Kasten Öldürme Soruşturmasında Olay Yerindeydim Ama Öldürmedim: Tutuklanır mıyım?

Kasten Öldürme Soruşturmasında Olay Yerindeydim Ama Öldürmedim: Tutuklanır mıyım?

Olay yerindeydim ama öldürmedim diyorsanız; bir kişinin hayatını kaybettiği kavga, silahlı saldırı veya toplu olay sonrasında yalnızca olay yerinde bulunmanız nedeniyle kasten öldürme soruşturmasına dahil edilmiş olabilirsiniz. Özellikle birden fazla kişinin bulunduğu olaylarda kolluk ve savcılık, ölüm neticesini doğuran fiili kimin gerçekleştirdiğinin yanı sıra olay yerindeki diğer kişilerin saldırıya katılıp katılmadığını, faili destekleyip desteklemediğini ve öldürme eylemi üzerinde ortak hâkimiyetlerinin bulunup bulunmadığını araştırabilir.

Bu nedenle “Ben ateş etmedim”, “Ben bıçaklamadım” veya “Ölen kişiye hiç vurmadım” şeklindeki açıklamalar son derece önemli olmakla birlikte, her dosyada tek başına soruşturmanın dışında kalınması için yeterli olmayabilir. Kasten öldürme soruşturmalarında müşterek faillik, suça yardım etme, azmettirme, ortak suç işleme kararı ve iştirak iradesi gibi hukuki meseleler gündeme gelebilir. Diğer taraftan, yalnızca olay yerinde bulunmak veya faille arkadaş olmak da tek başına kişiyi kasten öldürme suçunun faili haline getirmez.

Özellikle kavgada biri öldü ama ben vurmadım, arkadaşım birini öldürdü ben yanındaydım, silahlı kavgada biri öldü tutuklanır mıyım, cinayet olay yerinde bulunmak suç mu veya kasten öldürme soruşturmasında gözaltına alındım şeklinde araştırma yapan kişiler bakımından temel mesele, şüphelinin olay içerisindeki somut davranışının belirlenmesidir.

Kamera görüntüleri, tanık ifadeleri, olay yeri inceleme tutanakları, HTS ve baz kayıtları, balistik incelemeler, parmak izi, DNA, atış artığı incelemeleri, adli tıp raporları ve şüpheliler arasındaki iletişim kayıtları bu ayrımın yapılmasında önem taşıyabilir.

Bu yazıda, kasten öldürme soruşturmasında olay yerinde bulunan ancak öldürme fiilini gerçekleştirmediğini belirten kişinin hukuki durumu; gözaltı, tutuklama, müşterek faillik, yardım etme, silahlı kavga, failin belirlenmesi, kamera ve balistik incelemeleri ile İstanbul’daki soruşturma süreçleri bakımından ele alınacaktır.


OLAY YERİNDEYDİM AMA ÖLDÜRMEDİM: KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN SORUMLU OLUR MUYUM?

Kasten Öldürme Suçu Nedir?

Kasten öldürme suçu Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinde düzenlenmektedir. Suçun temel şekli, bir insanın kasten öldürülmesidir.

Ancak gerçek hayatta meydana gelen öldürme olayları her zaman tek fail ve tek fiilden oluşmaz.

Özellikle;

kalabalık kavgalar,

iki grup arasındaki çatışmalar,

silahlı saldırılar,

birden fazla kişinin mağdura saldırdığı olaylar,

önceden gerçekleştirilen buluşmalar

ve birlikte hareket edildiği ileri sürülen eylemlerde birden fazla kişi soruşturmaya dahil edilebilir.

Böyle bir durumda temel soru yalnızca “Öldüren kurşunu kim sıktı?” değildir.

Diğer kişilerin ölümle sonuçlanan eyleme nasıl katıldıkları da araştırılır.

Buna karşılık olay yerindeki herkesin otomatik olarak kasten öldürme suçunun faili kabul edilmesi mümkün değildir.

Olay Yerinde Bulunmak Kasten Öldürme Suçuna Yetmez

Bir kişinin öldürme olayının gerçekleştiği yerde bulunması, tek başına öldürme suçuna iştirak ettiğini göstermez.

Örneğin kişi arkadaşlarıyla birlikte olay yerine gitmiş olabilir ancak kavganın çıkacağını bilmiyor olabilir.

Kavganın çıkacağını bilmekle birlikte silahlı saldırı gerçekleştirileceğini bilmiyor olabilir.

Olay sırasında kavgayı ayırmaya çalışmış olabilir.

Saldırı başladığında olay yerinden uzaklaşmış olabilir.

Tesadüfen olay yerinde bulunmuş olabilir.

Bu ihtimallerin her biri farklı bir hukuki değerlendirme gerektirir.

Dolayısıyla “cinayet olay yerinde bulunmak suç mu?” sorusunun cevabı, kişinin olay yerinde bulunmasının ötesindeki davranışlarının araştırılmasını gerektirir.

Arkadaşım Birini Öldürdü, Ben Yanındaydım: Ben de Sorumlu Olur muyum?

Bu sorunun cevabı olayın nasıl gerçekleştiğine bağlıdır.

