Cinsel Saldırıyla Suçlanıyorum Ama Olaydan Sonra Mesajlaşmaya Devam Ettik: Bu Mesajlar Delil Olur mu?

Cinsel Saldırıyla Suçlanıyorum Ama Olaydan Sonra Mesajlaşmaya Devam Ettik: Bu Mesajlar Delil Olur mu?

Cinsel saldırı sonrası mesajlaşma, hakkında cinsel saldırı şikâyeti bulunan kişilerin soruşturma sürecinde en çok merak ettiği konulardan biridir. Olaydan sonra tarafların WhatsApp veya Instagram üzerinden konuşmaya devam etmesi, yeniden görüşmesi, birbirlerine samimi mesajlar göndermesi ya da günlük hayatlarına ilişkin olağan bir iletişim sürdürmesi ceza soruşturmasında önem taşıyabilir. Ancak şikâyetçinin olaydan sonra mesajlaşmaya devam etmiş olması tek başına cinsel ilişkinin veya cinsel davranışın rızaya dayalı olduğunu göstermez.

Aynı şekilde, olay sonrası mesajların hiçbir hukuki öneminin bulunmadığını söylemek de doğru değildir. Cinsel saldırı soruşturmasında olaydan önceki ve sonraki iletişimin içeriği; tarafların beyanları, olayın gerçekleştiği yer, kamera kayıtları, HTS ve konum verileri, adli muayene bulguları, tanık anlatımları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.

Özellikle “Cinsel saldırıyla suçlanıyorum ama olaydan sonra mesajlaşmaya devam ettik”, “şikâyetten sonra benimle konuşmaya devam etti”, “olaydan sonraki gün bana mesaj attı” veya “WhatsApp konuşmalarımız rızayı gösterir mi?” şeklinde araştırma yapan kişiler açısından önemli olan yalnızca mesajların varlığı değildir. Mesajların ne zaman gönderildiği, kim tarafından başlatıldığı, ne söylendiği, konuşmanın tamamının ne anlama geldiği ve mesajların iddia edilen olayla nasıl bir bağlantı kurduğu önemlidir.

Anayasa Mahkemesi kararlarına yansıyan cinsel suç dosyalarında da telefon mesajları, tarafların ilişkisi, adli raporlar ve beyanlar gibi farklı delillerin soruşturma veya yargılama kapsamında gündeme gelebildiği görülmektedir.

Bu nedenle bu yazıda, cinsel saldırı sonrası mesajlaşma, WhatsApp ve Instagram konuşmalarının delil değeri, olaydan sonra yeniden görüşme, telefon incelemesi, gözaltı ve tutuklama ihtimali ile soruşturmanın ilk aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlar dört ana bölüm altında ele alınacaktır.


CİNSEL SALDIRIYLA SUÇLANIYORUM AMA OLAYDAN SONRA MESAJLAŞMAYA DEVAM ETTİK: NE ANLAMA GELİR?

Cinsel Saldırı Sonrası Mesajlaşma Delil Olur mu?

Cinsel saldırı suçlamasında temel uyuşmazlıklardan biri, belirli bir cinsel davranışın mağdurun rızası dışında gerçekleşip gerçekleşmediği olabilir.

Tarafların olaydan sonra mesajlaşmaya devam etmesi bu değerlendirmede dikkate alınabilecek olgulardan biri olabilir. Ancak bunun anlamı her dosyada aynı değildir.

Örneğin olayın ertesi günü şikâyetçinin şüpheliye;

“Eve vardın mı?”

“Bugün görüşecek miyiz?”

“Dün için teşekkür ederim.”

gibi mesajlar göndermesi dosya kapsamında incelenebilir. Buna karşılık yalnızca mesajlaşmanın sürmüş olması üzerinden “O hâlde önceki cinsel davranışa kesinlikle rıza vardı.” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılması doğru olmaz.

Ceza soruşturmasında mesajın içeriği ve bağlamı önemlidir.

İletişimin neden devam ettiği, mesajların hangi olay üzerine gönderildiği, tarafların önceki ilişkilerinin niteliği ve mesajlarda olay hakkında doğrudan veya dolaylı bir anlatım bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Şikâyetten Sonra Mesajlaşmaya Devam Etmesi Ne Anlama Gelir?

Burada iki farklı zaman dilimini birbirinden ayırmak gerekir.

Birincisi iddia edilen cinsel olaydan sonraki dönemdir.

İkincisi ise şikâyetin yapılmasından sonraki dönemdir.

Örneğin olayın 1 Haziran’da gerçekleştiği, tarafların 1-10 Haziran arasında görüşmeye ve mesajlaşmaya devam ettiği, 15 Haziran’da ise şikâyette bulunulduğu düşünülebilir.

Bu durumda özellikle 1-10 Haziran arasındaki konuşmalar soruşturma bakımından incelenebilir.

Bununla birlikte kişinin şikâyetten sonra dahi şüpheliyle iletişim kurmasının farklı nedenleri olabilir. Bu nedenle davranışın nedenini bilmeden yalnızca iletişim kurulmuş olmasına kesin bir hukuki anlam yüklenmemelidir.

Önemli olan bütün kronolojinin ortaya çıkarılmasıdır.

