumluluğu Doğurmaz
Arkadaşınızın evinde uyuşturucu bulunması, özellikle evde birden fazla kişinin bulunduğu olaylarda uyuşturucunun aidiyeti ve kişilerin uyuşturucudan haberdar olup olmadığı bakımından dikkatli değerlendirme gerektirir.
Bir kişinin uyuşturucu bulunan evde bulunması ile uyuşturucuyu kullanmak amacıyla satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması aynı şey değildir.
Özellikle:
“Arkadaşımın evinde uyuşturucu bulundu”,
“Uyuşturucu benim değil”,
“Uyuşturucu bulunan evde misafirdim”,
“Ev arkadaşım uyuşturucu kullanıyor”,
“Uyuşturucu arkadaşımın odasından çıktı”
şeklindeki olaylarda her şüpheli bakımından deliller ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Uyuşturucunun bulunduğu yer, paketteki parmak izi ve diğer kriminal bulgular, telefon mesajları, biyolojik incelemeler, kişinin evde ne kadar süredir bulunduğu ve diğer şüphelilerin ifadeleri önem taşıyabilir.
Bunun yanında soruşturmanın TCK 191 mi yoksa TCK 188 kapsamında mı yürütülmesi gerektiği de doğru belirlenmelidir.
Uyuşturucunun kişisel kullanım amacıyla bulundurulması ile uyuşturucunun başka kişiye verilmesi veya ticaretine ilişkin fiiller aynı hukuki sonuçları doğurmaz.
İstanbul’da yürütülen soruşturmalarda olayın gerçekleştiği yere ve yetki kurallarına göre İstanbul Adliyesi (Çağlayan), Bakırköy Adliyesi veya İstanbul Anadolu Adliyesi nezdindeki süreçler gündeme gelebilir.
Bu nedenle İstanbul uyuşturucu avukatı açısından TCK 191 dosyasında sorulması gereken temel soru yalnızca:
“Evde uyuşturucu bulundu mu?”
değildir.
Asıl cevaplandırılması gereken soru şudur:
“Şüphelinin uyuşturucuyu kullandığını veya kullanmak amacıyla satın aldığını, kabul ettiğini ya da bulundurduğunu gösteren somut, hukuka uygun ve kişiselleştirilmiş delil bulunuyor mu?”
Özellikle ortak evlerde ve arkadaş ortamlarında uyuşturucu ele geçirilen dosyalarda bu ayrım, kişinin TCK 191 kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesinde önem taşıyabilir.