İki arkadaşın birlikte bir yere gitmiş olması, bunlardan birinin aniden silahını çıkararak bir kişiyi vurması halinde diğer kişinin otomatik olarak öldürme suçundan sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Ancak olay öncesindeki ve sırasındaki davranışlar farklı bir tablo ortaya çıkarabilir.

Örneğin savcılık;

şüphelilerin olaydan önce birlikte plan yaptığını,

silahla olay yerine gittiklerini,

mağduru birlikte takip ettiklerini,

bir kişinin mağduru tutarken diğerinin ateş ettiğini,

olaydan sonra birlikte kaçtıklarını

ileri sürebilir.

Bu durumda iştirak hükümleri gündeme gelebilir.

Buna karşılık diğer şüphelinin silahın varlığından veya saldırı planından haberdar olmadığına ilişkin deliller bulunması hukuki değerlendirmeyi değiştirebilir.

Kavgada Biri Öldü Ama Ben Vurmadım: Ne Olur?

Kavgada biri öldü ama ben vurmadım şeklindeki olaylarda en önemli meselelerden biri ölüm neticesini meydana getiren fiilin belirlenmesidir.

Örneğin on kişinin bulunduğu bir kavgada yalnızca bir kişinin silahla ateş ettiği ve diğer kişilerin bundan haberdar olmadığı bir senaryo ile grubun birlikte mağdura saldırdığı bir senaryo aynı değildir.

Bir kişinin yalnızca yumruk atması halinde dahi olayın bütün koşulları incelenir.

Kişinin öldürme kastıyla ortak hareket edip etmediği, diğer failin eylemi üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunup bulunmadığı ve ölüm neticesiyle bağlantısı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle savunma yalnızca;

“Ben ateş etmedim.”

cümlesinden ibaret bırakılmamalıdır.

Kişinin ne yaptığı kadar ne yapmadığının da somut delillerle ortaya konulması önemlidir.

Müşterek Fail Ne Demektir?

Türk Ceza Kanunu’nun iştirak hükümleri kapsamında suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumlu tutulabilir.

Müşterek faillik değerlendirmesinde birlikte suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet gibi kriterler önem taşır.

Örneğin bir kişinin mağduru etkisiz hale getirdiği, diğer kişinin ise öldürücü eylemi gerçekleştirdiği bir olayda somut koşullara göre müşterek faillik tartışılabilir.

Bu nedenle;

“Silahı ben kullanmadım.”

demek her olayda tek başına yeterli olmayabilir.

Ancak bunun tersi de geçerlidir.

Sadece failin yanında bulunmak, faille arkadaş olmak veya olaydan sonra aynı araçla ayrılmak da tek başına müşterek faillik anlamına gelmez.

Kasten Öldürmeye Yardım Etme Nedir?

Bir kişinin öldürme suçunu bizzat gerçekleştirmediği ancak suçu işleyen kişiye belirli şekilde yardım ettiği iddia edilebilir.

Yardım etme bakımından kişinin suçun işlenmesine bilinçli şekilde katkı sağlayıp sağlamadığı önemlidir.

Örneğin somut olayın özelliklerine göre failin eylemini kolaylaştıran davranışların yardım etme kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılabilir.

Ancak yardım etme sorumluluğu da varsayımla kurulamaz.

Kişinin hangi somut davranışının suça yardım oluşturduğu ortaya konulmalıdır.

Arkadaşımı Olay Yerine Arabayla Götürdüm: Sorumlu Olur muyum?

Bu son derece önemli bir mikro senaryodur.

Kişi arkadaşını araçla bir yere bırakmış ve arkadaşı burada bir kişiyi öldürmüş olabilir.

Burada sürücünün;

öldürme planından haberdar olup olmadığı,

silah bulunduğunu bilip bilmediği,

olay yerine neden gidildiğini bilip bilmediği,

olay sırasında bekleyip beklemediği,

olay sonrasında faili kaçırıp kaçırmadığı,

olay öncesinde yapılan konuşmalara katılıp katılmadığı

araştırılabilir.

Sürücünün yalnızca ulaşımı sağlaması ile öldürme planını bilerek suçun icrasını kolaylaştırması aynı değildir.

Bu nedenle “arkadaşım birini öldürdü, ben arabayı kullandım” şeklindeki dosyalarda kişinin bilgi ve kastının somutlaştırılması gerekir.

Silahlı Kavgada Herkes Öldürmeden Sorumlu Olur mu?

Hayır.

Silahlı kavganın içerisinde bulunmak dahi her şüphelinin aynı suçtan aynı şekilde sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Örneğin iki grup arasında silahlı çatışma yaşandığında kimin hangi silahı kullandığı ve hangi merminin ölüm neticesine neden olduğu araştırılabilir.

Ayrıca kişilerin birlikte hareket edip etmedikleri de önemlidir.

Bir şüphelinin havaya ateş ettiği, diğerinin mağdura ateş ettiği veya bir başkasının hiç silah kullanmadığı iddia edilebilir.

Bütün bunların teknik delillerle araştırılması gerekir.


KASTEN ÖLDÜRME SORUŞTURMASINDA KAMERA, BALİSTİK, HTS VE DİĞER DELİLLER

Kasten Öldürme Soruşturmasında Kamera Kayıtları Neden Önemlidir?