Olaydan Sonra Bana Samimi Mesajlar Attı: Rızayı Kanıtlar mı?

Samimi mesajların bulunması savunma açısından ileri sürülebilecek bir delil olabilir; fakat tek başına kesin rıza kanıtı değildir.

Örneğin şikâyetçi olaydan birkaç saat sonra;

“Çok güzeldi.”

“Seni tekrar görmek istiyorum.”

“Dün gece için teşekkür ederim.”

şeklinde doğrudan olayla bağlantılı ifadeler kullanmışsa bunların soruşturma dosyasında değerlendirilmesi istenebilir.

Bununla birlikte her mesaj bu kadar açık olmayabilir.

“Günaydın”, “Nasılsın?”, “Ne yapıyorsun?” gibi gündelik ifadelerin delil değeri aynı değildir.

Bu nedenle savunmanın yalnızca “Bana mesaj attı.” noktasında kurulması yerine mesajların iddia edilen olayla bağlantısının açıklanması daha önemlidir.

Cinsel Saldırı Şikâyetinden Sonra Tekrar Buluşmak Önemli mi?

Tarafların olaydan sonra yeniden yüz yüze görüşmesi de dosyada tartışılabilir.

Örneğin iddia edilen olaydan sonraki gün tarafların birlikte yemek yemesi, birkaç gün sonra tekrar aynı eve gitmesi veya otelde yeniden görüşmesi soruşturma makamlarının dikkatini çekebilir.

Ancak burada da aynı temel kural geçerlidir:

Sonraki bir görüşme, önceki cinsel davranışa geçmişe etkili biçimde rıza oluşturmaz.

Ceza soruşturmasında araştırılması gereken husus, suçlamaya konu edilen belirli eylemin gerçekleştiği anda rızanın bulunup bulunmadığıdır.

Bununla birlikte olaydan sonraki davranışlar, tarafların iddialarının güvenilirliği ve olayın bütününün anlaşılması bakımından diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.

Daha Önce Sevgili Olmamız Cinsel Saldırı Suçlamasını Ortadan Kaldırır mı?

Hayır.

Tarafların sevgili olması, daha önce cinsel birliktelik yaşamış olması veya uzun süredir duygusal ilişki içerisinde bulunması sonraki her cinsel davranış için otomatik rıza anlamına gelmez.

Bu ayrım özellikle savunma hazırlanırken önemlidir.

“Zaten sevgiliydik.” şeklindeki tek cümlelik bir savunma çoğu durumda yeterli değildir.

Bunun yerine suçlamaya konu edilen belirli gün ve saat bakımından olayın nasıl gerçekleştiğinin ortaya konulması gerekir.

Öte yandan tarafların önceki ilişkileri de tamamen önemsiz değildir.

İlişkinin niteliği, buluşmanın nasıl planlandığı, olay öncesindeki mesajlaşmalar, olay sonrasındaki iletişim ve diğer objektif veriler olayın bütününün anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Daha Önce Cinsel İlişkiye Girmiş Olmamız Delil midir?

Daha önce cinsel ilişki yaşanmış olması, sonraki olay açısından otomatik rıza oluşturmaz.

Bu nedenle;

“Daha önce birlikte olduk, dolayısıyla cinsel saldırı olamaz.”

şeklindeki bir yaklaşım hukuken doğru değildir.

Ancak suçlamaya konu olayın nasıl geliştiğinin değerlendirilmesinde tarafların ilişkisinin geçmişi, buluşmanın amacı ve iletişim kayıtları diğer delillerle birlikte gündeme gelebilir.

Önemli olan geçmiş ilişkiyi tek başına belirleyici kabul etmek değil, somut suçlamaya ilişkin delil değerlendirmesi yapmaktır.

Olaydan Önce “Seni İstiyorum” Yazması Rıza Sayılır mı?

Olaydan önce gönderilen cinsel içerikli veya yakınlaşmaya yönelik mesajlar da tek başına daha sonra gerçekleşen her davranışa verilmiş sınırsız bir rıza olarak kabul edilemez.

Rıza belirli davranış bakımından değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte olay öncesindeki konuşmalar, tarafların neden buluştuklarının ve olayın nasıl geliştiğinin anlaşılması açısından dosyada önem taşıyabilir.

Örneğin tarafların buluşmadan birkaç saat önce nerede görüşeceklerini, birlikte kalıp kalmayacaklarını veya aralarındaki ilişkinin niteliğini konuşmaları soruşturmanın kronolojisi açısından incelenebilir.

Olaydan Sonra “Kimseye Söyleme” Mesajı Varsa Ne Olur?

Bu tür mesajlar bağlamından koparılmamalıdır.

“Kimseye söyleme” ifadesinin kim tarafından, hangi nedenle ve neyin söylenmemesi amacıyla yazıldığı belirlenmelidir.

Aynı ifade farklı olaylarda tamamen farklı anlamlara gelebilir.

Bu nedenle birkaç kelimelik ekran görüntüsünün yerine konuşmanın öncesi ve sonrasıyla birlikte incelenmesi önemlidir.

Olaydan Sonra Özür Mesajı Attıysam Bu İkrar Sayılır mı?

Şüphelinin olaydan sonra gönderdiği mesajlar da aynı şekilde değerlendirilir.