Olay yerindeydim ama öldürmedim savunmasının bulunduğu dosyalarda kamera görüntüleri en önemli delillerden biri olabilir.

Kamera kayıtları kişinin;

olay yerine ne zaman geldiğini,

kiminle geldiğini,

olay sırasında nerede bulunduğunu,

mağdura saldırıp saldırmadığını,

silah kullanıp kullanmadığını,

kavgayı ayırmaya çalışıp çalışmadığını,

olaydan sonra nasıl ayrıldığını

gösterebilir.

Bu nedenle kamera görüntülerinin yalnızca olay anına ilişkin birkaç saniyesinin değil, olay öncesi ve sonrasındaki daha geniş zaman diliminin değerlendirilmesi gerekebilir.

Örneğin yalnızca kavganın son 20 saniyesini gösteren görüntü, olayın nasıl başladığını göstermeyebilir.

Kamera Görüntüsünde Olay Yerinde Görünmek Suçun İspatı mıdır?

Hayır.

Kamera görüntüsünde kişinin olay yerinde görünmesi öncelikle orada bulunduğunu gösterir.

Ancak bu görüntünün öldürme suçuna iştirak bakımından ne ifade ettiği ayrıca değerlendirilmelidir.

Kişi saldırıya katılıyor mu?

Elinde silah var mı?

Mağduru tutuyor mu?

Faili teşvik ettiği görülebiliyor mu?

Yoksa olaydan uzaklaşmaya mı çalışıyor?

Bu ayrımlar son derece önemlidir.

Balistik Raporu Kasten Öldürme Dosyasında Ne Gösterir?

Ateşli silahla gerçekleştirilen öldürme olaylarında balistik inceleme büyük önem taşıyabilir.

Olay yerinde bulunan boş kovanlar, çekirdekler ve ele geçirilen silahlar karşılaştırılabilir.

Ölüm neticesine neden olan merminin hangi silahtan çıktığının belirlenebilmesi failin tespitinde önemli olabilir.

Birden fazla kişinin silah kullandığı olaylarda ise balistik inceleme daha da kritik hale gelir.

Örneğin üç kişinin ateş ettiği bir olayda mağdura isabet eden merminin belirli bir silahtan çıktığı tespit edilebilir.

Ancak burada da iştirak hükümleri ayrıca değerlendirilir. Ölümcül merminin belirli kişinin silahından çıkması diğer kişilerin hukuki durumunu otomatik olarak tek başına belirlemez.

Silah Üzerinde Parmak İzi Çıkarsa Ne Olur?

Silah üzerindeki parmak izi kişinin silahla temas ettiğine ilişkin önemli bir delil olabilir.

Ancak temasın ne zaman ve hangi nedenle gerçekleştiği de önemlidir.

Örneğin silah şüpheliye ait olabilir ancak olay sırasında başka biri tarafından kullanılmış olabilir.

Veya kişinin silahla olaydan önce başka bir nedenle temas ettiği ileri sürülebilir.

Bu nedenle parmak izi delili de diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Atış Artığı Çıkması Öldürme Suçunu İspatlar mı?

Ateşli silah kullanılan olaylarda şüpheliler üzerinde atış artığı incelemesi yapılabilir.

Böyle bir bulgunun bulunması somut olay bakımından önemli olabilir ancak teknik raporun ne söylediği dikkatle incelenmelidir.

Atış artığı incelemesinin yöntemi, örneğin alınma zamanı ve rapordaki değerlendirmeler önem taşır.

Aynı şekilde atış artığı bulunmaması da her olayda kişinin kesinlikle ateş etmediğini tek başına ispatlayan bir sonuç olarak değerlendirilmemelidir.

Adli deliller bütünlük içerisinde ele alınmalıdır.

DNA ve Kan İzleri Neden Önemlidir?

Yakın temasın bulunduğu öldürme olaylarında DNA, kan ve biyolojik örnekler önem kazanabilir.

Örneğin bıçak üzerinde DNA bulunabilir.

Şüphelinin kıyafetlerinde mağdura ait kan tespit edilebilir.

Ancak burada da kanın nasıl bulaştığı araştırılmalıdır.

Örneğin kişi yaralanan mağdura yardım etmiş olabilir.

Dolayısıyla biyolojik delilin bulunması kadar olay içerisindeki açıklaması da önemlidir.

HTS Kayıtları Cinayet Soruşturmasında Ne Gösterir?

HTS kayıtları şüpheliler arasındaki iletişimin tespitinde kullanılabilir.

Örneğin olaydan önce şüphelilerin yoğun biçimde görüştüğü tespit edilebilir.

Ancak telefon görüşmesinin varlığı, konuşmanın içeriğini tek başına göstermez.

Arkadaş olan kişilerin gün içerisinde defalarca görüşmesi olağan olabilir.

Buna karşılık olaydan hemen önce ve sonra gerçekleşen yoğun iletişim, diğer delillerle birlikte soruşturma makamlarınca değerlendirilebilir.

Bu nedenle HTS verisinin tek başına değil, olayın kronolojisiyle birlikte ele alınması gerekir.

Baz İstasyonu Kaydı Olay Yerinde Olduğumu Gösterirse Ne Olur?

Baz istasyonu verileri kişinin telefonunun belirli bir bölgede bulunduğuna ilişkin teknik değerlendirmelerde kullanılabilir.

Ancak kişinin olay yerinde bulunduğunu zaten kabul ettiği dosyalarda temel mesele bu değildir.

Asıl soru;

Olay yerinde ne yaptı?

olacaktır.

Bu nedenle “olay yerindeydim ama öldürmedim” savunmasında yalnızca olay yerinde bulunmayı inkâr etmeye çalışmak yerine, gerçek olay akışının ortaya konulması daha önemlidir.

Gerçeğe aykırı biçimde olay yerinde bulunmadığını söylemek ve sonradan kamera veya teknik kayıtlarla orada bulunduğunun ortaya çıkması savunmanın güvenilirliğine zarar verebilir.

Telefon İncelemesi Yapılır mı?

Kasten öldürme soruşturmalarında somut dosyanın özelliklerine göre şüphelilerin telefonları ve diğer dijital materyalleri incelemeye konu olabilir.

Özellikle;

olay öncesindeki mesajlaşmalar,

şüpheliler arasındaki konuşmalar,

mağdurla yapılan görüşmeler,

konum verileri,

fotoğraf ve videolar

önem kazanabilir.

Örneğin olaydan önce;

“Onu bulalım.”

şeklindeki bir mesajın bulunması tek başına öldürme planını göstermeyebilir.

Konuşmanın tamamı ve bağlamı değerlendirilmelidir.

Buna karşılık açık biçimde saldırı planına ilişkin mesajların bulunduğu iddia ediliyorsa durum farklı olabilir.

WhatsApp Mesajları Cinayete İştiraki Gösterir mi?

Mesajlar olay öncesinde ortak karar bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Ancak tek tek kelimeler bağlamından koparılmamalıdır.

Taraflar arasında daha önce husumet bulunması veya tartışma yaşanması tek başına öldürme planının bulunduğunu göstermez.

Mesajların tarihleri, konuşmanın tamamı ve olayla bağlantısı incelenmelidir.

Tanık “Hepsi Birlikte Saldırdı” Derse Ne Olur?

Tanık anlatımları önemli delillerdendir ancak beyanın ayrıntıları değerlendirilmelidir.

Tanık olay yerinde nerede bulunuyordu?

Görüş açısı nasıldı?

Gece miydi?

Kaç kişi vardı?

Kişileri önceden tanıyor muydu?

Kimin hangi eylemi gerçekleştirdiğini ayırt edebiliyor muydu?

Özellikle kalabalık ve kısa süren kavgalarda;

“hepsi vuruyordu”

şeklindeki genel bir anlatımın hangi şüpheli bakımından hangi somut fiili ifade ettiği araştırılmalıdır.

Adli Tıp Raporu Neden Kritik?

Ölümün hangi yaralanma sonucunda meydana geldiğinin belirlenmesi kasten öldürme soruşturmasının temel meselelerinden biridir.

Örneğin mağdurda birden fazla bıçak yarası varsa hangi yaranın öldürücü nitelikte olduğu araştırılabilir.

Birden fazla kişinin mağdura vurduğu olaylarda ölüm nedeninin belirlenmesi kişilerin eylemleri arasındaki nedensellik ve iştirak değerlendirmesi bakımından önem taşıyabilir.


KASTEN ÖLDÜRME SORUŞTURMASINDA GÖZALTI VE TUTUKLAMA – BEN VURMADIM, YİNE DE TUTUKLANIR MIYIM?

Kasten Öldürme Soruşturmasında Gözaltına Alınmak Ne Anlama Gelir?

Bir kişinin kasten öldürme soruşturması kapsamında gözaltına alınması, hakkında soruşturma yürütüldüğünü ve belirli şüphelerin bulunduğunu gösterir; ancak kişinin suçu işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmez.

Özellikle birden fazla kişinin bulunduğu ölüm olaylarında soruşturmanın ilk aşamasında olay yerindeki kişiler hakkında işlem yapılması mümkündür.

Kolluk ve savcılık daha sonra her şüphelinin rolünü araştırır.

Bu nedenle “kasten öldürme soruşturmasında gözaltına alındım” diyen kişinin ilk aşamada dosyadaki bireysel konumunun doğru belirlenmesi önemlidir.

Ben Vurmadım Ama Tutuklanabilir miyim?

Somut dosyaya göre mümkündür; ancak kişinin öldürme fiilini bizzat gerçekleştirmemiş olması hukuki değerlendirmede son derece önemlidir.

Savcılık kişinin müşterek fail veya yardım eden olarak sorumlu olduğunu ileri sürebilir.

Bu durumda kişinin;

olay öncesindeki davranışları,

olay yerine neden gittiği,

silah bulunduğunu bilip bilmediği,

saldırı sırasında ne yaptığı,

faille birlikte hareket edip etmediği,

olay sonrasındaki davranışları

incelenebilir.

Ancak yalnızca olay yerinde bulunmak üzerinden iştirak sonucu çıkarılmamalıdır.

Kasten Öldürmeden Gözaltına Alınan Herkes Tutuklanır mı?

Hayır.

Gözaltı ile tutuklama birbirinden farklı koruma tedbirleridir.