Örneğin;

“Özür dilerim.”

“Böyle olmasını istemezdim.”

“Dün gece için üzgünüm.”

şeklindeki bir mesajın tek başına ne anlama geldiği, konuşmanın bağlamı bilinmeden belirlenemez.

Özür başka bir tartışmaya ilişkin olabileceği gibi suçlamaya konu davranışla bağlantılı da olabilir.

Bu nedenle özellikle cinsel suç soruşturmalarında birkaç kelimelik mesajların bağlamından koparılarak değerlendirilmesine karşı konuşmanın tamamı incelenmelidir.


CİNSEL SALDIRI SORUŞTURMASINDA WHATSAPP VE INSTAGRAM MESAJLARI DELİL OLUR MU?

Cinsel Saldırı WhatsApp Mesajları Nasıl Değerlendirilir?

WhatsApp konuşmaları cinsel saldırı soruşturmasında olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilecek dijital veriler arasında yer alabilir.

Özellikle tarafların;

nasıl tanıştıkları,

buluşmayı kimin teklif ettiği,

nerede buluşacakları,

olaydan önce ne konuştukları,

olaydan hemen sonra birbirlerine ne yazdıkları,

sonraki günlerde iletişimlerinin devam edip etmediği

gibi hususlar mesajlaşmalardan anlaşılabilir.

Ancak dijital yazışmalar değerlendirilirken yalnızca savunmanın veya şikâyetin lehine görünen birkaç mesajın seçilmesi yerine konuşmanın bütünlüğü önem taşır.

Cinsel Saldırı Soruşturmasında Telefon İncelemesi Yapılır mı?

Somut olayın özelliklerine ve verilen adli kararlara bağlı olarak telefon ve diğer dijital materyaller ceza soruşturmasında gündeme gelebilir.

Cinsel saldırı iddiasının tarafların mesajlaşmalarıyla bağlantılı olduğu bir olayda telefonlarda bulunan iletişim kayıtları önem kazanabilir.

Telefon incelemesi yalnızca WhatsApp mesajlarından ibaret düşünülmemelidir.

Dosyanın niteliğine göre farklı dijital veriler gündeme gelebilir.

Bununla birlikte dijital verilerin nasıl elde edildiği de hukuken önemlidir. Anayasa Mahkemesi, WhatsApp gibi mesajlaşma programlarının özel hayat ve haberleşme gizliliği kapsamında korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur.

Dolayısıyla dijital delilde yalnızca “ne bulunduğu” değil, gerektiğinde “nasıl elde edildiği” de önem taşıyabilir.

Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli mi?

Bir tarafın sunduğu ekran görüntüsü soruşturmada dikkate alınabilir. Ancak ekran görüntüsünün güvenilirliği, konuşmanın tamamını yansıtıp yansıtmadığı ve gerektiğinde doğrulanabilirliği ayrıca tartışılabilir.

Örneğin dosyaya yalnızca şu mesaj sunulmuş olabilir:

“Dün gece çok güzeldi.”

Ancak konuşmanın önceki mesajları görülmeden bu ifadenin neye ilişkin olduğu her zaman anlaşılamayabilir.

Bu nedenle savunma açısından konuşmanın tamamının mevcut olması önemli olabilir.

Mesajların Bir Kısmı Silinmişse Ne Olur?

Silinmiş mesajlar ceza soruşturmasında ayrı bir tartışma yaratabilir.

Öncelikle kimin hangi mesajı, ne zaman ve neden sildiği her zaman doğrudan bilinemeyebilir.

Bu nedenle tarafların telefonlarındaki mevcut kayıtlar karşılaştırılabilir.

Burada özellikle önemli bir husus vardır:

Hakkında soruşturma bulunduğunu öğrenen kişinin delilleri değiştirmeye veya konuşmaları manipüle etmeye çalışmaması gerekir.

Savunma için uygun yöntem, mevcut verileri olduğu gibi korumaktır.

Mesajları Silmem Savunmamı Etkiler mi?

Potansiyel olarak evet.

Özellikle şüpheli açısından lehine olabilecek olay öncesi ve sonrası mesajların kaybolması savunmayı zorlaştırabilir.

Bu nedenle “Telefonumda özel konuşmalar var, hepsini sileyim.” düşüncesi doğru değildir.

Aynı şekilde sonradan yeni mesajlar oluşturmak, eski konuşmaları değiştirmek veya gerçeğe aykırı kayıt üretmek kesinlikle savunma yöntemi değildir.

Mevcut gerçek delil korunmalıdır.

Instagram DM Mesajları da Delil Olabilir mi?

Evet, olayın Instagram üzerinden başlayan bir iletişimle bağlantılı olması hâlinde Instagram mesajları da soruşturmanın konusu olabilir.

Örneğin taraflar Instagram üzerinden tanışmış, daha sonra WhatsApp’a geçmiş olabilir.

Bu durumda ilk iletişimin tarihi ve niteliği olay kronolojisinin kurulmasında önem taşıyabilir.

Özellikle;

ilk mesajı kimin gönderdiği,

buluşmanın nasıl kararlaştırıldığı,

buluşmadan sonra iletişimin nasıl devam ettiği

gibi konular dosyanın niteliğine göre incelenebilir.