Tutuklama kararı hâkim tarafından kanuni şartlar çerçevesinde verilebilir.

Suçlamanın ağırlığı önemli olmakla birlikte tutuklama otomatik bir sonuç değildir.

Şüpheliye ilişkin somut delillerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Kasten Öldürme Katalog Suç mudur?

Kasten öldürme, CMK’daki tutuklama düzenlemeleri bakımından katalog suçlar arasında yer almaktadır.

Ancak bunun anlamı, kasten öldürme şüphesiyle gözaltına alınan herkesin otomatik olarak tutuklanacağı değildir.

Öncelikle şüphelinin isnat edilen öldürme fiili veya iştirakiyle bağlantısını gösteren somut delillerin değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle “ben vurmadım, yalnızca olay yerindeydim” savunmasının bulunduğu dosyalarda kişinin olay içerisindeki bireysel rolü kritik hale gelir.

Tutuklamaya Sevk Edilmek Tutuklanacağım Anlamına Gelir mi?

Hayır.

Savcının şüpheliyi tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmesi ile hâkimliğin tutuklama kararı vermesi farklı aşamalardır.

Şüpheli ve müdafii hâkimlik önünde savunma yapabilir.

Bu aşamada dosyadaki deliller ve şüphelinin bireysel durumu değerlendirilir.

“Diğer Şüphelilerle Birlikte Geldi” Tutuklama İçin Yeterli midir?

Tek başına böyle bir olgunun öldürme suçuna iştirak sonucunu doğurması doğru değildir.

Birlikte olay yerine gelmek elbette soruşturmada değerlendirilebilir.

Ancak neden birlikte geldikleri ve kişinin olayın devamında ne yaptığı önemlidir.

Örneğin taraflar konuşmak amacıyla bir araya gelmiş ancak içlerinden biri aniden silah kullanmış olabilir.

Buna karşılık birlikte silahlanarak mağduru aradıkları iddia ediliyorsa değerlendirme farklı olabilir.

Bu ayrımı deliller belirler.

Fail Silahı Benim Yanımda Taşıyordu Ama Haberim Yoktu: Ne Olur?

Silahın varlığından haberdar olunup olunmadığı özellikle ani gelişen olaylarda önemli olabilir.

Kişinin failin silahlı olduğunu bilmediğine ilişkin savunması;

olay öncesi mesajlar,

kamera görüntüleri,

tanıklar,

kişilerin önceki ilişkileri

ve olayın gelişimiyle birlikte değerlendirilir.

Failin gizlice üzerinde taşıdığı silahı bir anda kullanması ile grubun silahlı şekilde olay yerine gitmesi aynı değildir.

Kavga Etmeye Gittik Ama Arkadaşım Adamı Öldürdü: Ne Olur?

Bu senaryo daha karmaşıktır.

Kişinin kavga olacağını bilmesi, her durumda öldürme sonucunu da istediği anlamına gelmez.

Ancak olayın nasıl planlandığı ve kullanılan araçlar önemlidir.

Şüpheliler mağdura saldırmak için birlikte hareket etmiş olabilir.

Bu durumda ölüm neticesinin diğer kişilere hangi hukuki esasla yüklenebileceği ayrıca tartışılır.

Kişilerin kastının kapsamı, ortak kararın içeriği ve olayın öngörülebilir gelişimi değerlendirilmelidir.

Bu nedenle;

“Biz sadece kavga etmeye gittik.”

şeklindeki savunmanın da olayın somut delilleriyle desteklenmesi gerekir.

Olaydan Sonra Kaçmak Suçlu Olduğumu Gösterir mi?

Olay yerinden ayrılma davranışı soruşturmada değerlendirilebilir ancak tek başına öldürme suçunu ispatlamaz.

Bir kişi korku ve panik nedeniyle olay yerinden uzaklaşmış olabilir.

Buna karşılık faille birlikte önceden hazırlanmış bir kaçış planının bulunduğu ileri sürülüyorsa farklı bir değerlendirme yapılabilir.

Dolayısıyla olay sonrası davranışlar da tek başına değil, olayın bütünüyle değerlendirilmelidir.

Kasten Öldürmeden Tutuklanan Kişi İçin İtiraz Edilebilir mi?

Tutuklama kararı verilmesi halinde kanunda öngörülen yollarla karara itiraz ve soruşturmanın devamında tahliye talebi gündeme gelebilir.

Özellikle öldürme fiilini gerçekleştirmediği ileri sürülen kişi bakımından tutuklama değerlendirmesinde bireyselleştirme önemlidir.

Savunmada;

ölümcül fiili kimin gerçekleştirdiği,

şüphelinin silah kullanıp kullanmadığı,

ortak suç işleme kararını gösteren delil bulunup bulunmadığı,

kamera görüntülerindeki davranışı,

balistik ve kriminal bulgular,

tanıkların şüpheli hakkındaki anlatımları

somut şekilde tartışılabilir.


YAKINIM KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN GÖZALTINA ALINDI VEYA TUTUKLANDI: NE YAPMALIYIZ?

Yakınım Cinayet Soruşturmasında Gözaltına Alındı: İlk Olarak Ne Yapılmalı?

Yakınının kasten öldürme soruşturmasında gözaltına alındığını öğrenen kişinin öncelikle hangi soruşturma kapsamında işlem yapıldığını öğrenmesi gerekir.