Başka Bir Arkadaşa Atılan Mesajlar Önemli Olabilir mi?

Sadece şüpheli ile şikâyetçi arasındaki mesajlar değil, olayın hemen öncesinde veya sonrasında üçüncü kişilerle yapılan bazı yazışmalar da soruşturma kapsamında gündeme gelebilir.

Örneğin taraflardan biri olaydan hemen sonra arkadaşına olay hakkında bir mesaj göndermiş olabilir.

Bu mesajın zamanı ve içeriği beyanın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Ancak üçüncü kişilerle yapılan konuşmaların hukuka uygun şekilde dosyaya girmesi ve güvenilirliğinin değerlendirilebilmesi ayrıca önemlidir.

WhatsApp Mesajları Sonradan Değiştirilebilir mi?

Dijital delillerde güvenilirlik önemli bir meseledir.

Bu nedenle yalnızca bir fotoğraf veya kırpılmış ekran görüntüsü yerine gerektiğinde orijinal cihaz ve diğer teknik veriler önem kazanabilir.

Savunmanın “Bu mesaj sahtedir.” demesi tek başına yeterli olmayabileceği gibi, karşı tarafın sunduğu her ekran görüntüsünün de hiçbir inceleme yapılmadan mutlak doğru kabul edilmesi gerektiği söylenemez.

Somut bir sahtecilik veya manipülasyon iddiası varsa bunun teknik olarak araştırılması gerekebilir.

Gizlice Alınan Ses Kaydı Delil Olur mu?

Bu konuda çok dikkatli olmak gerekir.

Her gizli ses kaydının hukuka uygun olduğu söylenemez.

Anayasa Mahkemesinin aktardığı Yargıtay yaklaşımında, kişinin başka türlü kanıt elde etme imkânının bulunmadığı ani gelişen bazı durumlarda, kendisine karşı işlenmekte olan cinsel saldırı, tehdit veya şantaj gibi bir fiile ilişkin kaybolabilecek delili yetkili makamlara sunmak amacıyla kaydetmesinin hukuki değerlendirmesinin farklılaşabileceği belirtilmektedir.

Ancak bu, herkesin istediği kişiyi gizlice kaydedebileceği anlamına gelmez.

Kayıt yönteminin hukuka uygunluğu somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

Mesajlar Mağdur Beyanından Daha Güçlü Delil midir?

Deliller arasında bu şekilde genel ve değişmez bir hiyerarşi kurmak doğru değildir.

Cinsel saldırı dosyasında şikâyetçi beyanı önem taşıyabilir. Bunun yanında dijital kayıtlar, tanıklar, adli raporlar ve diğer objektif veriler de değerlendirilebilir.

Anayasa Mahkemesinin kararlarında, belirleyici nitelikteki tanık veya beyan delillerinin güvenilirliğinin sınanabilmesi ve sanığa kendi olay anlatımını ve delillerini ortaya koyma imkânı tanınması adil yargılanma güvenceleri açısından önem taşımaktadır.

Dolayısıyla mesele;

“Mesaj mı güçlü, beyan mı güçlü?”

şeklinde basit bir karşılaştırmaya indirgenmemelidir.

Asıl soru, delillerin birbiriyle uyumlu olup olmadığıdır.

Olay Sonrası Mesajlar Mağdur Beyanıyla Çelişiyorsa Ne Olur?

Bu, savunma açısından özellikle incelenmesi gereken bir durumdur.

Örneğin şikâyetçi ifadesinde olayın hemen ardından şüpheliyle hiçbir iletişim kurmadığını söylemiş ancak telefon kayıtlarında yoğun bir mesajlaşma görülmüş olabilir.

Burada söz konusu çelişkinin dosya açısından anlamı değerlendirilmelidir.

Ancak tek bir çelişkinin otomatik olarak bütün beyanı geçersiz kıldığını söylemek doğru olmaz.

Çelişkinin olayın esasına ilişkin olup olmadığı, açıklanabilir nitelikte bulunup bulunmadığı ve diğer delillerle ilişkisi önemlidir.


MESAJLAR VARKEN CİNSEL SALDIRIDAN GÖZALTINA ALINIR VEYA TUTUKLANIR MIYIM?

Cinsel Saldırıdan İfadeye Çağrıldım: Ne Anlama Geliyor?

Hakkında cinsel saldırı şikâyeti bulunan kişinin ifadeye çağrılması, suçun işlendiğinin kesinleştiği anlamına gelmez.

Soruşturmanın amacı iddianın ve mevcut delillerin araştırılmasıdır.

Şüpheliye;

şikâyetçiyle nasıl tanıştığı,

aralarında ilişki bulunup bulunmadığı,

olay günü neden buluştukları,

cinsel davranışın gerçekleşip gerçekleşmediği,

rıza konusundaki anlatımı,

olay sonrası iletişim

gibi sorular yöneltilebilir.

Bu aşamada özellikle telefon mesajları bulunuyorsa bunların olay kronolojisiyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Cinsel Saldırıdan Gözaltına Alınır mıyım?

Her şikâyetin sonucu otomatik gözaltı değildir.

Gözaltı ve diğer koruma tedbirleri somut soruşturmanın koşullarına göre değerlendirilir.

Ancak cinsel saldırı ciddi bir suç isnadıdır ve soruşturmanın ilk aşaması son derece önemlidir.

Bu nedenle “Mesajlarımız var, bana hiçbir şey olmaz.” şeklinde hareket edilmemelidir.

Mesajların gerçekten ne gösterdiği incelenmelidir.

Cinsel Saldırıdan Tutuklanır mıyım?

Tutuklama bir mahkûmiyet değildir.

Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde tutuklama için kanuni şartların somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir.

Dolayısıyla şikâyetin bulunması ile tutuklama kararı aynı şey değildir.

Benzer şekilde WhatsApp mesajlarının bulunması da tek başına “tutuklanmaz” sonucu doğurmaz.

Dosyanın tamamı önemlidir.

Cinsel Saldırı Sonrası Mesajlaşma Tutuklamayı Engeller mi?

Otomatik olarak engellemez.

Bu nokta özellikle vurgulanmalıdır.

Örneğin şüpheli;

“Şikâyetçi olaydan sonra bana kalp emojisi gönderdi, hâkim beni tutuklayamaz.”

şeklinde düşünmemelidir.

Mesajların delil değeri ayrı, tutuklamanın şartları ayrıdır.

Ancak olaydan sonraki mesajlar suçlamanın niteliği açısından önemliyse savunmada bunların değerlendirilmesi talep edilebilir.

Sadece Mağdur Beyanı Varsa Tutuklama Olur mu?

Bu soruya bütün dosyalardan bağımsız şekilde “olur” veya “olmaz” demek mümkün değildir.

Beyanın içeriği, tutarlılığı, olayın niteliği ve mevcut diğer deliller önem taşır.

Cinsel saldırı soruşturmalarında beyan delillerinin yanında objektif delillerin araştırılması da önemlidir. Anayasa Mahkemesine yansıyan bir cinsel saldırı dosyasında soruşturma kapsamında mağdur ve tanık beyanlarının alınmasının yanında olay yeri tutanağı düzenlenmiş, kıyafet ve yatak eşyaları inceleme amacıyla muhafaza altına alınmış ve şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmiştir.

Dolayısıyla savunmanın mümkün olan objektif verilerin araştırılmasını istemesi önemlidir.

Adli Tıp Raporunda Bulgu Yoksa Dosya Biter mi?

Hayır.

Her cinsel saldırı iddiasının fiziksel iz bırakması zorunlu değildir. Ayrıca muayenenin ne zaman yapıldığı, iddia edilen davranışın niteliği ve somut olayın özellikleri önem taşır.

Bu nedenle “Raporda bulgu yok, kesin takipsizlik çıkar.” şeklinde bir garanti verilemez.

Tersi de geçerlidir.

Belirli bir tıbbi bulgunun bulunması tek başına olayın bütün hukuki unsurlarını açıklamayabilir.

Tıbbi bulgunun hangi iddiayla uyumlu olduğu ve diğer delillerle ilişkisi değerlendirilir.

Kamera Kaydı Varsa Ne Olur?

Kamera kayıtları özellikle olayın öncesi ve sonrasına ilişkin objektif kronoloji oluşturabilir.

Örneğin olayın otelde gerçekleştiği iddia ediliyorsa;

otele giriş zamanı,

tarafların birlikte gelip gelmediği,

çıkış zamanı,

ortak alanlardaki hareketleri

gibi hususlar mevcut kamera kayıtlarından anlaşılabilir.

Ancak kamera kaydının tarafların odaya birlikte girdiğini göstermesi, odanın içerisinde gerçekleştiği iddia edilen cinsel davranışın rızaya dayalı olduğunu tek başına kanıtlamaz.

Bununla birlikte tarafların beyanları arasında zaman veya olay akışı konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa kayıt önemli olabilir.

Otelde Cinsel Saldırıyla Suçlandım: Otel Kayıtları Önemli mi?

Evet, olayın otelde gerçekleştiği iddia ediliyorsa otel kayıtları ve mevcut kamera görüntüleri araştırılabilir.

Örneğin;

rezervasyonu kimin yaptığı,

otele giriş saati,

tarafların geliş şekli,

odada ne kadar kalındığı,

çıkış saatleri

kronolojinin oluşturulmasına katkı sağlayabilir.

Fakat yine aynı ayrım korunmalıdır:

Bir kişinin otele kendi isteğiyle gelmesi, odada gerçekleşen bütün cinsel davranışlara peşinen rıza verdiği anlamına gelmez.

Bu nedenle otel kaydı önemli bir delil olabilir fakat tek başına rıza delili olarak değerlendirilmemelidir.

HTS ve Konum Kayıtları Ne Gösterir?

HTS veya diğer teknik kayıtlar bazı dosyalarda tarafların belirli zamanlarda iletişim kurup kurmadığının ya da cihazların belirli bölgelerle bağlantısının araştırılmasında kullanılabilir.

Ancak teknik kayıtların gösterdiği husus ile göstermediği husus birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin iki kişinin aynı bölgede bulunması tek başına cinsel davranışın nasıl gerçekleştiğini göstermez.

Fakat taraflardan biri;

“O gün onunla hiç görüşmedim.”

diyorsa ve objektif kayıtlar bunun aksine işaret ediyorsa bu durum önem kazanabilir.