Özellikle çok şüphelili olaylarda ilk haber çoğu zaman;

“Cinayetten aldılar.”

şeklinde gelir.

Ancak bu bilgi tek başına yeterli değildir.

Şüphelinin öldürme fiilini gerçekleştirdiği mi, müşterek fail olduğu mu, yardım ettiği mi yoksa yalnızca olayla bağlantısı nedeniyle mi soruşturulduğu önemlidir.

Olay Yerindeydim Ama Öldürmedim Diyen Kişinin Savunmasında İlk Saatler Neden Önemlidir?

Olay yerindeydim ama öldürmedim diyen kişinin savunmasında olayın kronolojisinin mümkün olduğunca erken aşamada doğru şekilde belirlenmesi önemlidir.

Çünkü kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve dijital kayıtlar daha sonra kişinin beyanıyla karşılaştırılacaktır.

Örneğin kişi olay yerinde bulunduğu halde;

“Ben orada değildim.”

derse ve kamera görüntüsü daha sonra ortaya çıkarsa savunmasının güvenilirliği zarar görebilir.

Buna karşılık;

“Oradaydım ancak kavganın çıkacağını bilmiyordum. Silah kullanıldığında uzaklaştım.”

şeklindeki gerçek bir savunma kamera görüntüsüyle örtüşüyorsa bunun hukuki değerlendirmesi farklı olabilir.

Savunmanın amacı olay yerinde bulunduğu açıkça belli olan kişiyi yapay biçimde olaydan uzaklaştırmak değil, gerçekte hangi fiili gerçekleştirdiğini ortaya koymaktır.

Kamera Kayıtları Hızlı Şekilde Araştırılmalı mı?

Özellikle işyeri, site, sokak, otopark, benzin istasyonu veya trafik kameralarının bulunduğu olaylarda görüntüler kritik öneme sahip olabilir.

Bazı özel kamera sistemlerinde kayıtların belirli süre sonra otomatik olarak silinmesi mümkündür.

Bu nedenle savunma bakımından önemli olabilecek kamera kayıtlarının bulunduğu yerlerin tespit edilmesi ve hukuki yollarla temin edilmesinin değerlendirilmesi gerekebilir.

Yalnızca olay anı değil;

olay öncesi,

olay anı

ve olay sonrası

kronolojinin tamamı önemlidir.

Tanıklar Neden Önemlidir?

Kişinin kavgaya katılmadığını, ayırmaya çalıştığını veya silah kullanılacağını bilmediğini gören kişiler bulunabilir.

Ancak tanık beyanlarının yönlendirilmesi veya gerçeğe aykırı ifade verilmesinin sağlanması kesinlikle doğru değildir.

Gerçek tanıkların kimliklerinin belirlenmesi ve usulüne uygun şekilde dinlenmelerinin talep edilmesi önemlidir.

Telefon veya Mesajlar Silinmeli mi?

Hayır.

Soruşturma öğrenildikten sonra mesajları, arama kayıtlarını, fotoğrafları veya diğer dijital verileri silmeye çalışmak doğru değildir.

Aksine telefon içerisindeki bazı veriler kişinin lehine olabilir.

Örneğin olay yerine konuşmak amacıyla gidildiğini gösteren mesajlar veya kişinin saldırı planından haberdar olmadığını destekleyen konuşmalar bulunabilir.

Bu nedenle mevcut dijital verilerin korunması gerekir.

Olay Yerindeki Herkesin İfadesi Karşılaştırılır mı?

Birden fazla şüphelinin bulunduğu soruşturmalarda ifadeler doğal olarak birbirleriyle ve diğer delillerle karşılaştırılabilir.

Ancak ifadeler arasında küçük farklılıkların bulunması her zaman bir kişinin yalan söylediğini göstermez.

Ani ve stresli olaylarda kişiler olayın farklı bölümlerini görmüş olabilir.

Önemli olan temel maddi vakıaların objektif delillerle karşılaştırılmasıdır.

Bir Şüpheli “Hep Birlikte Gittik” Derse Ne Olur?

Bu tür ifadeler tek başına yeterli değerlendirme sağlamaz.

“Hep birlikte gittik” ifadesi fiziksel olarak aynı yere birlikte gidildiğini gösterebilir.

Ancak;

neden gidildi,

öldürme kararı var mıydı,

silah bulunduğu biliniyor muydu,

olay yerinde kim ne yaptı

sorularının ayrıca cevaplandırılması gerekir.

Özellikle çok şüphelili dosyalarda toplu ifadeler yerine her şüphelinin somut fiili bireyselleştirilmelidir.


İstanbul’da Kasten Öldürme Soruşturması ve Tutuklama Süreci

İstanbul’da meydana gelen kasten öldürme olaylarında soruşturma, olayın gerçekleştiği yer ve yetki kuralları çerçevesinde ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür.

Bu nedenle İstanbul kasten öldürme avukatı, İstanbul cinayet avukatı, kasten öldürme soruşturması avukatı, cinayetten gözaltına alınan kişi avukatı veya kasten öldürmeden tutuklanan kişi avukatı şeklinde araştırma yapan şüpheli yakınlarının öncelikle soruşturmanın hangi adli çevrede yürütüldüğünü belirlemesi gerekir.