Tanıkların Anlatımları Önemli midir?

Evet.

Özellikle olaydan hemen önce veya sonra tarafları gören kişiler bulunabilir.

Tanık;

tarafların birlikte mekâna geldiğini,

olaydan sonra bir tartışmaya şahit olduğunu,

şikâyetçinin kendisine olay hakkında bir şey anlattığını

veya başka bir somut olguyu aktarabilir.

Tanığın doğrudan gördüğü husus ile başkasından duyduğu husus birbirinden ayrılmalıdır.

Ayrıca sanığın belirleyici ölçüde kullanılan beyan delillerini sorgulayabilmesi adil yargılanma hakkının önemli güvencelerindendir. Anayasa Mahkemesi 2025 yılında cinsel saldırı suçuna ilişkin bir başvuruda, mahkûmiyette belirleyici ölçüde kullanılan tanığın sanık tarafından sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Mesajlar Benim Lehimeyse İfade Verirken Ne Yapmalıyım?

Mesajların mevcut olduğunu belirtmek önemli olabilir ancak savunma yalnızca birkaç mesaja dayandırılmamalıdır.

Öncelikle olay kronolojik olarak anlatılmalıdır.

Nasıl tanışıldığı, ne zaman görüşüldüğü, olayın nasıl geliştiği ve olaydan sonra ne olduğu açık biçimde ortaya konulmalıdır.

Daha sonra bu anlatımı desteklediği düşünülen objektif veriler gösterilebilir.

Bu yaklaşım;

“Bakın bana mesaj attı, demek ki suç yok.”

şeklindeki yüzeysel bir savunmadan daha sağlıklıdır.


CİNSEL SALDIRI ŞİKÂYETİ SONRASI TELEFONUNDA MESAJLAR BULUNAN KİŞİ NE YAPMALI?

Cinsel Saldırıyla Suçlandığımı Öğrendim: İlk Olarak Ne Yapmalıyım?

Cinsel saldırı isnadı öğrenildiğinde ilk tepki panik olabilir.

Şüpheli karşı tarafa ulaşmak, neden şikâyetçi olduğunu sormak veya mesajları silmek isteyebilir.

Bunlar ciddi sorunlar yaratabilir.

Öncelikle dosyanın ne aşamada olduğu ve isnadın tam olarak ne olduğu anlaşılmalıdır.

Şikâyetin hangi tarihteki hangi davranışa ilişkin olduğu bilinmeden sağlıklı savunma kurulması güçtür.

Şikâyetçiye Mesaj Atmalı mıyım?

Soruşturmayı öğrendikten sonra şikâyetçiyi beyanını değiştirmeye ikna etmeye çalışmak veya baskı olarak algılanabilecek iletişim kurmak riskli olabilir.

Özellikle;

“Şikâyetini geri çek.”

“Bunu neden yaptın?”

“İfadenin yanlış olduğunu söyle.”

gibi mesajlar yeni tartışmalara yol açabilir.

Savunmanın amacı karşı tarafın beyanına müdahale etmek değil, mevcut deliller üzerinden olayın araştırılmasını sağlamaktır.

Eski WhatsApp Mesajlarını Silmeli miyim?

Hayır.

Özellikle olaydan önce ve sonra yapılan gerçek yazışmalar savunma açısından önemli olabilir.

Mesajların yalnızca şüphelinin lehine görünen kısımlarının bırakılıp diğerlerinin silinmesi de doğru değildir.

Konuşmanın tamamının korunması daha sağlıklıdır.

Telefonu Sıfırlamak Doğru mu?

Soruşturmayla bağlantılı olabilecek dijital delillerin bulunduğu bir telefonu sıfırlamak veya verileri kasıtlı olarak ortadan kaldırmaya çalışmak savunma açısından doğru bir yöntem değildir.

Mevcut veriler korunmalıdır.

Özellikle olaydan sonraki mesajlaşmalar savunmanın dayandığı bir husussa bunların kaybedilmesi ciddi sorun yaratabilir.

Ekran Görüntülerini Almam Faydalı mı?

Mesajların korunması amacıyla ekran görüntüsü alınması yararlı olabilir.

Ancak mümkünse orijinal cihazdaki konuşmalar da korunmalıdır.

Ekran görüntülerinde tarih, saat, kişi veya kullanıcı bilgileri ile konuşmanın bağlamını gösterecek kısımların bulunması önemlidir.

Sadece tek bir mesajın kırpılmış görüntüsüne güvenilmemelidir.

Olay Gününün Kronolojisini Hazırlamak Neden Önemlidir?

Cinsel saldırı soruşturmalarında birkaç saatlik zaman dilimi bile önemli olabilir.

Şüpheli olay gününü mümkün olduğunca somut biçimde hatırlamalıdır:

Taraflar saat kaçta buluştu?

Buluşmayı kim teklif etti?

Nereye gittiler?

Ulaşım nasıl sağlandı?

Kimlerle karşılaştılar?

Olaydan sonra ne oldu?

İlk mesajı kim gönderdi?

Ne zaman ayrıldılar?

Daha sonra yeniden görüştüler mi?

Bu soruların cevapları daha sonra kamera kayıtları, mesajlar veya diğer verilerle karşılaştırılabilir.

Kamera Kayıtları Neden Erken Araştırılmalı?

Kamera kayıtları her yerde süresiz saklanmaz.

Bu nedenle olayın gerçekleştiği iddia edilen yer veya yakın çevrede kamera bulunduğu biliniyorsa kayıtların varlığı erken aşamada önem kazanabilir.

Otel, apartman, restoran, otopark veya işyeri kamerası olayın belirli bir bölümüne ilişkin objektif veri sağlayabilir.

Savunma açısından önemli olabilecek kayıtların araştırılması için soruşturma makamlarından gerekli işlemlerin yapılması talep edilebilir.

Taksi, Ulaşım ve Ödeme Kayıtları Önemli Olabilir mi?

Somut dosyaya göre evet.

Örneğin tarafların nerede ve ne zaman buluştuğu tartışmalıysa ulaşım veya ödeme kayıtları kronolojiyi destekleyebilir.

Bununla birlikte her banka işlemi veya ulaşım kaydı cinsel davranışın rızaya dayalı olup olmadığını göstermez.

Bu veriler daha çok olay akışını doğrulayan veya çürüten yardımcı deliller niteliğinde olabilir.

Cinsel Saldırı Soruşturmasında Savunma Nasıl Kurulmalı?

Savunma, şikâyetçiyi aşağılamak veya özel hayatına ilişkin ilgisiz hususları gündeme getirmek üzerine kurulmamalıdır.

Asıl mesele suçlamaya konu somut olaydır.

Sağlıklı bir savunmada;

iddianın zamanı,

tarafların olay öncesi iletişimi,

buluşmanın gerçekleşme şekli,

olay anlatımları,

olay sonrası mesajlaşmalar,

objektif kayıtlar,

beyanlar arasındaki önemli çelişkiler

birlikte incelenmelidir.

Özellikle cinsel saldırı sonrası mesajlaşma varsa bu yazışmalar yalnızca birkaç cümle seçilerek değil, bütün kronoloji içerisinde değerlendirilmelidir.


İstanbul’da Cinsel Saldırı Soruşturması ve Olay Sonrası Mesajların Değerlendirilmesi

İstanbul’da hakkında cinsel saldırı şikâyeti bulunduğunu öğrenen kişiler Google’da sıklıkla İstanbul cinsel saldırı avukatı, cinsel saldırı soruşturması avukatı, cinsel saldırıdan ifadeye çağrıldım veya cinsel saldırı WhatsApp mesajları şeklinde araştırma yapmaktadır.

Bu noktada dosyanın hangi adliyenin yetki alanında olduğu kadar soruşturmanın hangi aşamada bulunduğu da önemlidir.

Çağlayan’da Cinsel Saldırı Soruşturması

Somut olayın yetki durumuna göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen cinsel saldırı soruşturmalarında işlemler Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda gerçekleştirilebilir.

Bu nedenle Çağlayan cinsel saldırı avukatı veya İstanbul cinsel saldırı avukatı şeklinde araştırma yapan kişi açısından öncelikle soruşturma dosyasındaki suçlamanın ve mevcut delillerin anlaşılması önemlidir.

Özellikle telefon mesajları, olay öncesi ve sonrası iletişim, kamera kayıtları ve diğer objektif veriler varsa bunların soruşturma açısından anlamı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bakırköy’de Cinsel Saldırı Soruşturması

Bakırköy ve ilgili adli çevrede gerçekleşen olaylarda somut yetki durumuna göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma yürütülebilir.

Bakırköy cinsel saldırı avukatı şeklinde arama yapan kişiler bakımından da temel mesele, soruşturmanın hangi aşamada olduğunun ve gözaltı ya da ifade işlemi bulunup bulunmadığının belirlenmesidir.

Anadolu Yakası Cinsel Saldırı Soruşturmaları

Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe ve Kartal gibi bölgelerdeki olaylarda somut yetki durumuna göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı gündeme gelebilir.

Anadolu Yakası cinsel saldırı avukatı veya Kartal cinsel saldırı avukatı şeklinde araştırma yapan şüpheliler açısından da olaydan sonraki WhatsApp veya Instagram mesajlarının bulunması tek başına sonucu belirlemez.

Dosyanın bütününün incelenmesi gerekir.

Gaziosmanpaşa ve Diğer İstanbul Adliyeleri

İstanbul’un farklı ilçelerinde gerçekleşen olaylarda Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece veya Büyükçekmece adli çevreleri de gündeme gelebilir.

Hangi adliyede yürütülürse yürütülsün cinsel saldırı soruşturmasında temel amaç, suçlamaya konu olayın somut deliller üzerinden değerlendirilmesidir.


Cinsel Saldırı Sonrası Mesajlaşma Bulunan Dosyada Sorulması Gereken Kritik Sorular

Savunmanın hazırlanmasında özellikle şu hususlar belirlenmelidir:

  1. Taraflar birbirlerini olaydan önce tanıyor muydu?
  2. Aralarında daha önce duygusal veya cinsel ilişki var mıydı?
  3. Olay günü buluşmayı kim teklif etti?
  4. Olaydan hemen önce hangi mesajlar gönderildi?
  5. Olaydan sonra ilk mesajı kim gönderdi?
  6. Olay sonrası mesajlarda iddia edilen olaydan doğrudan bahsediliyor mu?
  7. Taraflar olaydan sonra tekrar buluştu mu?
  8. Mesajların tamamı mevcut mu?
  9. Kamera, tanık, adli rapor veya başka objektif delil var mı?
  10. Şikâyetçi ve şüphelinin anlatımları objektif kayıtlarla uyumlu mu?