Çağlayan Kasten Öldürme Soruşturması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetki alanındaki olaylarda soruşturma işlemleri İstanbul Adalet Sarayı’nda yürütülebilir.

Şişli, Kağıthane, Beyoğlu, Beşiktaş ve Sarıyer gibi ilçelerde gerçekleşen olaylarda somut dosyanın yetki durumuna göre Çağlayan’daki adli makamlar gündeme gelebilir.

Çağlayan kasten öldürme avukatı veya Çağlayan cinayet avukatı şeklinde araştırma yapan yakınların, şüphelinin hangi eylem nedeniyle soruşturmaya dahil edildiğini belirlemesi önemlidir.

Bakırköy Kasten Öldürme Soruşturması

Bakırköy ve ilgili adli çevrede gerçekleşen öldürme olaylarında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülmesi gündeme gelebilir.

Çok şüphelili silahlı kavgalarda özellikle kamera, balistik ve tanık delilleri önem taşıyabilir.

İstanbul Anadolu Yakası Kasten Öldürme Soruşturması

Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal ve Anadolu Yakası’nın ilgili ilçelerinde gerçekleşen olaylarda somut dosyanın yetki durumuna göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülebilir.

Bu nedenle Anadolu Yakası kasten öldürme avukatı, Kartal cinayet avukatı veya İstanbul Anadolu kasten öldürme soruşturması gibi aramalar yapılabilmektedir.

Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Büyükçekmece Kasten Öldürme Dosyaları

İstanbul’un farklı bölgelerinde gerçekleşen olaylarda Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Büyükçekmece adli çevreleri de olay yerine göre gündeme gelebilir.

Hangi adliyede yürütülürse yürütülsün, çok şüphelili öldürme soruşturmalarında temel savunma meselesi aynıdır:

Şüphelinin ölüm neticesini doğuran olay içerisindeki somut rolü nedir?


Olay Yerindeydim Ama Öldürmedim: Savunmada Sorulması Gereken 10 Kritik Soru

  1. Şüpheli olay yerine neden gitti?
  2. Öldürme veya saldırı planından haberdar mıydı?
  3. Failin üzerinde silah bulunduğunu biliyor muydu?
  4. Şüphelinin kendisi silah veya bıçak kullandı mı?
  5. Mağdura fiziksel olarak müdahale etti mi?
  6. Öldürme eylemini kolaylaştıran somut bir davranışı var mı?
  7. Kamera görüntülerinde şüphelinin ne yaptığı görülüyor?
  8. Balistik, DNA, parmak izi veya atış artığı incelemelerinde şüpheliyle ilgili hangi bulgular var?
  9. Olay öncesindeki telefon ve mesajlaşmalarda ortak suç işleme kararına ilişkin somut veri var mı?
  10. Şüphelinin olay sonrasındaki davranışı nedir?

Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca kişinin faille arkadaş olması veya olay yerinde bulunması üzerinden kasten öldürmeye iştirak sonucuna ulaşılması sağlıklı değildir.

Kavgada Biri Öldü Ama Ben Vurmadım: En Önemli Ayrım Nedir?

Bu tür dosyalarda en önemli ayrımlardan biri olay yerinde bulunmak ile öldürme suçuna iştirak etmek arasındaki farktır.

Bir kişinin olay yerinde bulunması objektif bir olgudur.

Kasten öldürmeye müşterek fail veya yardım eden olarak katıldığının kabulü ise ayrıca hukuki ve delil temelli bir değerlendirme gerektirir.

Bu nedenle;

“Arkadaşlarıyla birlikteydi.”

“Faili tanıyordu.”

“Aynı arabayla geldiler.”

“Telefonla görüştüler.”

gibi olgular tek başına değil, diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle ölüm neticesini doğuran eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin teknik olarak belirlenebildiği dosyalarda diğer şüphelilerin bu fiille bağlantısının ayrıca ortaya konulması gerekir.

Kasten Öldürmeden Tutuklanan Kişinin Savunmasında Bireyselleştirme

Çok şüphelili kasten öldürme dosyalarında savunmanın en önemli noktalarından biri her şüphelinin durumunun ayrı değerlendirilmesidir.

Örneğin dört kişinin bulunduğu bir olayda;

bir kişi silahı kullanmış,

bir kişi mağdura vurmuş,

bir kişi kavgayı ayırmaya çalışmış,

bir kişi ise olay yerinde hiçbir fiziksel eylemde bulunmamış

olabilir.

Bu dört kişinin yalnızca aynı yerde bulunmaları nedeniyle hukuki durumlarının aynı olduğu kabul edilemez.

Savunmada;

“Ben öldürmedim.”

demekle yetinmek yerine;

“Ben ne yaptım, diğer fail ne yaptı ve bunu hangi delil gösteriyor?”

sorularına cevap verilmelidir.


Sonuç: Olay Yerinde Bulunmak Tek Başına Kasten Öldürme Suçuna İştirak Anlamına Gelmez

Olay yerindeydim ama öldürmedim şeklinde araştırma yapan kişilerin ve yakınlarının bilmesi gereken en önemli husus, bir öldürme olayının gerçekleştiği yerde bulunmak ile kasten öldürme suçuna fail veya iştirak eden olarak katılmanın aynı şey olmadığıdır.

Bununla birlikte;

“Ben ateş etmedim.”

veya;

“Ben bıçaklamadım.”

demek de her dosyada tek başına yeterli değildir.

Kasten öldürme soruşturmasında kişinin olay içerisindeki bütün davranışları değerlendirilir.

Özellikle;

olay yerine neden gittiği,

olay öncesinde ortak karar bulunup bulunmadığı,

silahın varlığından haberdar olup olmadığı,

mağdura yönelik fiziksel eylemi,

öldürme fiilini gerçekleştiren kişiye katkısı,

kamera görüntüleri,

balistik inceleme,

atış artığı,

DNA ve parmak izi,

HTS ve baz kayıtları,

telefon ve WhatsApp mesajları,

tanık ifadeleri

birlikte ele alınabilir.

Kavgada biri öldü ama ben vurmadım diyen kişi bakımından temel mesele, öldürme neticesinin diğer kişilerin eylemlerinden nasıl ayrılacağı ve şüphelinin öldürme suçuna iştirak ettiğini gösteren somut delillerin bulunup bulunmadığıdır.

Aynı şekilde arkadaşım birini öldürdü ben yanındaydım şeklindeki bir olayda da yalnızca arkadaşlık ilişkisi veya fiziksel birliktelik üzerinden otomatik ceza sorumluluğu kurulamaz.

Buna karşılık kişinin öldürme planını bildiği ve suçun gerçekleştirilmesine bilinçli biçimde katkı sunduğu iddia ediliyorsa iştirak hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Özellikle birden fazla şüphelinin bulunduğu kasten öldürme soruşturmalarında savunmanın bireyselleştirilmesi büyük önem taşır.

Operasyonda veya olay yerinde bulunan herkesin aynı şekilde değerlendirilmesi yerine, her şüphelinin somut eylemi ve kastı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.


Sık Sorulan Sorular

Olay yerindeydim ama öldürmedim, tutuklanır mıyım?

Olay yerinde bulunmak tek başına otomatik tutuklama anlamına gelmez. Ancak soruşturma makamları kişinin öldürme fiiline iştirak edip etmediğini araştırabilir. Kamera, tanık, balistik, dijital deliller ve kişinin somut davranışları önemlidir.

Kavgada biri öldü ama ben vurmadım, ceza alır mıyım?

Ölümcül fiili gerçekleştirmemiş olmak önemli olmakla birlikte tek başına bütün ihtimalleri ortadan kaldırmaz. Müşterek faillik veya yardım etme hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı kişinin olay içerisindeki rolüne göre değerlendirilir.

Arkadaşım birini öldürdü, ben yanındaydım. Ben de cinayetten sorumlu olur muyum?

Sadece failin yanında bulunmak veya onun arkadaşı olmak kasten öldürme sorumluluğu için yeterli değildir. Öldürme kararına veya eylemine bilinçli şekilde katılım bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Arkadaşımı olay yerine arabayla götürdüm, tutuklanır mıyım?

Sürücünün olayın amacını ve öldürme planını bilip bilmediği önemlidir. Sadece araç kullanmak ile öldürme eylemini bilerek kolaylaştırmak aynı hukuki durum değildir.

Silahlı kavgada herkes cinayetten sorumlu olur mu?

Hayır. Her kişinin kullandığı silah, gerçekleştirdiği fiil, kastı ve diğer faillerle ilişkisi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Öldüren mermi benim silahımdan çıkmadıysa sorumlu olur muyum?

Bu tespit son derece önemli olabilir ancak tek başına bütün iştirak ihtimallerini ortadan kaldırmaz. Kişinin müşterek faillik veya başka bir iştirak biçimiyle sorumlu olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

Kamera görüntüsünde olay yerinde çıkmam aleyhime olur mu?

Kamera görüntüsü olay yerinde bulunduğunuzu gösterebilir ancak ne yaptığınızı da ortaya koyabilir. Bu nedenle görüntünün tamamının ve olayın kronolojisinin değerlendirilmesi önemlidir.

Atış artığı çıkmazsa serbest kalır mıyım?

Atış artığı incelemesi önemli delillerden biri olabilir ancak tek başına soruşturmanın sonucunu belirlemez. Diğer teknik ve hukuki delillerle birlikte değerlendirilir.

Kasten öldürme soruşturmasında telefon incelenir mi?

Somut dosyanın özelliklerine göre telefon ve dijital materyaller incelenebilir. Olay öncesi mesajlaşmalar, taraflar arasındaki iletişim ve diğer dijital veriler önem taşıyabilir.

Kasten öldürmeden gözaltına alınan herkes tutuklanır mı?

Hayır. Gözaltı ve tutuklama farklı koruma tedbirleridir. Tutuklama şartları her şüpheli bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Kasten öldürmeden tutuklanan kişiye itiraz edilebilir mi?

Tutuklama kararına karşı kanunda öngörülen başvuru yolları kullanılabilir ve soruşturmanın devamında tahliye talebinde bulunulabilir. Somut dosyada şüphelinin bireysel konumu ve hakkındaki deliller özellikle önem taşır.