Bu soruların hiçbirinin cevabı tek başına dosyanın sonucunu belirlemez. Ancak birlikte ele alındığında olayın kronolojisinin oluşturulmasına yardımcı olabilir.


“Olaydan Sonra Benimle Konuştu, Demek ki Cinsel Saldırı Yok” Demek Doğru mu?

Hayır.

Bu makalenin en önemli noktalarından biri budur.

Bir kişinin iddia edilen olaydan sonra şüpheliyle konuşmaya devam etmesi, sonraki gün mesaj göndermesi veya tekrar görüşmesi tek başına önceki cinsel davranışa rıza gösterdiğini kanıtlamaz.

Fakat bunun tam tersine, olay sonrası iletişimin hiçbir delil değerinin bulunmadığını söylemek de doğru değildir.

Özellikle mesajların içeriği olayın anlatımıyla doğrudan bağlantılıysa, soruşturma makamlarının bu verileri diğer delillerle birlikte değerlendirmesi gerekebilir.

Dolayısıyla doğru soru;

“Mesajlaştık mı?”

değil,

“Olaydan önce ve sonra yapılan mesajlaşmalar, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde ne gösteriyor?”

olmalıdır.


Cinsel Saldırı Sonrası Mesajlaşma ve Rıza Ayrımı

Rıza tartışması yapılırken geçmiş ilişki, buluşma veya sonraki mesajlaşma üzerinden otomatik varsayımlar yapılmamalıdır.

Bir kişinin;

şüpheliyle daha önce sevgili olması,

daha önce cinsel ilişkiye girmiş olması,

şüphelinin evine veya otel odasına kendi isteğiyle gitmesi,

olaydan sonra mesaj göndermesi,

daha sonra tekrar görüşmesi

tek başına suçlamaya konu belirli cinsel davranış bakımından rızanın bulunduğunu göstermeyebilir.

Buna karşılık savunmanın olayın öncesi ve sonrasına ilişkin objektif verileri ortaya koyma hakkı vardır.

Anayasa Mahkemesinin adil yargılanma yaklaşımında da sanığın olayın kendi versiyonunu anlatabilmesi ve bunu destekleyen delilleri sunabilmesi önemli bir güvence olarak kabul edilmektedir.

Bu nedenle rıza değerlendirmesi sloganlarla değil, somut olayın bütünlüğüyle yapılmalıdır.


Sonuç: Cinsel Saldırıyla Suçlanıyorum Ama Olaydan Sonra Mesajlaşmaya Devam Ettik

Cinsel saldırı sonrası mesajlaşma, soruşturma bakımından önemli olabilecek bir delil alanıdır. Ancak olaydan sonra WhatsApp veya Instagram üzerinden iletişimin devam etmiş olması tek başına cinsel saldırı suçlamasını ortadan kaldırmaz.

Aynı şekilde bu mesajların hiçbir hukuki öneminin bulunmadığını söylemek de doğru değildir.

Mesajların;

olaydan ne kadar sonra gönderildiği, kim tarafından başlatıldığı, içeriğinin ne olduğu, suçlamaya konu olay hakkında bir ifade içerip içermediği ve dosyadaki diğer delillerle uyumlu olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Özellikle “cinsel saldırıyla suçlanıyorum ama olaydan sonra mesajlaşmaya devam ettik”, “şikâyetten sonra mesajlaşmaya devam etti”, “cinsel saldırı WhatsApp mesajları delil mi” veya “cinsel saldırıdan ifadeye çağrıldım” şeklinde bir durum söz konusuysa telefon konuşmalarının silinmemesi ve değiştirilmemesi önemlidir.

Olayın otelde gerçekleştiği iddia ediliyorsa mevcut kamera ve otel kayıtları; tarafların olay günü nerede bulunduğu tartışmalıysa uygun teknik kayıtlar; olay sonrası iletişim tartışmalıysa mesajların tamamı araştırılabilir.

Ayrıca şüphelinin yalnızca kendi lehine gördüğü birkaç mesaj üzerinden kesin sonuca varmaması gerekir. Ceza soruşturmasında şikâyetçi beyanı, şüpheli savunması, mesajlar, kamera görüntüleri, adli raporlar, tanıklar ve diğer deliller birlikte değerlendirilir. Anayasa Mahkemesine yansıyan cinsel suç dosyalarında da telefon mesajları ile tıbbi ve diğer delillerin aynı soruşturma çerçevesinde gündeme gelebildiği görülmektedir.

Sonuç olarak, olaydan sonra iletişimin devam etmesi “kesin rıza vardı” anlamına gelmediği gibi, soruşturma açısından önemsiz bir ayrıntı olarak da görülmemelidir. Mesajların gerçek anlamı ancak olayın kronolojisi ve diğer delillerle birlikte ortaya çıkabilir.